ve ile cümle

ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Zili çaldım ve bekledim.I rang the bell and waited.
Bu kitabı her kim isterse ona vereceğim.I will give this book to whoever wants it.
Ben otel rezervasyonlarımı iptal ettim ve arkadaşlarla kaldım.I canceled my hotel reservations and stayed with friends.
Doğrudan eve gelme yerine uzun bir yol yürüdüm ve postanenin yanında durdum.Instead of coming directly home, I took the long way and stopped by the post office.
Onu anneme verdim.I gave it to my mommy.
Ben sefil ve mutsuzdum.I was miserable and unhappy.
Sütün birazını içtim ve geriye kalanını dolapta tuttum.I drank some of the milk and kept the rest in the refrigerator.
Ben Mary'ye biraz para boçluyum ve gelecek pazartesiye kadar ona geri ödemeliyim.I owe Mary some money and must pay her back by next Monday.
Mary'yi gördüğüm her seferde, ondan yeni ve önemli bir şey öğreniyorum.Each time I see Mary, I learn something new and important from her.
Mary'ye bir kitap verdim.I gave Mary a book.
Mary'yi Anneme ve babama tanıttım.I introduced Mary to my parents.
Tekrar denemeye karar verdim.I decided to try again.
Daha çok çalışmaya karar verdim.I have made up my mind to work harder.
Daha çok çalışmak için karar verdim.I made up my mind to study harder.
Daha iyi bir çözüm bulmaya karar verdim.I've made up my mind to come up with a better solution.
Ben ona büyük güçlükle bir yanıt verdim.I gave an answer to him with great difficulty.
Sonuçta, kararımı verdim ve yeni video oyununu satın aldım.Finally, I made up my mind and bought the new video game.
Avrupa'ya gitmemeye karar verdik.I decided not to go to Europe.
Restorana girdim ve öğle yemeği yedim.I entered the restaurant and had lunch.
Bir lokantaya girdim ve öğle yemeği yedim.I entered a restaurant and had lunch.
Onların geçmesine izin vermek için kenarda durdum.I stood aside to let them pass.
Washington'u ziyaret ettim ve sonra bu önümüzdeki hafta New York'a gittim.I visited Washington and then went to New York this next week.
Sahip olduğum az miktarda parayı ona ödünç verdim.I lent him what little money I had.
Her zamankinden daha çok zamanım, ve daha az param var.I have more time, and less money than ever.
Bir doktor olmaya karar verdim.I made up my mind to be a doctor.
Doktor olmaya karar verdim.I decided to be a doctor.
Emekli olmaya karar verdim.I have decided to retire.
İlk ve son defa sigarayı bıraktım.I have given up smoking for good and all.
İngilizce bir konferans verdim.I delivered a lecture in English.
İngilizce ve müziği severim.I like English and music.
Sigara içmeyi ve içki içmeyi bıraktım.I stopped smoking and drinking.
Ona benim kalemimi ödünç verdim.I lent my pencil to him.
Ben kendimi müziğe verdim.I have given myself to music.
Senin dostluğuna herhangi bir şeyden daha çok değer veriyorum.I value your friendship more than anything.
Ne yapacağıma karar vermeliyim.I must decide what to do.
Onun bürosunu tekrar tekrar aradım fakat kimse cevap vermedi.I called his office again and again, but no one answered.
Ben ailem için yiyecek ve giyecekler sağlayabilirim.I am able to provide food and clothes for my family.
Aileme ve arkadaşlarıma hediyeler vermeyi seviyorum.I like to give gifts to my family and friends.
Ben eve gittim ve Bill ofiste kaldı.I went home and Bill stayed at the office.
Şirket için elimden gelenin en iyisini verdim.I've given my best for the company.
Cevabımı vermeden önce konu üzerinde düşünmeliyim.I must think over the matter before giving my answer.
Emi'ye yeni bir CD vereceğim.I'm going to give Emi a new CD.
Bir açılış adresi verdim.I gave an opening address.
Dışarı koştum ve bir taksiye bindim.I ran out and caught a taxi.
Ben köşeyi döndüm ve yeni açılmış bir restoranı gördüm.I turned the corner and caught sight of a newly opened restaurant.
Öğrencilerden herhangi birine kitaplarımı ödünç vermek istemiyorum.I don't lend my books to any of the students.
Kaydım ve merdivenlerden düştüm.I slipped and fell down the stairs.
Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Ben üşüdüm ve ıslağım.I'm cold and wet.
Ben sevinçle cevap verdim.I answered with joy.
Acele bir kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım.I had a hasty breakfast and left home.
Ücretlerimin beşte biri vergilere gidiyor.One-fifth of my wages go to taxes.
Ben Kyoto'yu ve aynı biçimde Nara'yı ziyaret etmeyi planlıyorum.I am planning to visit Kyoto, and Nara as well.
Nereli olduğunu bilmiyorum ve o da bilmiyor.I don't know where you're from, and neither does he.
Sana biraz ödünç para verebilirim.I don't mind lending some money to you.
Sana bir dizüstü bilgisayar vereceğim.I will give you a notebook.
Sana bir defter vereceğim.I will give you a notebook.
Sana zarar vermek niyetinde değilim.I mean you no harm.
Kendi baban hakkında o şekilde konuşmana izin veremem.I can't let you talk about your own father that way.
Seni ve aileni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you and your family.

İlgili Sayfalar