ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yabancı biri yanıma geldi ve yolu sordu.A stranger came up to me and asked the way.
Tuhaf bir adam kaldırımda bir ileri ve bir geri yürüyordu.A strange man was walking back and forth on the pavement.
Mikroskop ve teleskop arasındaki farklılığı biliyor musun?Do you know the difference between a microscope and a telescope?
Kendinizi toparlamalısınız ve yaşama cesaretle katlanmalısınız.You must pull yourself together and face up to life.
Yüksel ve parla.Rise and shine.
Sebep ve sonuç birbirlerine tepki yaparlar.Cause and effect react upon each other.
Orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.The original and the copy are easily distinguished.
Kapının çaldığını duydum. Git ve kim olduğuna bak.I heard the doorbell ring. Go and see who it is.
Peşinde %10 indirim veririz.We give a 10% discount for cash.
Gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.Reality and fantasy are hard to distinguish.
Modern finans giderek karmaşık ve sofistike hale geliyor.Modern finance is becoming increasingly complicated and sophisticated.
Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.Because of modern communication and transportation systems, the world is getting smaller.
Çağdaş uygarlık, bilim ve eğitim temeli üzerine dayanmaktadır.Modern civilization rests on a foundation of science and education.
Bölgeye yerlilerin girmesine izin verilmiyor.The natives were not allowed to enter the district.
Yerlilerin bölgeye girmesine izin verilmiyor.The natives were not allowed to enter the district.
Söylemek ve yapmak iki farklı şeydir.Saying and doing are two different things.
Söyleyebileceğin şeyler var ve söyleyemiyeceğin şeyler var.There are some things you can say and some things you can't.
Bazı çocuklar dilleri kolaylıkla öğrenir ve bazıları da zorluklarla öğrenir.Some children learn languages easily and others with difficulty.
Onun aksanı onu ele verdi.Her accent gave her away.
Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.An individual has rights and responsibilities.
Kişisel bilgiyi vermemek bizim prensibimizdir.It is our policy not to give out personal information.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Eski binayı yıkmaya karar verdiler.They decided to pull down the old building.
Eski dönemlerde veba birçok insanı öldürmüştür.In ancient times, plagues killed many people.
Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.Salt was a rare and costly commodity in ancient times.
Eski astronomlar takımyıldızları fark ettiler ve onlara isimler verdiler.Ancient astronomers noticed constellations and gave them names.
Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.I like shopping in used-book stores and in used-clothing shops.
Yaşa ve yaşat.Live and let live.
Kapıyı aç ve köpeği içeri al.Open the door and let in the dog.
Gururu böylesine ahlaksız bir şey yapmasına izin vermezdi.His pride wouldn't allow him to do such a mean thing.
Öğleden sonra bir röportaj vereceğiz.We'll give an interview in the afternoon.
Daha sonra gelirim ve görüşürüz.I'll come and see you later.
Daha sonra, Chris utandı ve özür diledi ve Beth onu bağışladı.Later Chris felt ashamed and apologized, and Beth forgave him.
Nişanınızı tebrik etmeme izin verin.Let me congratulate you on your engagement.
Dikkatinizi bana verin, lütfen.Give me your attention, please.
Cennetten bir Ruhun bir güvercin olarak geldiğini ve onda kaldığını gördüm.I saw the Spirit come down from heaven as a dove and remain on him.
Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.The beggar was dizzy with hunger and fatigue.
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşar.Such fishes as carp and trout live in fresh water.
Operatör telefonu kapatmamı ve biraz beklememi söyledi.The operator told me to hang up and wait for a moment.
Bir araba kazası vardı ve trafik bir inç kımıldamadı.There was a car accident and the traffic didn't move an inch.
Işık dalgaları uzayda ve farklı türde malzemelerde yolculuk ederler.Light waves travel through space and various kinds of materials.
Işık ve ses dalgalar halinde iletilir.Light and sound travel in waves.
Parkta bazıları bankta oturdu ve diğerleri dolaştı.In the park, some sat on benches, and others strolled about.
Parkta çok sayıda erkek ve kız vardı.There were a great many boys and girls in the park.
Parktaki çim yeşil ve güzel.The grass in the park is green and beautiful.
Biz resmî ve özel işler arasına çizgi çizmeliyiz.We should draw the line between public and private affairs.
Ne söylediğimiz ve ne demek istediğimiz genellikle oldukça farklıdır.What we say and what we mean are often quite different.
Ağzını aç ve gözlerini kapat.Open your mouth and close your eyes.
Orada koşan çocuğa ve köpeğe bak.Look at the boy and the dog that are running over there.
Susadım. Lütfen bana içecek soğuk bir şey verin.I am thirsty. Please give me something cold to drink.
Boğazım ağrıyor ve ateşim var. Bir soğuk algınlığı ilacı alabilir miyim?My throat hurts, and I have a fever. Can I have some cold medicine?
Boğazım ağrıyor ve burnum akıyor.I have a sore throat and runny nose.
Sev veya sevme, bu ilacı almalısın.You must take this medicine, whether you like it or not.
Beğen veya beğenme, bunu hemen yapmalısın.Whether you like it or not, you must do it at once.
Beğen veya beğenme, işinden ayrılmamalısın.Whether you like it or not, you must stick to your work.
Hoşlan veya hoşlanma, görevini yapmalısın.You must do your duty, whether you like it or not.
Onlar fabrikayı kapatmaya karar verdiler.They decided to shut down the factory.
Neyse ki bir dalı tuttum ve düşmekten kurtuldum.Luckily, I got hold of a branch and was saved from falling.
Bereket versin ki, işkolik ölmedi.Happily, the workaholic did not die.
Tamamen iyileştiğimi haber vermekten mutluluk duyuyorum.I am happy to notify you that I have fully recovered.