Ana içeriğe geç
Sözlük

ver ile cümle

ver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Asla borç para vermemek prensibimdir.I make it a rule never to borrow money.
Çok yavaş karar veriyorum.I'm very slow at making up my mind.
Karar vermede çok yavaşım.I'm very slow at making up my mind.
Plağı Ken'e verdim.I lent the record to Ken.
Ben tartışmaya bir son vermek istiyorum.I want to put an end to the quarrel.
Köpeğe bir kemik verdim, havlaması durdu.I gave the dog a bone, stopping its barking.
Eski arabamı farkını vererek yenisiyle değiştirdim.I traded in my old car for a new one.
Sahip olduğum parayı dilenciye verdim.I gave the beggar what money I had.
Plağı Ken'e verdim, Koji'ye değil.I lent the record to Ken, not to Koji.
Ne yapacağıma karar vermeden önce enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
Bugün geleceğime dair ona söz verdim.I promised him that I would come today.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.I had never seen such an exciting rugby match as one I saw yesterday.
Geçen yıl Japonya'ya gelmeye karar verdim.I decided to come to Japan last year.
İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Ben defalarca köylülerin ölmeme izin vermesini istedim.I asked the villagers many times to let me die.
Bana ofisi temizleme görevi verildi.I was given the task of cleaning the office.
Sana birkaç örnek verebilirim.I can give you several instances.
Ben çok verimli olduğumu umuyorum.I hope I am very efficient.
Ona sevgimi anlatmaya karar verdim.I decided on telling her of my love.
O istifasını verdi.He handed in his resignation.
Bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a car.
Emanet aldığım bıçağı geri verdim.I returned the knife which I had borrowed.
Bana amcam tarafından bir kamera verildi.I was given a camera by my uncle.
Amcama saygı duyuyorum, bu yüzden ilk oğluma John adını verdim.I respect my uncle, so I named my first son John after him.
Ne var ne yok bütün paramı ona verdim.I gave him what little money I had with me.
Yeni proje ile ilgili patronuma bilgi verdim.I briefed my boss on the new project.
Ben her zaman bilgiye çok kıymet veririm.I always place a high value on knowledge.
Gazetede evimin ilanını verdim.I advertised my house in the newspaper.
Gazetede evime ilan verdim.I've advertised my house in the newspaper.
Ben vergiler hakkındaki fikrinize katılıyorum.I agree with your opinion about taxes.
Ben 200 dolar vergi ödedim.I paid $200 in taxes.
Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi.I was named Robert by my grandfather.
Oğluma herne isterse verdim.I have given to my son whatever he wants.
Steno öğrenmeye karar verdim.I have decided to learn shorthand.
Hiç kilo vermedim.I haven't lost any weight.
Ben kilo vermek istiyorum.I want to lose weight.
Kilo vermek istiyorum.I want to lose weight.
Erkek kardeşime bir sözlük verdim.I gave my brother a dictionary.
Kardeşime ödevinde yardım edeceğime söz verdim.I promised to help my brother with his homework.
Tokyo'ya giderken Osaka'da mola verdim.I stopped off at Osaka on my way to Tokyo.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
Kedinin odama girmesine izin verdim.I let the cat into my room.
Ona arabamı yıkamak için bir yüz dolar verdim.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Ona bir CD ödünç verdim.I lent him a CD.
Ona ödünç para vermek zorundaydım.I had to lend to him money.
Ondan bana biraz ödünç para vermesini rica ettim.I asked him to lend me some money.
Ona borç verecek kadar aptal değilim.I am not so foolish as to lend him money.
Onu sır olarak saklamak için ona söz verdim.I promised him to keep it secret.
Ona bir kalem vereceğim.I'll give him a pen.
Ona bir altın saat verdimI gave him a gold watch.
Ona bir uyarı verdim, o buna hiç dikkat etmedi.I gave him a warning, to which he paid no attention.
Ona bir dergi ödünç verdim.I lent him a magazine.
Ona adresimi verdim.I gave him my address.
Ona bazı kitaplar verdim.I gave some books to him.
Ona karşı teklif verdim.I bid against him.
Ona biraz nasihat verdim.I gave him some advice.
Ona mesajı vermeyi unuttum.I forgot to give him the message.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod