ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir ağabeyim ve bir küçük kız kardeşim var.I have one elder brother and a younger sister.
Asla borç para vermemek prensibimdir.I make it a rule never to borrow money.
Çok yavaş karar veriyorum.I'm very slow at making up my mind.
Karar vermede çok yavaşım.I'm very slow at making up my mind.
Evlendikten sonra benim Japonca daha iyi oldu ve daha çok anlayabildim.After I got married, my Japanese got better and I could understand more.
Pazartesi ve Cuma günleri İngilizce çalışırım.I study English on Monday and Friday.
Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.I invited Ken, Bill and Yumi.
Plağı Ken'e verdim.I lent the record to Ken.
Ben tartışmaya bir son vermek istiyorum.I want to put an end to the quarrel.
Köpeğe bir kemik verdim, havlaması durdu.I gave the dog a bone, stopping its barking.
Bir köpeğim ve iki kedim var.I have a dog and two cats.
Anahtarı istedim ve odama çıktım.I asked for the key and went upstairs to my room.
Anahtarı unuttum ve onun için geri gittim.I forgot the key and went back for it.
Eski arabamı farkını vererek yenisiyle değiştirdim.I traded in my old car for a new one.
Kaplana nişan aldım ve ateş ettim fakat onu ıskaladım.I aimed at the tiger and fired, but missed him.
Sahip olduğum parayı dilenciye verdim.I gave the beggar what money I had.
Plağı Ken'e verdim, Koji'ye değil.I lent the record to Ken, not to Koji.
Ne yapacağıma karar vermeden önce enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Bir siyah ve bir beyaz ceketim var.I have a black and a white coat.
Bir siyah ve beyaz köpeğim var.I have a black and white dog.
Şimdi meşgulüm ve seninle oynayamam.I am busy now and can't play with you.
Bu sabah ekmek ve tereyağı yedim.I ate bread and butter this morning.
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
Bugün geleceğime dair ona söz verdim.I promised him that I would come today.
Son otobüsü yakalayamadım ve eve taksiyle geldim.I failed to catch the last bus, and came home by taxi.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
Ben dün üşüttüm ve yataktaydım.I caught a cold and was in bed yesterday.
Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.I had never seen such an exciting rugby match as one I saw yesterday.
Geçen yıl Japonya'ya gelmeye karar verdim.I decided to come to Japan last year.
Ben üç yaşından beri bale dersleri alıyorum ve bir balerin olmayı umuyorum.I have been taking ballet lessons since I was three and hope to be a ballerina.
Sıkı çalışır ve sıkı oynarım.I work hard and play hard.
İşimi kaybettim ve hiç param yok. Ne yapacağımı bilmiyorum.I lost my job and I have no money. I'm at my wit's end.
İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Markette meyve için üç elma ve iki salkım üzüm aldım.I bought three apples and two bunches of grapes for dessert at the market.
Adı ve soyadı benimki ile aynı olan bir kadın tanıyorum.I know a woman whose first and last names are the same as mine.
Ben, annem ve babam tarafından sevilirim.I am loved by my parents.
Ben defalarca köylülerin ölmeme izin vermesini istedim.I asked the villagers many times to let me die.
Park ve dağlarımız hakkında yazacağım.I am going to write about our parks and mountains.
Sınavı geçtim ve Tom da öyle.I passed the exam and so did Tom.
Bana ofisi temizleme görevi verildi.I was given the task of cleaning the office.
Sana birkaç örnek verebilirim.I can give you several instances.
Bir saat aldım ve ertesi gün onu kaybettim.I bought a watch and I lost it the next day.
Ben bazen ofisimden kaçarım ve bir fincan kahve içerim.I sometimes escape from my office and have a cup of coffee.
Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.I read books and magazines to keep up with the times.
Bisiklete bindim ve hırsızı kovaladım.I got on a bicycle and chased after the thief.
Ben çok verimli olduğumu umuyorum.I hope I am very efficient.
Ona sevgimi anlatmaya karar verdim.I decided on telling her of my love.
Hayatımı ve paramı sevdim.I loved my life and my money.
O istifasını verdi.He handed in his resignation.
Birkaç sorum vardı ve elimi kaldırdım.I had some questions and raised my hand.
Bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a car.
Emanet aldığım bıçağı geri verdim.I returned the knife which I had borrowed.
Ben suşi sipariş ettim ve John tempura.I ordered sushi, and John tempura.
Haftada iki kez büyük babamı ve annemi ziyaret ederim.I visit my grandparents twice a week.
Bana amcam tarafından bir kamera verildi.I was given a camera by my uncle.
Amcama saygı duyuyorum, bu yüzden ilk oğluma John adını verdim.I respect my uncle, so I named my first son John after him.
Ne var ne yok bütün paramı ona verdim.I gave him what little money I had with me.
Zemini ve mobilyayı parlattım.I polished up the floor and furniture.
Yeni proje ile ilgili patronuma bilgi verdim.I briefed my boss on the new project.