veda ile cümle

veda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.In nisi mi dovolil, da poljubim sine svoje in hčere svoje? Zdaj si ravnal nespametno.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.나로 내 손자들과 딸들에게 입맞추지 못하게 하였느냐 네 소위가 실로 어리석도다
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Ni siquiera me has dado la oportunidad de besar a mis hijos y a mis hijas. Ahora pues, has actuado locamente
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Nu mi-ai îngăduit nici măcar să-mi sărut nepoţii şi fetele! Ca un nebun ai lucrat.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Por que não me permitiste beijar meus filhos e minhas filhas? Ora, assim procedeste nesciamente.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Tu ne m`as pas permis d`embrasser mes fils et mes filles! C`est en insensé que tu as agi.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Und hast mich nicht lassen meine Kinder und Töchter küssen? Nun, du hast töricht getan.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.και δεν με ηξιωσας μηδε να φιλησω τους υιους μου, και τας θυγατερας μου; τωρα αφρονως επραξας τουτο
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.нито ме остави да целуна синовете и дъщерите си? Ти си сторил това без да мислиш.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ты не позволил мне даже поцеловать внуков моих и дочерей моих; безрассудно ты сделал.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ולא נטשתני לנשק לבני ולבנתי עתה הסכלת עשו׃
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ولم تدعني اقبّل بني وبناتي. الآن بغباوة فعلت.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.又 不 容 我 與 外 孫 和 女 兒 親 嘴 . 你 所 行 的 真 是 愚 昧
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.又 不 容 我 與外孫 和 女兒親 嘴 . 你 所 行 的 真是 愚昧
Veda etmeden gittiğinden sana söylememi istedi.Megkért, hogy szóljak, nem tudott elköszönni.
Veda etmeden gittiğinden sana söylememi istedi.Μου είπα να σου πω ότι δεν είχε την ευκαιρία να πει ένα γεια.
Veda etmeden gittiğinden sana söylememi istedi.وطلب مني ان اودعك
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ich wusste, dass sie gekommen war, um sich zu verabschieden.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ik wist dat ze afscheid was komen nemen.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Je savais qu'elle était venue me dire au revoir.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.마지막 인사를 하러 오셨던 것입니다.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Sabia que ela tinha vindo para se despedir.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Sapevo che era venuta per dirmi addio.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Saya tahu nenek datang untuk pamit.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ştiam că venise să îşi ia adio.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Supe que había venido a despedirse.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Tudtam, hogy elköszönni jött.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Věděla jsem, že se přišla rozloučit.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Vedela sem, da se je prišla poslovit.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Vedela som, že sa prišla rozlúčiť.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Wiedziałam, że przyszła się pożegnać.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Ήξερα ότι είχε έρθει να με αποχαιρετίσει.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Знаех, че е дошла да се сбогува.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.І зрозуміла, що бабуся прийшла попрощатися.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.Она пришла ко мне попрощаться.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.ידעתי שהיא באה להיפרד.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.علمت أنها قدمت لتقول وداعاً.
Veda etmek için geldiğini biliyordum.間もなく母から電話がありました
Veda etmekten.Para decir adiós
Veda etmekten.Per dirti addio
Veda etmekten.* Untuk ucapkan selamat tinggal *
Veda etmekten.Zato me poljubi.
Veda etmekten.Δεν θέλω να σε ξυπνήσω Για να σε αποχαιρετίσω
Veda etmekten.את הכלים .לנהל את הקרב הנורא הזה
Veda etmenin en güzel yolu...C'è solo un modo per finire in bellezza...
Veda etmenin en güzel yolu...Csak egyféleképpen lehet lezárni...
Veda etmenin en güzel yolu...Det finns bara ett sätt att avsluta på...
Veda etmenin en güzel yolu...Feierabend...
Veda etmenin en güzel yolu...Len jeden spôsob ukončenia...
Veda etmenin en güzel yolu...Só há uma maneira de acabar...
Veda etmenin en güzel yolu...Un singur mod de a încheia ziua...
Veda etmenin en güzel yolu...Zakončit se dá jen jedním způsobem...
Veda etmenin en güzel yolu...Μόνο ένας τρόπος για να το κάνουμε...
Veda etmenin en güzel yolu...Отмечаем как обычно.
Veda etmenin en güzel yolu...Само един начин да приключим...
Veda etmenin en güzel yolu...Святкуємо як завжди...
Veda, güvenilir, ve Senin ağrıları çıkmak:Addio, sii fedele, e smetterò la tua dolori:
Veda, güvenilir, ve Senin ağrıları çıkmak:Adieu, être fidèle, et je vais arrêter ta peine:
Veda, güvenilir, ve Senin ağrıları çıkmak:Adio, să fie de încredere, şi voi renunta durerile tale:
Veda, güvenilir, ve Senin ağrıları çıkmak:Adiós, ser fiel, y yo voy a dejar tus dolores:

İlgili Sayfalar