Ana içeriğe geç
Sözlük

veda ile cümle

veda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Để tôi kết thúc bằng một suy nghĩ cuối cùng này.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Hagy búcsúzzak Önöktől egy utolsó gondolattal.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Ik wil eindigen met een laatste gedachte.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.마지막으로 한 마디만 더 드리죠.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Laissez-moi vous quitter avec une dernière pensée.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Les dejo una reflexión final.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Noch ein letzter Gedanke zum Abschluss.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Permitam-me que vos deixe com uma reflexão final.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Să vă las cu un gând de final.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Saya akan meninggalkan satu pemikiran terakhir.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Vorrei concludere con un pensiero fnale.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Zostawię wam coś do przemyślenia.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Επιτρέψτε μου να σας αφήσω με μια τελική σκέψη.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.И последняя мысль:
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.Нека ви оставя с една мисъл за накрая.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.תנו לי להשאיר אתכם עם מחשבה אחרונה.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.دعوني أترككم مع فكرة أخيرة.
Sizlere veda ederken şunu ifade etmek istiyorum.私たちの世界遺産は
Şu an çok az şaka yapılıyor genelde kısa ve öz bilgiler veriliyor daha çok veda ediliyor.Ci sono meno scherzi, più informazioni compatte, e molti addii.
Sýkýldým artýk bu kapý önündeki vedalaţmalardan.Да не я ядосваме заради това, че сме закъснели.
Ţimdi de veda ediyorum.А сега, чао.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.A nedopustil si mi, aby som bozkal svojich synov a svoje dcéry. Nerozumné je to, čo si teraz vykonal.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.A nedopustils mi, abych políbil synů svých a dcer svých? Nemoudřes jistě udělal, čině tak.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Cháu làm cách dại dột vậy, không để cho cậu hôn con trai và con gái cậu.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Cháu làm cách dại_dột vậy , không để cho cậu hôn con_trai và con_gái cậu .
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Du förunnade mig icke ens att kyssa mina barnbarn och mina döttrar. Du har handlat dåraktigt.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Du lod mig ikke kysse mine Sønner og Døtre - sandelig, det var dårligt gjort af dig!
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Du lot mig ikke engang få kysse mine sønner og døtre; det var uforstandig gjort av dig.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.E non mi hai permesso di baciare i miei figli e le mie figlie! Certo hai agito in modo insensato
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.És nem engedted meg, hogy megcsókoljam fiaimat és leányaimat. Ez egyszer bolondul cselekedtél.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.etkä suonut minun suudella lasteni lapsia ja tyttäriäni. Tyhmästi sinä olet menetellyt.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.I nie dopuściłeś mi, abym pocałował syny moje, i córki moje? Zaiste głupieś sobie począł.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.In nisi mi dovolil, da poljubim sine svoje in hčere svoje? Zdaj si ravnal nespametno.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.나로 내 손자들과 딸들에게 입맞추지 못하게 하였느냐 네 소위가 실로 어리석도다
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Ni siquiera me has dado la oportunidad de besar a mis hijos y a mis hijas. Ahora pues, has actuado locamente
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Nu mi-ai îngăduit nici măcar să-mi sărut nepoţii şi fetele! Ca un nebun ai lucrat.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Por que não me permitiste beijar meus filhos e minhas filhas? Ora, assim procedeste nesciamente.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Tu ne m`as pas permis d`embrasser mes fils et mes filles! C`est en insensé que tu as agi.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Und hast mich nicht lassen meine Kinder und Töchter küssen? Nun, du hast töricht getan.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.και δεν με ηξιωσας μηδε να φιλησω τους υιους μου, και τας θυγατερας μου; τωρα αφρονως επραξας τουτο
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.нито ме остави да целуна синовете и дъщерите си? Ти си сторил това без да мислиш.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ты не позволил мне даже поцеловать внуков моих и дочерей моих; безрассудно ты сделал.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ולא נטשתני לנשק לבני ולבנתי עתה הסכלת עשו׃
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ولم تدعني اقبّل بني وبناتي. الآن بغباوة فعلت.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.又 不 容 我 與 外 孫 和 女 兒 親 嘴 . 你 所 行 的 真 是 愚 昧
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.又 不 容 我 與外孫 和 女兒親 嘴 . 你 所 行 的 真是 愚昧
Veda, sevgili babası.Perpisahan, ayah sayang.
Veda etmeden gittiğinden sana söylememi istedi.Megkért, hogy szóljak, nem tudott elköszönni.
Veda etmeden gittiğinden sana söylememi istedi.Μου είπα να σου πω ότι δεν είχε την ευκαιρία να πει ένα γεια.
Veda etmeden gittiğinden sana söylememi istedi.وطلب مني ان اودعك
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ich wusste, dass sie gekommen war, um sich zu verabschieden.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ik wist dat ze afscheid was komen nemen.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Je savais qu'elle était venue me dire au revoir.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.마지막 인사를 하러 오셨던 것입니다.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Sabia que ela tinha vindo para se despedir.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Sapevo che era venuta per dirmi addio.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Saya tahu nenek datang untuk pamit.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ştiam că venise să îşi ia adio.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Supe que había venido a despedirse.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Tudtam, hogy elköszönni jött.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod