ve ile cümle

ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Venedik'e hiç gittin mi?Have you ever gone to Venice?
Betty bazı güller ve Jane bazı karanfiller getirdi.Betty brought some roses and Jane some carnations.
Hiçbir evcil hayvana izin verilmiyor.No pets allowed.
Bir evcil hayvana sahip olan hiç kimseye bu apartmanda yaşamasına izin verilmez.No one who owns a pet is allowed to live in this apartment building.
Evcil hayvanlara izin verilmediğini söylemeye gerek yok.It goes without saying that pets are not allowed.
Beth tamamiyle yeni kıyafetlerinden çok etkilenmiş ve mutluMary was very impressed with the professional appearance of her new outfit.
Beth çok sıkı çalışmak zorunda kaldı, ve şimdi o aç ve bitkin.Beth had to work very hard, and now she is hungry and exhausted.
Elinden geleni yap ve endişelenme.Do your best and don't worry.
Ben bir vejetaryenim, eğer uygunsa et yemeği tercih etmem.I'm a vegetarian, so I'd rather not have meat, if that's okay.
Pastırma veya sosis ister misiniz?Would you like bacon or sausage?
Onun siparişi pastırma ve yumurtadır.Bacon and eggs is his order.
Banyo yeterince sıcak değildi ve ben zevk alamadım.The bath was not hot enough and I was unable to enjoy it.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.Fred took a liking to Jane and started dating her.
Fred ve George arayı nöbetleşerek sürdüler.Fred and George took turns with the driving.
Gelin ve bize katılın.Come and join us.
Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca gibi diller Latince'den geliyorlar.Such languages as French, Italian and Spanish come from Latin.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.The French flag is blue, white and red.
Salıncak yukarı ve aşağı hareket ediyor.The swing is moving up and down.
Sadece dolaşalım ve bunun bizi nereye götürdüğünü görelim.Let's just wander and see where it takes us.
Bay Brown bana senin adını verdi.Mr Brown gave me your name.
Brown'lar iyi ve mutlu bir ailedir.The Browns are a fine and happy family.
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Brian'ın cüzdan ve banka hesabında az para var.There is a shortage of money in Brian's wallet and bank account.
Bana bir şişe şarap ver.Give me a bottle of wine.
Futbolda ve basketbolda merkez oynarım.I play center in football and basketball.
Başkan Bush dün televizyon ve radyoda önemli bir konuşma yaptı.President Bush gave an important address on TV and the radio yesterday.
Tarih ve adres genellikle mektupların başında yazılır.The date and address is usually written at the head of letters.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Philip ve Tom'un birbirleriyle ilişkisi var.Philip and Tom are related to each other.
Pembe ve gül benzer renklerdir.Pink and rose are similar colors.
Hiromi korkmasına rağmen, bungee-jumpingi göze almaya karar verdi.Hiromi decided to risk bungee-jumping, even though he was scared.
Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.Bill didn't work hard enough and so he failed.
Bill çıldırdı ve Dick'e ağzına geleni söyledi.Bill got mad and called Dick names.
Bill sinirlendi ve Dick'e küfretti.Bill got mad and called Dick names.
Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.Bill got up so early that he caught the first train.
Bay Hilton evini satmak isteyince gazeteye ilan verdi.When Mr Hilton wanted to sell his house, he advertised it in the newspaper.
Bill ve Joan şekeri aralarında paylaştırdılar.Bill and Joan divided the candy between them.
Bill, kapıya cevap ver.Bill, answer the door.
Philip, Andrew ve Peter gibi, Bethesda kasabasındandı.Philip, like Andrew and Peter, was from the town of Bethesda.
Dolu ekinlere zarar verdi.The hail harmed the crops.
Biri İngilizce konuşur ve diğeri Japonca konuşur.One speaks English, and the other speaks Japanese.
Bir dergi erkekler için ve diğeri kızlar için.One magazine is for boys, and another for girls.
Hava çok soğuktu ve sonra üstüne üstlük çok geçmeden yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and then before long, on top of that, it began to rain.
Koyun bize yün verir.Sheep provide us with wool.
Tokyo ve Shin-Osaka arasını Hikari üç saat ve on dakika içinde koşar.The Hikari runs between Tokyo and Shin-Osaka in three hours and ten minutes.
Fıstık ezmesi ve jöle, lütfen.Peanut butter and jelly, please.
Beatles 1996 yılında Tokyo'da beş konser verdi.The Beatles gave five concerts in Tokyo in 1996.
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Peter, çocuksu kızlardan bıktı ve gerçekten olgun bir kadınla tanışmak istedi.Peter was fed up with childish girls and wanted to meet a really mature woman.
Peter ve ben sık sık sinemaya giderdik.Peter and I would often go to the movies.
Peter ve Carol'un tatillerini geçirecekleri yerde araları açıktı.Peter and Carol were at odds with each other over where to spend their vacation.
Piyano akortsuzdu; çok kötü ses veriyordu.The piano was out of tune; it sounded very bad.
Ekmek ve süt iyi yiyeceklerdir.Bread and milk are good foods.
Ekmek un, su ve maya'dan yapılır.Bread is made from flour, water and yeast.
Bir sürü ekmeğimiz var ve tereyağına gelince gereğinden fazlasına sahibiz.We have lots of bread, and as for butter, we have more than enough.
İki hamburger ve bir kola alabilir miyim lütfen?Can I have two hamburgers and a coke, please?
Biraz ekmek ve süte ihtiyacım var.I need some bread and milk.
Lütfen külot ve sütyenin hariç tüm elbiselerini çıkar.Please take off all your clothes except your underpants and bra.
Sevgililer Günü'nde onlara çikolata vermeyi durduracağız.I'll stop giving them chocolate on Valentine's Day.
Aralık ayında Bali'de hava son derece sıcak ve nemlidir.It is extremely hot and humid in Bali in December.

İlgili Sayfalar