verdiği ile cümle
verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar bizim onlara verdiğimiz sermayeyle daha fazlasını yapabilecek düzeydeler.They're able to do more with whatever assets we give them.
Bu Cenab-ı Hakk'ın insanoğluna verdiği şereftir.This is the honour Allah Almighty granted the mankind.
Bana verdiği cevap çok ilginçti:And his answer was very interesting.
Ve ilk turnemizde kendisine yer verdiğimiz bu parlak Lübnanlı, Nemr Abou Nassar,And the Lebanese, brilliant Lebanese,
CART operatörüne, bize CART programını verdiği için çok teşekkür ederiz.Thank you to the CART operator for actually providing CART, totally amazing.
Merhaba, benim adım Charlotte Ve burada olmama izin verdiğiniz için teşekkür ederim.Hi, my name is Charlotte and thank you all for letting me be here.
Burada olmama izin verdiğiniz için hepinize teşekkür ederim.Thank you all for letting me be here.
Ve bu bizim gigapiksel teknolojisi adı verdiğimiz bir teknikle kaydettiğimiz resimlerden birisi.And this is one of these images that we captured in what we call gigapixel technology.
Biz verdiğimiz sözleri tutarız.And with AthleanX we do back them up.
En azından "dinazor katili"nin verdiği zarar kadar olmayacaktır.They're not going to do something like the dinosaur-killer did.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.They wrote what is now called arena rock, which is medium-speed ballads.
Şirketin bilançosuna geri dönelim ve bunun şirketin verdiği gerçek bir rapor olduğunu unutmayalım. -Let's go to its balance sheet, this is actually what they reported.
Dokunmanın mutluluk verdiği bir dünya için... ...ne uygun bir ceza.What a fitting punishment for our descent into a world where touch was bliss.
Kendinize verdiğiniz dünya görüşüne bir bakın.Look at the worldview you've given yourself.
Sana verdiğim parayla daha iyi bir araba alırsın.Because you drive a much nicer car with the salary I pay you.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.I think this is important because media, all media, provide us a window back into our world.
Bugün sizinle konuşmak için bana fırsat verdiğiniz için teşekkür ederizThanks to everyone out there watching over Google, And thanks to Ms. Masai and Mr. Ito as well.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.And so it was that day that we decided we needed to build a crisis text hotline.
Bir sonraki sunumda, birkaç video öncesinde verdiğim örneğe devam edeceğiz.left in this video. I will do that in the next presentation.
A veya B'ye hangi kenarın değerini verdiğimiz fark eder mi?Does it matter which side we substitute for A or B?
Sizden en çok önem verdiğiniz konuyu sımsıkı tutmanızı istiyorum.So I want you to take hold, to grab the issue you care the most about.
Ama ben şahsen gördüm ki, kulak verdiğimizde, kat kat çoğalacaklar.But I have seen first hand that if we do, they will multiply.
Muhtemelen, FED'in piyasalara likidite verdiğine ilişkin makaleleri okumuşsunuzdur. .And you've probably read articles that the Fed is injecting liquidity.
Daha önce verdiği partinin karikatürlerini yaptığım bir nükleer bilimciyi orada gördüm.I saw a nuclear scientist at whose party I had done cartoons.
Bir kere daha bu sadece başkasına verdiğim bir borçtur.So once again, it's just a loan to someone else.
Başkasına verdiğim borç ise bir senettir.And a loan to someone else that I've given is an asset.
Bu bankanın diğer şirketlere verdiği borçları vardır değil mi?We'll just say it has a bunch of loans, right?
Gerçekten psi nin türevinin size gerçekten verdiğini--- psi yi bulduk.That you really see that the derivative of psi really does give you-- we solved for psi.
Beynin çevreye verdiği tepkilere bakman lazım.You have to study the brain's reaction in relation to the environment.
Dikkatimizi, dikkatimizi verdiğimiz şeye vererek.By paying attention to what we are paying attention to.
Evet, komite baskanin verdigi tibbi tavsiyeYes, that's the medical advice the committee chairman says,
Benim otaku adını verdiğim birşey var-- bu harika bir Japonca kelime.It'll spread to the entire curve. They have something I call "otaku" -- it's a great Japanese word.
Benim için en önemli şey, o verdiğim sözü yerine getirmek.Keeping this promise is the most important thing for me.
Nike'ın bi ayakkabı satmak istediğini ve böyle bir reklam verdiğini!And put an ad in the paper like that.
Bu Leonardo'nun 15 yaşında bir çocukken poz verdiği Verrocchio tarafından yapılan David Heykeli.It's a statue made by Verrocchio, of David, for which Leonardo posed as a boy of 15.
Sylvia Browne, ona verdiğiniz 700 dolar karşılığında size ne söylüyor?Now, what does Sylvia Browne give you for that 700 dollars?
Bazı kararları verdiğimde nasıl yapacağıma dair birçok karar vermeliyim, ama --I have to figure out so many outs, when I miss some cards, but
Ve diğer önem verdiğim bir konu da, ağzı bozukluk.And another one I had was, not one word of profanity.
Üçüncü önem verdiğim şey de şudur. Asla takım arkadaşını eleştirme.And the third one was, never criticize a teammate.
Bir sonraki çalışma severek "The Pygmies" adını verdiğimiz sese duyarlı donanım.The next work is a sound-sensitive installation that we affectionately call "The Pygmies."
Bu sorunun içine girmek için, kendine izin verdiğinde, sana ne oluyor?What is happening to you if you allow yourself to go inside with this question?
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.I'll be making occasional appearances, but I have my own class to teach.
Verdiğiniz krediyi, başkasına devretmeniz gerekir.You'd have to sell that loan to someone else.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.But it only gave away the proton, kept the electron so you have a minus sign.
Ama bir çocuğa üçgen verdiğinizde... onunla hiçbir şey yapamaz.But give a child a triangle, he can't do a thing to it.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.This was my father in Vietnam.
Katılmaya ve her şeyinizi vermeye karar verdiğiniz için gerçekten çok etkilendim.I'm really, really impressed that all of you have decided to participate and give all you have.
Diyelim ki verdiğiniz dolarlar. ..So let's say dollars you give them.
Cevap verdiğiniz soru tam olarak:You guys are answering the question:
Bizim evde yaşarken verdiğin aylık kira parası.The monthly rent you paid us while you were living in our home.
Annemle birlikte "Bize kitap okumak için zaman verdiğiniz için teşekkürler sanayileşme.And what we said, my mother and me, "Thank you industrialization. Thank you steel mill.
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."the optical delusion of everyday consciousness."
Ve verdiğim örnekte de bunu görebiliriz.And that's what happened in this example.
Hae Ra, telefonuma cevap verdiğin için teşekkürler.Hae Ra, thanks for accepting the call.
Çünkü bu şovu oynatanlar sizin izin verdiğiniz yere kadar bunu devam ettirebilirler.Because the madmen that are running this show will take this as far as you allow them to.
26 yıldır Kony, LRA adını verdiği isyancı grubuna asker topluyor. Kızları seks kölelerine çeviriyor.Turning the girls into sex slaves
Y kromozomu verdiğinde ise ortaya çıkan döl erkek olacaktır.So in this case, it'll be the Y chromosome.
Söz verdiğim her şeyi yapacağım.I will do everything I have promised Thee.
Dışarı enerji verdiğimiz için eksi 890 olarak bulduk.We're releasing energy, so it's minus 890.
Tam bilişe ulaşmanın verdiği bir his vardı üzerimde.It was just very absolute all knowing kind of a feeling.
İlgili Sayfalar