ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kitap ödünç verdin.You lent a book.
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.Your dog has worms. Give him vitamins.
Siparişinize en büyük önceliği verdik.We have given your order highest priority.
Gelmek ve seni görmek istiyorum.I would like to come and see you.
İşte 1 Nisan tarihli faks mesajınıza verilen cevap.Here is our answer to your fax message dated April 1st.
Muhabir kaynaklarının adını vermeyi reddetti.The reporter refused to name his sources.
Muhabir: Bana bir örnek verebilir misin?Reporter: Can you give me an example?
Hasta ve yorgun, o, yatağa erken gitti.Sick and tired, she went to bed early.
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Dene ve sus.Try and calm down.
dene ve sakinleşTry and calm down.
Kollarını sıva ve işe giriş.Roll up your sleeves and get busy.
İklim, bitkilerin ve ağaçların büyümesini etkiledi.The climate affected the growth of trees and plants.
Eğer dikkatli olmazsan ,kayabilir ve buzlu basamakların üstüne düşebilirsin.If you're not careful, you might slip and fall on the icy steps.
Senin saçının biraz aşağı inmesine izin ver.Let your hair down a little.
Cesaretini topla ve yine yap.Take heart and do it again.
Kendine iyi bak ve iyi zaman geçir!Take care of yourself, and have a good time!
Boş ver!Never mind!
Sen akıllı ve zeki birisin.You've got a good head on your shoulders.
İnce espri konuşmaya lezzet verir.Wit gives zest to conversation.
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.I can do it if you give me a chance.
Şansınızı boş vererek değerlendirmeyin.Don't throw away your chance.
Sana istediğin kadar çok sayıda vereceğim.I'll give you as many as you like.
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Don't let your feelings show.
Tehlike geçti ve Tanrı unutuldu.The danger past and God forgotten.
Tehlikeler bir maceraya zevk verir.Dangers give relish to an adventure.
Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.It is essential to keep calm in a time of crisis and avoid going haywire.
Bir dilek tut ve mumları üfle.Make a wish and blow out the candles.
Aksi olmamalısın ve arkadaş canlısı olmalısın.You must not be stubborn and should be friendly.
Hatayı düzeltin ve dosyayı Bay Luxemburg'a iade edin.Correct the mistake and return the file to Mr Luxemburg.
Bana sizin ülkenizden bazı seyahat broşürleri verir misin?Would you give me some travel brochures from your country?
Turist danışma merkezi isteyen herkese bir şehir haritası verdi.The tourist information center gave a city map to whoever asked it.
Tüm gevşek düğümleri kontrol edin ve onları sıkı bağlayın.Check all the loose knots and fasten them tight.
Kısa ve öz bir açıklamaya ihtiyacım var.I need a concise explanation.
Müdür ona bir kupa verdi.The manager bestowed a trophy on him.
Çocukların fazla tatlı yemelerine izin vermemelisin.You shouldn't let children eat too many sweets.
Çevrenin tahribi dehşet vericidir.The destruction of the environment is appalling.
Hastaya izin verildi.The patient was allowed up.
Hastaya hemen ilaç verin.Give medicine to the patient right away.
Cömer olmaya çalış ve affet.Try to be generous and forgive.
Bana bir mola verin.Give me a break.
Hava soğuktu ve üstelik rüzgarlıydı.It was cold, and in addition, it was windy.
Soğuk havada dışarıya nefes verdiğinde nefesini görebilirsin.When you breathe out in cold weather, you can see your breath.
Bir çantaya ihtiyacım var. Bir tane ödünç verir misin?I need a bag. Will you lend me one?
Öğrencilerden bazıları Asyalı ve diğerleri Avrupalıydı.Some of the students were from Asia and the others were from Europe.
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
Eğitimi bitirinceye ve para kazanmaya başlayıncaya kadar beklemek zorunda kalacağım.I will have to wait till I finish schooling and start earning money.
Okul yaz için ara verecek.School will break for the summer.
Okul dokuzda başlar ve altıda biter.School begins at nine and is over at six.
Okula katkıların vergiden düşürülebilir.Your contribution to the school is tax-deductible.
Okul bize çadır verecek.The school will provide tents for us.
Okuldan eve giderken bir sağanağa yakalandım ve iliklerime kadar ıslandım.On my way home from school, I was caught in a shower and got wet to the skin.
Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.I can't promise anything, but I'll do my best.
Lütfen bana kentin bir haritasını verin.Please give me a map of the town.
Genellikle insanlar tüketim vergisine karşıdırlar.In general, people were against the consumption tax.
İngilizce öğretmenimiz genellikle çok ödev verir.As a rule, our English teacher gives a lot of homework.
Bazı ilaçlar bize zarar verir.Some medicine does us harm.
Size zarar verecek böyle kitaplar okumamalısınız.You must not read such books as will do you harm.
Biraz öksürük ilacı ve aspirin almalısın.You should buy some cough medicine and aspirin.
Öksürürken, hapşırırken veya esnerken ağzınızı kapatın.Cover your mouth when you cough, sneeze, or yawn.