ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm dikkatini yaptığın işe ver.Give your whole attention to what you are doing.
Erkek arkadaşın seni beklemekten usandı ve şimdi az önce gitti.Your boyfriend got tired of waiting for you and left just now.
Lütfen çantanı taşımama izin ver.Please allow me to carry your bag.
İnşallah ebeveynlerin evlenmemize izin verecekler.I hope that your parents will allow us to marry.
Adınız ve uçuş numaranız nedir?What's your name and flight number?
Annen ve baban evde miydiler?Were your mother and father home?
Bir örnek vermeme izin ver.Let me give you an example.
Size bir örnek vereyim.Let me give you an example.
Bana işi vermeniz için size güvenebilir miyim?May I count on you to get me the job?
Sana bir kitap verdim.I gave you a book.
Sizin için yeni olan birçok şeyi göstermeme izin verin.Let me show you many things which will be novel to you.
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.I'll do your shopping, clean up the house, and cook your dinner for you.
O sana herhangi bir zarar vermez.He won't do you any harm.
Sana okuyacak bir şey vereyim mi?Shall I give you something to read?
Sana küçük bir öğüt vermek istiyordum.I'd like to give you a piece of advice.
Size biraz tavsiye verirsem umursamayacağınızı ümit ediyorum.I hope you won't mind if I give you some advice.
Ben parayı sana vereceğim.I will give you the money.
Sana bu kitabı ödünç veremem.I can't lend you this book.
Sana verecek bir şeyim var.I have something to give you.
Sen ve o her ikiniz de çok naziksiniz.You and he are both very kind.
Seninle koltukları değiştirmeme izin ver.Let me exchange seats with you.
Sen ve ben ona hediyemizi vermeliyiz.You and I must give him our present.
Sen ve ben erkeğiz.You and I are men.
Sen ve ben eski arkadaşız.You and I are old friends.
Senin problemin ve benimki benzer.Your problem and mine are similar.
Sen ve Jane ne kadar süredir evlisiniz?How long have you and Jane been married?
Sen ve arkadaşların davetlisiniz.You and your friends are invited.
Önümüzdeki hafta geri getirmen şartıyla kitabı sana ödünç vereceğim.I'll lend you the book, provided you return it next week.
Onlara verdiğin paranın değerlendirileceğinden emin olabilirsin.You can be sure that the money you give them will be put to good use.
Ver gülüm, al gülüm.You scratch my back and I'll scratch yours.
Bana ödünç verdiğin dergi çok ilginç.The magazine which you lent me is very interesting.
Bana ödünç para verdiğin için naziksin.It is kind of you to lend me the money.
Sen bitirdiğinde gazeteyi okumama izin ver.Let me read the paper when you have finished with it.
Evlendiğinde ve çocukların olduğunda lafla peynir gemisi yürümediğini fark edeceksin.When you get married and have kids, you'll realize that actions speak louder than words.
Lütfen buradan uzaklaş ve canımı sıkmayı bırak.Please go away and stop annoying me.
Oradaki çocuk sana selam veriyor.The boy over there is bowing to you.
Onlar birçok çeşit yiyecek ve bakkaliye ürünü satarlar.They sell many types of food and grocery products.
Aspirin, penesilin ve sülfa ilaçlara alerjim var.I am allergic to aspirin, penicillin, and sulfa drugs.
İrlanda ve İngiltere deniz ile ayrılır.Ireland and England are separated by the sea.
Ai ve Mariko yakın arkadaşlar. Her yere beraber giderler.Ai and Mariko are close friends. They go everywhere together.
Buz hokeyi heyecan verici bir spordur.Ice hockey is an exciting sport.
Bana üç dondurma verin, lütfen.Give me three ice creams, please.
Tişört ve kot bu ortam için uygun değildir.T-shirts and jeans are not suitable for this occasion.
DNA örneklerinin saklanmasına izin verilmemelidir.It shouldn't be permitted to store samples of DNA.
D.H. Lawrence romancı ve şairdir.D.H. Lawrence is a novelist and poet.
A ve B arasındaki fark nedir?What is the difference between A and B?
7,10 ve 16 nın ortalaması 11 dir.The average of 7, 10, and 16 is 11.
Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.Got up at six, and left home at seven.
Saat altıdan beri bekliyordum ve yine de sıram gelmedi.I've been waiting since six o'clock and still my turn hasn't come.
Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.Children of six and above should attend school.
Altı aylık bir dönemden sonra bacağı iyileşti ve tekrar normale döndü.After a six month period, his leg was healed and is normal again.
Bana beş gün verin.Give me five days.
500.000 yenlik bir kişisel vergi muafiyetin var.You have a personal tax exemption of 500,000 yen.
Sen bana sadece elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Sen bana yalnızca elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Ürünün 50 seti için bize % 5'lik özel bir indirim verebilir misiniz?Are you able to grant us a special discount of 5% for 50 sets of the product?
500 Yen ödünç verebilir misiniz?Can you lend me 500 yen?
Kırk dakika önce sipariş verdik.We ordered 40 minutes ago.
Üç adım at ve atla.Take three steps and jump.
Üç gün içinde cevap vereceğim.I will answer within three days.