Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Vreau să menţionez, cu nu am în vedere scăderea demografică bruscă ca pe timpul Ciumei Negre.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Δεν μιλώ για μια δραστική πληθυσμιακή μείωση όπως αυτή στην πανδημία της Μαύρης Πανώλης.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Не говоря за радикален спад на населението, какъвто е имало по време на Черната смърт.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Попрошу заметить, что я не имею в виду стремительный спад неселения как вo времена Бубонной Чумы.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.Прошу відмітити, що я не маю на увазі стрімкий спад населення, як за часів Бубонної Чуми.
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.עכשיו, אני לא מדבר על ירידה קיצונית באוכלוסיה כמו שראינו במגפת המוות השחור
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.الآن سأتحدث عن التناقص الحاد في السكان كما شهدنا في الموت الأسود
Bahsettiğim Kara Veba'daki gibi radikal bir nüfus düşüşü değil.ペスト流行後のヨーロッパで
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Albii europeni au fost victima ciumei bubonice.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Biali Europejczycy padali ofiarą dżumy.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Blanke Europeanen ondergingen de pest.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.백인 유럽인들은 역병에 주제가 되었었죠.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Les Européens ont été confrontés à la peste.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Los Europeos blancos sufrieron la plaga.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Sui bianchi europei si abbatté la peste.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Οι λευκοί Ευρωπαίοι πέρασαν την πανούκλα.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.Белые европейцы подверглись эпидемии чумы.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.В миналото европейците са покусени от чумата.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.ארופאים לבנים היו תחת השפעת מחלת הדבר.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.الإنسان الأبيض الأوروبي تعرض إلي مرض الطاعون.
Beyaz Avrupalılar vebaya karşı savunmasızdı.晒された人の殆どは 生き残れませんでした
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekAnte la sospecha de que ambos se encontraban en una casa donde la peste contagiosa, comenzó a reinar,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekA suspecta că amândoi au fost într-o casă În cazul în care epidemia infecţioase a domnit,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekEpäillä, että me molemmat olivat talossa, jossa tarttuva rutto ei hallituskaudella
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekFeltételezi, hogy mindketten voltak a házban, ahol a fertőző döghalál nem uralkodni,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerek우리 둘 다 전염성 질병이 통치 한 집에다고 의심,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekMencurigai bahwa kami berdua berada di sebuah rumah Dimana wabah penyakit menular tidak memerintah,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekMisstänka att vi båda var i ett hus där den smittsamma pest regerade,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekMistanke om, at vi begge var i et hus, hvor den smitsomme pest regjerede,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekNghi ngờ rằng cả hai chúng tôi trong một ngôi nhà truyền nhiễm bệnh dịch hạch đã trị vì,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekPodejrzewając, że oboje byli w domu, w którym zakaźnych zarazy byli królami,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekPodezření, že jsme oba byli v domě, kde infekční nákaza se vlády,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekPodozrenie, že sme obaja boli v dome, kde infekčné nákaza sa vlády,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekSospettando che entrambi erano in una casa dove la peste contagiosa regnò,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekSoupçonnant que nous étions tous deux dans une maison où la peste infectieuse ne règne,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekSum, da sva oba bila v hiši, kjer nalezljivih kuga ni vladanja,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekSuspeitando que ambos estavam em uma casa onde a peste infecciosa fez reinar,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekTe vermoeden dat we allebei waren in een huis waar de besmettelijke pest deed regeren,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekVerdacht, dass wir beide in einem Haus, wo die ansteckende Pest regierte wurden,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekΥποπτεύεται ότι είμαστε και οι δύο ήταν σε ένα σπίτι όπου η μολυσματική λοιμό έκανε βασιλεία,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekПодозира, че двамата са били в къщата, където царувал инфекциозни мор,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekПодозревая, что мы оба были в доме, где эпидемия инфекционных царствовал,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekשחשד כי שנינו היינו בבית איפה מגפות זיהומיות עשה שלטונו,
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekالاشتباه في أن كلا منا كان في المنزل حيث الأوبئة المعدية لم عهد ،
Biz de bulaşıcı veba saltanatı bir ev olduğunu şüphelenilerekドアをSeal'd、と私たちを前後させない でしょう。だから私の速度はマントヴァにあるstay'dした。
Bu DEHB vebası.Ahora, el tema en cuestión era que consistía en un estudio longitudinal.
Bu DEHB vebası. (Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu)Ini adalah wabah ADHD.
Bu DEHB vebası. (Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu)Questa è la piaga del DDA
Bu DEHB vebası. (Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu)Είναι η μάστιγα του ΔΕΠΥ (ΔΙΑΤΑΡΑΧΗ ΕΛΛΕΙΜΑΤΙΚΗΣ ΠΡΟΣΟΧΗΣ-ΥΠΕΡΚΙΝΗΤΙΚΟΤΗΤΑΣ)
Bu DEHB vebası. (Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu)Чума по имени СДВГ (Синдром Дефицита Внимания и Гиперактивности).
Bu DEHB vebası. (Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu)זוהי מגיפת הפרעות הקשב.
Bu DEHB vebası.In včasih hočejo delati sami.
Bu DEHB vebası.La pensée divergente n'est pas la même chose que la créativité
Bu DEHB vebası.Nazýva sa ADHD.
Bu DEHB vebası.Prin urmare, ce credeţi?
Bu sözünü ettiğim, 21. yüzyıl insanının en önemli psikolojik vebasıdır.이것은 21세기 인류의 중심에 위치한 심리적 전염병입니다.
Bu sözünü ettiğim, 21. yüzyıl insanının en önemli psikolojik vebasıdır.Aceasta este principala molimă psihologică a omenirii în secolul 21.
Bu sözünü ettiğim, 21. yüzyıl insanının en önemli psikolojik vebasıdır.C'est le fléau psychologique principal de l'humanité du 21ème siècle.
Bu sözünü ettiğim, 21. yüzyıl insanının en önemli psikolojik vebasıdır.Đó là căn bệnh tâm lý của loài người trong thế kỷ 21.
Bu sözünü ettiğim, 21. yüzyıl insanının en önemli psikolojik vebasıdır.El terrorismo es la principal plaga psicológica de la humanidad en el siglo XXI.