Ana içeriğe geç
Sözlük

ver ile cümle

ver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Parayı ona vermektense atmayı tercih ederim.I would rather throw the money away than give it to him.
Bütün bu parayı bana ver.Give me all this money.
Bu para bir araba almama imkan verecek.This money will allow me to buy a car.
Bana bu on dolarlık banknot için biraz bozukluk verebilir misin?Could you give me some change for this ten dollar bill?
Bana bir bardak su ver, lütfen.Give me a glass of water, please.
Buradaki toprak verimlidir.The soil here is fertile.
Burada parketmeye izin veriyorlar.They allow parking here.
Şimdi bir mola verelim.Let's take a break now.
Burada sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted here.
Burada sigara içilmesine izin verilmez.Smoking is not allowed here.
Bu kaynaktan elde edilen gelir, vergiden muaftır.The income from this source is tax-free.
Bana bir fincan kahve ver.Give me a cup of coffee.
Bana bir kahve ver, lütfen.Give me a coffee, please.
Lütfen bana biraz daha kahve ver.Please give me some more coffee.
Bana bir fincan kahve daha verin.Give me another cup of coffee.
Bana bir fincan kahve verir misin?Would you give me a cup of coffee?
Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.Give me some coffee if there is any left.
Ceketini giymene yardımcı olmama izin ver.Let me help you put on your coat.
Antrenör bana bazı tavsiyeler verdi.The coach gave me some advice.
Ken yurtdışına gitmeye karar verdi.Ken decided on going abroad.
Kate'e bir filmde önemli bir rol oynama fırsatı verildi.Kate has been given an opportunity to play a major role in a movie.
Chris ona bir hediye getirdi ve cesurca ona verdi.Chris brought her a present and bravely gave it to her.
Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.Greenpeace is fighting an uphill battle to save the environment.
Bazı sınıf arkadaşları benim ona çikolata verdiğimi gördü.Some classmates saw me give him chocolate.
Neredeyse sınıfta herkes öğretmenler için bir teşekkür partisi verme lehinde oy kullandı.Almost everyone in the class voted in favor of having a thank-you party for the teachers.
Bayan Klein her Cuma bir test verir.Miss Klein gives a test every Friday.
Bana tarağını bir dakika ödünç verir misin?Lend me your comb for a minute, will you?
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.Let's draw lots to decide who goes first.
Oh, veriyi kaybettim.Oh, I lost the data!
Bana anahtarı ver.Get me the key.
Kuraklık oradaki tüm ürünlere zarar verdi.The drought damaged all the crops there.
Onlar heyecan verici bir oyun oynadılar.They had an exciting game.
Bir nükleer savaş patlak verseydi insanlık yok olurdu.If a nuclear war were to break out, mankind would perish.
Sana bir milyon yen verilecek olsa onunla ne yaparsın?If you were to be given a million yen, what would you do with it?
Kanada'da, 20 yaşına kadar içki içmenize izin verilmez.In Canada, you're not allowed to drink until you are 20.
Çift fotoğraf için poz verdi.The couple posed for the photograph.
Bana adını verebilir misin?Could you give me your name?
Bana sadece adını ve adresini ver.Just give me your name and address.
Annene küstahça cevap verme.Don't answer your mother back.
Babam doğum günüm için bana bir köpek yavrusu verdi.My father gave me a puppy for my birthday.
Cevap verecek durumda değilim.I'm not in a position to answer.
Lütfen bana bir bardak çay ver.Please give me a cup of tea.
Bana biraz daha çay verin.Give me some more tea.
Çocuklarınızın kahve içmesine izin verir misiniz?Do you let your children drink coffee?
Bir öğretmen olmak için karar verdin mi?Have you made up your mind to become a teacher?
Senin için ona bakmama izin ver.Let me take care of that for you.
Tat vermek için tuz ve biber ilave et.Add salt and pepper to taste.
Para verme fikrinden hoşlanmayan insanlar için, bir hediye sertifikası iyi bir fikirdir.For people who dislike the idea of giving money, a gift certificate is a good idea.
Sana hiç ödünç para veremem.I can't lend you any money.
Ben kendim hiç sahip olmadığım için sana ödünç para veremiyorum.I can't lend you money, because I don't have any myself.
Bana biraz ödünç para verir misin?Would you lend me some money?
Bana biraz para ver.Give me a little money.
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Yarın parayı sana geri vereceğim.I'll give you back the money tomorrow.
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Haydi! Bana bir şans ver.Come on! Give me a chance.
Çitin üzerinde oturmayı bırakın ve karar verin!Quit sitting on the fence and make a decision!
Halam arabamı onun park alanında park etmeme izin verdi.My aunt allowed me to park my car in her parking space.
Teyzem bana bir fotoğraf makinesi verdi.My aunt gave me a camera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod