Ana içeriğe geç
Sözlük

ver ile cümle

ver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi.I was named Robert by my grandfather.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
Ona bazı kitaplar verdim.I gave some books to him.
Ona karşı teklif verdim.I bid against him.
Ona biraz nasihat verdim.I gave him some advice.
Ona mesajı vermeyi unuttum.I forgot to give him the message.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Ona bir kitap verdim.I gave him a book.
Bana bir kitap verdiği için ona teşekkür ettim.I thanked him for lending me a book.
Ona birkaç kitap verdim.I gave him a few books.
Onlara giyecek ve biraz yiyecek verdim.I gave them clothing and some food.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.I gave three pencils to each of them.
O bana birkaç kitap verdi.She gave me several books.
Onunla evlenmeye karar verdim.I made up my mind to marry her.
Onun misafirperverliğine karşılık olarak ona bir demet gül verdim.I gave a bunch of roses to her in return for her hospitality.
Onun ofisini aradım fakat kimse cevap vermedi.I called her office, but no one answered.
Onun mektubuna cevap vermek zorundayım.I must answer her letter.
Onun nezaketinin karşılığında ona bir hediye verdim.I gave her a present in return for her kindness.
Babamın bana verdiği bu saatten memnunum.I am pleased with this watch my father gave me.
Babam bana bir oyun verdi.My father gave me a game.
Bana babam tarafından bir bilgisayar oyunu verildi.I was given a computer game by my father.
Kız kardeşime yeni bilgisayarımı kullanmasına izin verdim.I let my sister use my new computer.
Kız kardeşime bir sözlük verdim.I gave my sister a dictionary.
Kız kardeşime bir oyuncak bebek verdim.I gave my sister a doll.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Geçerli bir vizem vardı, bu yüzden ülkeye girmeme izin verildi.I had a valid visa, so I was allowed to enter the country.
Bu kitabı kim isterse ona vereceğim.I'll give this book to whoever wants it.
Şemsiyenin altına girmeme izin ver.Let me in under your umbrella.
Ben de aynı siparişi vermek istiyorum.I'd like to order the same.
Lütfen içeri girmeme izin verin.Let me in, please.
Sana benim kişisel görüşümü vereyim.Let me give you my personal opinion.
Köpeğe Tim adını verdik.We named the dog Tim.
20 yaşında bize oy kullanma hakkı verilir.We are entitled to vote at the age of 20.
Biz Fransız Devriminin neden patlak verdiğini öğrendik.We learned why the French Revolution broke out.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Finansal desteği durdurmaya karar verdik.We decided to cease financial support.
Dün gece bir parti verdik.We had a party last night.
Çevreye çok değer vermeliyiz.We should place much value on the environment.
Vergilerimizi ödemek için yasal zorunluluğumuz var.We have a legal obligation to pay our taxes.
Bazı gecikmeler için izin vermeliyiz.We must allow for some delays.
Oyun heyecan verici oldu.The game became exciting.
Zengin bir adam, gelir vergisini çok ödemek zorundadır.A man of wealth has to pay a lot of income tax.
İnekler süt verir.Cows supply milk.
Eğer işler kontrolden çıkarsa beni dün sana verdiğim numaradan aramalısın.If things get out of hand, you should call me at the number I gave you yesterday.
Onun gururu onun parayı almasına izin vermedi.His pride did not allow him to take the money.
Bisikletinizi bana ödünç verir misiniz?Will you lend me your bicycle?
Yaptıkların için cevap vermelisin.You ought to answer for what you have done.
Gitmesine izin vermeyin.Don't let go.
Genç adam ona evlenme teklif etmeye karar verdi.The young man decided to propose to her.
Elindekini bana ver.Give me what you have in your hand.
Kartlarınızı masaya yatırın ve bana düz bir cevap verin!Lay your cards on the table and give me a straight answer!
Cevap vermeden önce elini kaldır.Raise your hand before you answer.
Gitmesine izin vermeyin. Sıkı tutun.Don't let go. Hold on tight.
Tom'a önemli bir görev verildi.An important post was given Tom.
Ona amcasının anısına Horatio adı verildi.He was named Horatio after his uncle.
Amcam bana bir çift ayakkabı verdi.My uncle gave me a pair of shoes.
Amcam bana dostça bir tavsiye verdi.The uncle gave me a friendly piece of advice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ver ile cümle - Sayfa 22 - ver kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App