Ana içeriğe geç
Sözlük

vefasız ile cümle

vefasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.神 阿 、 求 你 伸 我 的 冤 、 向 不 虔 誠 的 國 、 為 我 辨 屈 . 求 你 救 我 脫 離 詭 詐 不 義 的 人
Hakkımı ara, ey Tanrı, Savun beni vefasız ulusa karşı, Kurtar hileci, haksız insandan.神阿 、 求 你 伸 我 的 冤 、 向 不 虔誠 的 國 、 為我辨屈 . 求你 救我 脫離詭詐 不 義 的 人
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.A neučinili milosrdenství s domem Jerobále Gedeona, jako on všecko dobré činil Izraelovi.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.또 여룹바알이라 하는 기드온의 이스라엘에게 베푼 모든 은혜를 따라서 그의 집을 후대치도 아니하였더라
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Mereka juga tidak membalas budi kepada keluarga Gideon atas segala jasa Gideon bagi umat Israel
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Og de handlede ikke vel mod Jerubba'als, Gideons, Hus, trods alt det gode, han havde gjort Israel.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Ook waren ze de familie van Gideon niet meer dankbaar voor alles wat Gideon voor Israël had gedaan.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Şi n'au ţinut la casa lui Ierubaal, a lui Ghedeon, după tot binele pe care -l făcuse el lui Israel.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.tudi niso izkazali usmiljenja hiši Jerub-baal-Gideonovi, kakor je on storil vse dobro Izraelu.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.und taten nicht Barmherzigkeit an dem Hause des Jerubbaal Gideon, wie er alles Gute an Israel getan hatte.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.и дому Иероваалову, или Гедеонову, не сделали милости за все благодеяния,какие он сделал Израилю.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.ולא עשו חסד עם בית ירבעל גדעון ככל הטובה אשר עשה עם ישראל׃
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.ولم يعملوا معروفا مع بيت يربعل جدعون نظير كل الخير الذي عمل مع اسرائيل
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.也 不 照 著 耶 路 巴 力 、 就 是 基 甸 向 他 們 所 施 的 恩 惠 、 厚 待 他 的 家
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.也 不 照著 耶路 巴力 、 就是 基甸 向 他 們所 施 的 恩惠 、 厚待 他 的 家
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminGIULIETTA Oh, non giurare per la luna, la luna incostante, che cambia ogni mese nel suo cerchio globo,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJúlia O, esküszöm nem a hold, az állhatatlan hold, hogy a havi változás az ő köröztek gömböt,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIA O, nie przysięgać na księżyc, księżyc niestałe, że miesięczne zmiany w jej okrążył kulę,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIE O, přísahám, ne měsíc, měsíc nestálý, že měsíční změny v ní kroužil koule,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIE O, prisahám, nie mesiac, mesiac nestály, že mesačný zmeny v nej krúžil gule,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJulie O, sværger ikke af månen, den ustadige månen, at månedlige ændringer i hendes cirkel orb,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIETA Ah, no jurar por la luna, la inconstante luna, que los cambios mensuales en su círculo orbe,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJuliet O, bersumpah tidak oleh bulan, bulan tidak tetap, itu perubahan bulanan dalam dirinya dilingkari bola,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIET O, não jureis pela lua, a lua inconstante, que muda mensalmente em seu círculo orbe,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIET O, ne jurez par la lune, la lune inconstante, cette évolution mensuelle dans son orbe encerclé,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJuliet O, ne prisegajo z lune, Izginila luno, da mesečni spremembe v svoji obkrožena obkrožiti,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJuliet O, nu jura pe luna, luna inconstanta, că modificările lunar în ea încercuite Orb,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIET O, svär inte av månen, obeständig månen, att månatliga förändringar i hennes inringade orb,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJuliet O, thề không bởi mặt trăng, mặt trăng hay thay đổi, Đó là thay đổi hàng tháng cô ấy vòng quả cầu,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminJULIET O, vannon eikä kuu, epävakainen kuu, että kuukausittaiset muutokset hänen ympyröity Orb,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yemin줄리엣 O는, 그녀의 월별 변화가 구를 동그라미 즉, 달, 변덕스러운 달에 의해 맹세
