Ana içeriğe geç
Sözlük

ver ile cümle

ver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu ot kıran insanlara zarar vermez.This weed killer does not harm human beings.
Bu tutar vergi içermektedir.This amount includes tax.
Bu plajda yüzmene izin verilmez.You aren't allowed to swim at this beach.
Bana bu otelin adresini yazan bir kart verebilir misiniz?Could you give me a card with this hotel's address?
Bu otel öğle yemeği hizmeti vermez.This hotel does not serve lunch.
Lütfen bu kalemi bana ödünç ver.Please lend me this pen.
Lütfen bana bu kalemi verin.Please give this pen to me.
Bu kalemi istiyorsan, onu sana ödünç veririm.If you want this pen, I will lend it to you.
Bu hediye bana Ann tarafından verildi.This present was given to me by Ann.
Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.Give me some coffee if there is any left.
Ceketini giymene yardımcı olmama izin ver.Let me help you put on your coat.
Antrenör bana bazı tavsiyeler verdi.The coach gave me some advice.
Bana tarağını bir dakika ödünç verir misin?Lend me your comb for a minute, will you?
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.Let's draw lots to decide who goes first.
AIDS sadece her birey buna karşı harekete geçmeye karar verirse durdurulabilir.AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Oh, ben henüz ne yapacağıma karar vermedim.Oh, I haven't decided what I'm going to do yet.
Lütfen ona bir iş verin Bay Wood.Please give him a job, Mr Wood.
Bütçemiz böyle bir lükse izin vermeyecek.Our budget won't allow that luxury.
Babam geceleri dışarıya yalnız çıkmama izin vermez.My father doesn't let me go out alone at night.
Bunu bana verme!Don't give me that!
Ann bu hediyeyi bana verdi.Ann gave me this present.
O mağaza iyi hizmet veriyor.That store gives good service.
Onlar o lokantada çok iyi bir akşam yemeği veriyorlar.They serve a very good dinner at that restaurant.
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.I think that girl cut her hair to give herself a new look.
Apartmanda evcil hayvanlara izin verilmez.No pets are allowed in that apartment house.
Karımı sana tanıtmam için bana izin ver.Allow me to introduce my wife to you.
Dikkatsiz davranışının hesabını vermelisin.You must answer for your careless conduct.
Yeter ki isteyin, size verilecektir.You have only to ask for it and it will be given to you.
Onun hesabını nasıl verirsin?How do you account for that?
Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Sözlüğünü bana ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç ver.Lend me your dictionary, please.
Bana bisikletini ödünç ver.Lend me your bicycle.
İşi yapmanıza yardım etmeme izin verin.Let me help you to do the work.
Nasıl göründüğünü unutmayayım diye lütfen bana bir fotoğrafını ver.Please give me your picture lest I forget how you look.
Bana kurşun kalemini ödünç verir misin?Will you lend me your pencil?
Ehliyetine bakmama izin ver.Let me take a look at your driver's license.
Ver gülüm, al gülüm.You scratch my back and I'll scratch yours.
Bana ödünç verdiğin dergi çok ilginç.The magazine which you lent me is very interesting.
Bana ödünç para verdiğin için naziksin.It is kind of you to lend me the money.
Sen bitirdiğinde gazeteyi okumama izin ver.Let me read the paper when you have finished with it.
Bana beş gün verin.Give me five days.
Kırk dakika önce sipariş verdik.We ordered 40 minutes ago.
Üç gün içinde cevap vereceğim.I will answer within three days.
Ona kraliçe tarafından üç gemi verildi.Three ships were given to him by the queen.
Yirmi yaşında olsam oy verebilirim.If I were twenty, I could vote.
O yirmi yaşına ulaşıncaya kadar bir şarkıcı olmaya karar vermedi.She did not decide to be a singer until she reached the age of twenty.
20 kişiden fazla sipariş verirsek, fiyatta indirim yapıyor musunuz?If we place an order for more than 20 units, would you reduce the price?
Bana 10 sent ödünç verebilir misin?Can you lend me a dime?
Çocuk cevap verdi: "Ben Japonum.""I'm Japanese," the boy answered.
“Yazmak için bana bir şey ver.” “Bu olur mu?” “Evet, olur.”"Give me something to write with." "Will this do?" "Yes, it will do."
Seninle gitmeme izin ver.Let me go with you.
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Sana o izlenimi vermeyi kastetmemiştim.I didn't mean to give you that impression.
Sana o izlenimi vermek istememiştim.I didn't mean to give you that impression.
Yalnızca yüreğinin sesine kulak ver.Just follow your heart.
Bana planını söylemezsen karar veremem.I can't decide unless you tell me your plan.
Fikrini benimsemeye karar verdik.We have decided to adopt your idea.
Onu yapmana izin veremem.I can't allow you to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod