ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Üç blok daha yürü ve müzeyi sol tarafında bulacaksın.Walk three more blocks and you will find the museum on your left.
Mary'ye işvereni tarafından bir zam verildi.Mary was given a raise by her employer.
Mary ve Jane kuzendir.Mary and Jane are cousins.
Mary ve Jane kuzenlerdir.Mary and Jane are cousins.
Meg ve Ken bankta oturdu.Meg and Ken sat on the bench.
Meksika'da bir devrim patlak verdi.A revolution broke out in Mexico.
Git ve Mary'yi kaldır.Go and wake up Mary.
Mary çok hasta ve korkarim ki o ölüyor.Mary is very ill and I'm afraid she is dying.
Mary bana Amerikalı bir bebek verdi.Mary gave me an American doll.
Mary bana bir Amerikan bebeği verdi.Mary gave me an American doll.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Mary annesine daha sık yardım edeceğine söz verdi.Mary promised her mother that she would help her more often.
Mary ve kız kardeşi, hasta annelerine nöbetleşe baktılar.Mary and her sister took turns at looking after their sick mother.
Mary ve ben aynı sınıftayız.Mary and I are in the same class.
Mary ve ben iyi arkadaşlar olduk.Mary and I became good friends.
Mary ve ben dün yatakta hastaydık.Mary and I were ill in bed yesterday.
Mary ve ben uzun yıllar boyunca birbirimizi tanıyoruz.Mary and I have been acquainted with each other for many years.
Mary ve ben yıllarca yakın arkadaşlar olmayı sürdürdük.Mary and I remained firm friends for years.
Mary ve benim aynı trende olmamız, tamamen bir tesadüftü.It was sheer coincidence that Mary and I were on the same train.
Mary ve John tartıştılar, ancak bir süre sonra barıştılar.Mary and John quarreled, but made up after a while.
Mary ve John'un dışında odada kimse yoktu.There was no one in the room besides Mary and John.
Mary ve John dışında odada kimse yoktu.There was no one in the room besides Mary and John.
Herkese karşı kaba davranamazsın ve sonsuza dek onun yanına kalacağını bekleyemezsin.You can not be rude to everyone and expect to get away with it forever.
Herkes ona karşı çıktı fakat her şeye rağmen Mary ve John evlendi.Every one opposed it, but Mary and John got married all the same.
Herkesten bir veda hediyesi aldım.I got a farewell present from everyone.
Bama bir bardak süt verir misin?Will you give me a glass of milk?
Bana bir bardak daha süt verir misin?Will you give me another glass of milk?
Hepinize Mutlu Noeller ve mutlu bir yeni yıl diliyorum.I wish you all a merry Christmas and a happy new year.
Mademki hepimiz buradayız veda partisine başlayabiliriz.Now that we are all here, we can start the farewell party.
Bayanlar ve baylar, gemiye hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Bayanlar ve baylar, uçağa hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Az pişmiş et ve bir patates, lütfen.Medium-rare and a potato, please.
Mick bebeğe Richard adını verdi.Mick named the baby Richard.
Mayuko okuyor ve Meg tablo yapıyordu.Mayuko was reading and Meg was painting.
Mayuko benim soruma cevap veremedi.Mayuko could not answer my question.
Mayuko'yu sana tanıtmama izin ver.Allow me to introduce Mayuko to you.
Size Mayuko'yu tanıtmama izin verin.Allow me to introduce Mayuko to you.
Toplanalım ve onu tartışalım.Let's get together and talk it over.
O, kibritlerini hissetti ve onları arka cebinde buldu.He felt for his matches and found them in his back pocket.
Doğru devam edin ve onu bulacaksınız. Mutlaka görürsün.Go straight ahead and you will find it. You can't miss it.
Düz gidin ve mağazayı bulacaksınız.Go straight on, and you will find the store.
Max Julie'ye veda partisine niçin gidemediğini açıkladı.Max explained to Julie why he could not go to her farewell party.
Henüz karar vermedim ama uçmayı trenle gitmeye tercih ederim.I haven't decided yet, but I prefer flying to going by train.
Henüz karar vermedim ama gitmeden önce sana bildireceğim.I haven't decided yet, but I'll let you know by the time we leave.
Henüz karar vermedim.I haven't made up my mind yet.
Henüz karar vermedin mi?Haven't you decided yet?
Seni tekrar görmeme izin verir misin?Will you let me see you again?
Eğer şansını yakalarsak, başka bir vesile ile bir araya gelelim.If we have the chance, let's get together on another occasion.
Ben henüz karar vermedim.I haven't decided yet.
Öncelikle onun adını ve adresini bul.First find out her name and address.
İlk olarak isim üzerinde karar vermek zorundayız.In the first place we have to decide on the name.
Önce ne yapılacağına karar vermeliyiz.We should determine what is to be done first.
Önce nereye gideceğimize birlikte karar verelim.Let's decide together where to go first.
Gemi direği kırıldı ve gemimiz akıntıya kapılıp gitti.The mast broke and our ship went adrift.
Masako, Japonya'da liseyi bitirdi ve sonra Harvard'dan mezun oldu.Masako finished high school in Japan and then graduated from Harvard.
Rahibe Teresa'ya Nobel ödülü verildi.Mother Teresa was given the Nobel prize.
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.Mother Teresa was a Catholic nun who lived and worked in Calcutta, India.
Meyer ve arkadaşları tarafından yapılan çalışma olağandışıydı.The study by Meyer and his colleagues was unusual.
Michael, bu babanın ve benim buluştuğumuz ilk restorandır.Michael, this is the restaurant where your father and I had our first date.
Michael, bu, babanın ve benim ilk randevumuzun olduğu restorandır.Michael, this is the restaurant where your father and I had our first date.