Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Ona bir kitap verdim.I gave him a book.
Bana bir kitap verdiği için ona teşekkür ettim.I thanked him for lending me a book.
Ona birkaç kitap verdim.I gave him a few books.
İyiliğinin karşılığında ona bir hediye verdim.I gave him a present in return for his favor.
Onun beklenmedik sorusuna nasıl cevap vereceğimi şaşırdım.I was at a loss how to answer his unexpected question.
Onun sorusuna nasıl cevap vereceğimi bilmiyordum.I didn't know how to answer his question.
Ben onun sahtekarlığına karşılık veremem.I can't answer for his dishonesty.
Onlara giyecek ve biraz yiyecek verdim.I gave them clothing and some food.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.I gave three pencils to each of them.
Ona tam olarak ihtiyacı olan şeyi verdim.I gave her just what she needed.
Onun partiye gitmesine izin verdim.I allowed her to go to the party.
O bana birkaç kitap verdi.She gave me several books.
Onunla evlenmeye karar verdim.I made up my mind to marry her.
Ona ödünç para vermeyi önerdim.I offered to lend money to her.
Onu tekrar yapmayacağıma ona söz verdim.I promised her not to do it again.
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.I have made up my mind to propose to her.
Ona bazı çiçekler vereceğim.I'll give her some flowers.
Sevdiği gibi yapmasına izin vereceğim.I am going to let her do as she likes.
Kameramı ona ödünç verdim.I lent her my camera.
Sahip olduğum azıcık bilgiyi ona verdim.I gave her what little information I had.
Ona bir oyuncak bebek verdi.He presented her with a doll.
Ona okumak için komik bir kitap verdim.I gave her a comic book to read.
Ona faizsiz 500 dolar borç verdim.I lent her 500 dollars free of interest.
Onun misafirperverliğine karşılık olarak ona bir demet gül verdim.I gave a bunch of roses to her in return for her hospitality.
Onun ofisini aradım fakat kimse cevap vermedi.I called her office, but no one answered.
Onun mektubuna cevap vermek zorundayım.I must answer her letter.
Onun nezaketinin karşılığında ona bir hediye verdim.I gave her a present in return for her kindness.
Babamın bana verdiği bu saatten memnunum.I am pleased with this watch my father gave me.
Babam bana bir oyun verdi.My father gave me a game.
Bana babam tarafından bir bilgisayar oyunu verildi.I was given a computer game by my father.
Babama bir ipek kravat verdim.I gave my father a silk tie.
Bana babamın servetinden küçük bir pay verildi.I was given a minor share of my father's wealth.
Bir avukat olmaya karar verdim.I decided to be a lawyer.
Kız kardeşime yeni bilgisayarımı kullanmasına izin verdim.I let my sister use my new computer.
Kız kardeşime bir sözlük verdim.I gave my sister a dictionary.
Kız kardeşime bir oyuncak bebek verdim.I gave my sister a doll.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Her gün çalışmaya karar verdim.I decided to study every day.
Vergisiz bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
Vergiden muhaf bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
Randevulara zamanında gitmeye önem veririm.I make a point of being in time for appointments.
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.I decided to ask for my friend's help.
Geçerli bir vizem vardı, bu yüzden ülkeye girmeme izin verildi.I had a valid visa, so I was allowed to enter the country.
Bu kitabı kim isterse ona vereceğim.I'll give this book to whoever wants it.
Yurtdışında okumaya karar verdim.I made a decision to study abroad.
Ben yurt dışında öğrenim görmeye karar verdim.I decided to study abroad.
Yerimi yaşlı bir bayana verdim.I gave up my seat to an old lady.
Şemsiyenin altına girmeme izin ver.Let me in under your umbrella.
Ben de aynı siparişi vermek istiyorum.I'd like to order the same.
Lütfen içeri girmeme izin verin.Let me in, please.
Sana benim kişisel görüşümü vereyim.Let me give you my personal opinion.
Lütfen bize iki bıçak ve dört çatal verin.Give us two knives and four forks, please.
Köpeğe Tim adını verdik.We named the dog Tim.
20 yaşında bize oy kullanma hakkı verilir.We are entitled to vote at the age of 20.
Bu yaz Fuji dağına tırmanmaya karar verdik.We have decided to climb Mt. Fuji this summer.
Biz Fransız Devriminin neden patlak verdiğini öğrendik.We learned why the French Revolution broke out.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Finansal desteği durdurmaya karar verdik.We decided to cease financial support.
Dün gece bir parti verdik.We had a party last night.