ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ben heyecan verici bir hikaye okudum.I read an exciting story.
Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldıPat stripped off his clothes and dived in.
Git ve onlara yardımcı ol, Bud.Go and help them, Bud.
Onu doğruca bana ver.Give it to me straight.
Bana kesin bir cevap verin.Give me a definite answer.
Bana kesin bir cevap ver.Give me a definite answer.
Ekmek ve tereyağı benim her zamanki kahvaltımdır.Bread and butter is my usual breakfast.
Ekmek ve tereyağından başka bir şey yemedim.I ate nothing but bread and butter.
Ekmek ve tereyağı onların normal kahvaltısıdır.Bread and butter is their usual breakfast.
Pasaportunuzu görmeme izin verir misiniz?Would you mind letting me see your passport?
Pasaportuna ve üç adet fotoğrafa ihtiyacım var.I need your passport and three pictures.
Otobüs yukarı ve aşağı şiddetle sarstı.The bus rocked heavily up and down.
Bazen otobüsle ve bazen arabayla giderim.Sometimes I go by bus and sometimes by car.
Otobüs durdu ve biz bindik.The bus stopped and we got on.
Otobüs, okul ve istasyon arasında çalışır.The bus runs between the school and the station.
Otobüs, tren ve uçaklar yolcu taşırlar.Buses, trains and planes convey passengers.
Sinekler ve sivrisinekler onun meditasyonuna müdahale ettiler.Flies and mosquitoes interfered with his meditation.
Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.Acid fruits like pineapples and lemons are sour.
Motosiklete binmeyi ve hard rock konserlerini severim.I love biking and hard rock concerts.
Partide bir sürü şarkı söyledik ve dans ettik.We did a lot of singing and dancing at the party.
Niçin bir parti vermiyorsun?Why don't you have a party?
Partiye katılıp katılmayacağıma henüz karar vermedim.I haven't decided yet whether I will attend the party.
Partiye gitmeye karar vermeme rağmen, bunu dört gözle beklemiyorum.Though I have decided to go to the party, I'm not looking forward to it.
Eğer onu partide görürsen ona selam ver.Please say hello to her if you see her at the party.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Bir satış avantajından yararlandım ve üç kazak aldım.I took advantage of a sale and bought three sweaters.
Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde kışın çok kar olur.In such countries as Norway and Finland, they have lots of snow in winter.
Tokmağı çevir ve kapıyı aç.Turn the knob and open the door.
Boğazım ağrıyor ve hafif bir ateşim var.I have a sore throat and a slight fever.
Notlarına bakmama izin verir misin?Could you let me see your notes?
Defterinizi ve kalemlerinizi çıkarın.Get out your notebooks and pens.
Fare koştu ve kedi onu kovaladı.The mouse ran and the cat ran after him.
Sıçanlar veba taşırlar.Rats carry the plague.
Biz bir sağanağa yakalandık ve iliklerimize kadar ıslandık.We were caught in a shower and got wet to the skin.
Bir sağanağa yakalandım ve sırılsıklam oldum.I was caught in a shower and was drenched to the skin.
New York havası yaz mevsiminde sıcak ve nemlidir.New York weather is hot and humid in the summer.
New York ve Tokyo arasında doğrudan uçuşlar son zamanlarda başlamıştır.Direct flights between New York and Tokyo commenced recently.
Yeni Zelanda, koyunların ve ineklerin bir ülkesidir.New Zealand is a country of sheep and cows.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Devam edin ve istediğiniz bir şey ile başlayın.Go ahead and start with anything you like.
Nancy kendisi için hiçbir şeye karar veremez.Nancy can't decide anything for herself.
Nancy ve Jane beş buçukta eve gitmek zorunda kaldı.Nancy and Jane had to go home at five-thirty.
Napoli'yi gör ve sonra öl.See Naples and then die.
Peçeteleri katla ve her tabağın yanına bir tane koy.Fold the napkins and put one by each plate.
Bana içecek güzel bir şey ver.Give me something nice to drink.
Onun görüşünü destekleyememizin nedeni aşağıda verilecektir.The reason why we cannot support his view will be given below.
Çünkü o ilginç ve güzel bir şehirdir?Because it is an interesting and beautiful city?
Niçin? Çünkü Terry Tate her zaman acilen cevap verdi, nedeni odur.Why? Because Terry Tate always replied promptly, that's why.
Öyle bir kişiye ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Öyle bir insana ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?Why does the US government let people have guns?
Neden Amerikalı anne ve babalar çocuklarını övüyorlar?Why do American parents praise their children?
Niçin ve nasıl olduğunu sorduğunda bilim başlar.Science begins when you ask why and how.
Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.A promise made is a debt unpaid.
Lütfen bana bıçağını ödünç ver.Please lend me your knife.
Bana bıçağınızı ödünç verir misiniz?Will you lend me your knife?
Bıçağını bana ödünç verir misin?Would you lend me your knife?
Bıçak ve çatal kullanımı ile ilgili olarak bir kural vardır.There is a rule concerning the use of knives and forks.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.