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminДжульетта О, клянусь, не Луна, непостоянная Луна, это ежемесячные изменения в ее круг сферы,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminЖулиета O, не се кълнете от Луната, непостоянната луна, че месечните промени в нея кръг кълбо,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminג'ולייט O, נשבע לא על ידי הירח, הירח הפכפך, זה השינויים החודשיים בה הקיף גלגל,
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminجولييت O ، أقسم ليس القمر ، القمر غير ثابت ، وهذا التغيرات الشهرية في مدار دائري لها ،
JULIET O, onun içinde aylık değişimler küre daire, moon, vefasız ayın yeminその汝の愛なかれ同様に変数を証明する。
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.(72:27) Ибо вот, удаляющие себя от Тебя гибнут; Ты истребляешь всякого отступающего от Тебя.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Căci iată că ceice se depărtează de Tine, pier; Tu nimiceşti pe toţi ceice-Ţi sînt necredincioşi.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Car voici, ceux qui s`éloignent de toi périssent; Tu anéantis tous ceux qui te sont infidèles.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Denn siehe, die von dir weichen, werden umkommen; du bringest um, alle die von dir abfallen.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Ecco, perirà chi da te si allontana, tu distruggi chiunque ti è infedele
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Gdyż oto ci, którzy się oddalają od ciebie, zginą; wytracasz tych, którzy cudzołożą odstępowaniem od ciebie.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.대저 주를 멀리하는 자는 망하리니 음녀 같이 주를 떠난 자를 주께서 다 멸하셨나이다
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Lebo hľa, všetci tí, ktorí sa vzďaľujú od teba, zahynú! Vytneš každého, kto cudzoloží odchádzaním od teba.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Mert ímé, a kik eltávoznak tõled, elvesznek; mind kiirtod azokat, a kik elhajolnak tõled.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Nebo aj, ti, kteříž se vzdalují tebe, zahynou; vytínáš ty, kteříž cizoloží odcházením od tebe.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Orang yang meninggalkan Engkau akan celaka, Kaubinasakan orang yang tidak setia kepada-Mu
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Pois os que estão longe de ti perecerão; tu exterminas todos aqueles que se desviam de ti.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Sillä katso, jotka sinusta eriävät, ne hukkuvat, sinä tuhoat kaikki, jotka haureudessa sinusta luopuvat.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Thi de, der fjerner sig fra dig, går under, - du udsletter hver, som er dig utro.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Ty se, de som hava vikit bort ifrån dig skola förgås; du förgör var och en som trolöst avfaller från dig.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Vì , kìa , những kẻ xa Chúa sẽ hư mất ; Chúa sẽ hủy_diệt hết_thảy kẻ nào thông_dâm , xây bỏ Chúa .
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Vì, kìa, những kẻ xa Chúa sẽ hư mất; Chúa sẽ hủy diệt hết thảy kẻ nào thông dâm, xây bỏ Chúa.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Διοτι, ιδου, οσοι απομακρυνονται απο σου, θελουσιν απολεσθη συ εξωλοθρευσας παντας τους εκκλινοντας απο σου.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.כי הנה רחקיך יאבדו הצמתה כל זונה ממך׃
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.‎لانه هوذا البعداء عنك يبيدون. تهلك كل من يزني عنك‎.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.遠 離 你 的 、 必 要 死 亡 . 凡 離 棄 你 行 邪 淫 的 、 你 都 滅 絕 了
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.遠離 你 的 、 必要 死亡 . 凡離棄 你 行邪淫 的 、 你 都 滅絕了
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Các ngươi sao còn cứ bạn nghịch , để lại bị đánh nữa ? Ðầu đều đau_đớn cả , lòng đều mòn_mỏi cả .
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Các ngươi sao còn cứ bạn nghịch, để lại bị đánh nữa? Ðầu đều đau đớn cả, lòng đều mòn mỏi cả.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod