ve ile cümle

ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Sevgi ve Barış.Love and Peace.
Yuvamızı sevgi ve mutluluk dolu yapacağımızı umuyoruz.We hope we will make our home full of love and happiness.
Sevmek ve sevilmek en büyük mutluluk.To love and to be loved is the greatest happiness.
Hayattaki en büyük mutluluk sevmek ve sevilmek.It is the greatest happiness in life to love and to be loved.
Hepimiz, seni ve aileni görmeye can atıyoruz.We are all looking forward to seeing you and your family.
Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.All of us are connected with the past and the future as well as the present.
Düşünmek için bazen ara vermeliyiz.We should sometimes pause to think.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.
Bana ya özgürlük verin ya da ölüm verin!Give me liberty or give me death.
Ona ödünç para verecek kadar aptal değilim.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar akıllıyım.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar mantıklıyım.I know better than to lend him money.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Bir eş ve çocuk istiyorum ve bu nedenle bana bir ev lazım.I want a wife and children, and so I need a house.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.I have a cat and a dog.
Toplantıyı önümüzdeki pazara kadar ertelemeye karar verdik.We decided to put off the meeting until next Sunday.
Müzikten hoşlanırım ve her gün dinlerim.I like music, and I listen to it every day.
O okulda bana eğitim verildi.I was given training in that school.
Londra'dayken Mary ve John'la karşılaştım.I met Mary and John when in London.
Ve onu üç günde tekrar kaldıracağım.And I will raise it again in three days.
Çabalarımız yakında meyvesini verecek.Our efforts will soon bear fruit.
Şimdi toplantı için yer hakkında karar vermek gerekli değil.It isn't necessary to make a decision now about where we'll meet.
Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.On the way to London Mr Higgins told Tom and Susie many interesting things.
Roger buz üzerinde kaydı ve bacağını incitti.Roger slipped on the ice and hurt his leg.
İpi tut ve seni yukarı çekeceğim.Take hold of the rope, and I'll pull you up.
Rosie'ye saat on bire kadar yatmaması için izin verildi.Rosie was allowed to stay up till eleven o'clock.
Kraliyet Shakespeare Şirketi önümüzdeki hafta Venedik Tüccarını sunuyor.The Royal Shakespeare Company is presenting The Merchant of Venice next week.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.The evening performance at the Royal Theater had ended, and the audience had gone home.
Limon ve misket limonu asitli meyvedir.Lemons and limes are acidic fruits.
Dün raporumu verdim.I handed in my report yesterday.
Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.I am terribly busy because the report deadline is near.
Birçok restoranlar ve barlar Itsutsugi caddesindedir.Many restaurants and pubs are on Itsutsugi Street.
Başkan Reagan'ın vergi programı işe yaramadı.President Reagan's tax program has not worked.
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.Lucy came closer to the boy and laid her hand on his head.
Lucy ve köpeğini ezen onun arabasıydı.It was his car that ran over Lucy and her dog.
Elma ağaçları yaşlandı ve yenileri ekildi.The apple trees grew old and new ones were planted.
Lincoln kölelere özgürlük verdi.Lincoln granted liberty to slaves.
Lincoln, ülkedeki bütün kölelerin serbest bırakılması emrini verdi.Lincoln ordered that all the slaves in the country should be set free.
Yoğun saatlerde okula gitmek yorucu ve tatsızdır.Going to school during the rush hour is tiring and unpleasant.
Las Vegas' ta zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.It's easy to lose track of time when you are in Las Vegas.
TV ve radyo ile haber iletişimi artık çok yaygın.The communication of news by TV and radio is very common now.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Ren, Fransa ve Almanya arasındaki sınırdır.The Rhine is the boundary between France and Germany.
Ren nehri Fransa ve Almanya arasında akar.The Rhine runs between France and Germany.
Ben çakmağı burada bir yere koydum ve şimdi onu bulamıyorum.I put my lighter down somewhere and now I can't find it.
Aslan kocaman ağzını açtı ve kükredi.The lion opened its huge mouth and roared.
Aslan ve kaplan kedinin iki farklı türüdür.The lion and the tiger are two different species of cat.
Aslanlar ve leoparlar arasındaki fark nedir?What's the difference between lions and leopards?
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Size daha iyi hizmet verebilmek için, çağrınız izlenebilir.In order to serve you better, your call may be monitored.
Yoshio kişilik olarak annesine ve görünüş olarak babasına benziyor.Yoshio resembles his mother in personality and his father in appearance.
Eğer istersen sana bir tane ödünç veririm.I'll lend you one if you like.
Üzerinde düşünmem için bana birkaç gün daha ver.Give me another couple of days to think it over.
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Tüm işler ve hiçbir oyun Jack'i sıkıcı bir çocuk yapmaz.All work and no play makes Jack a dull boy.
Avrupa'ya gitmek yerine Amerika'ya gitmeye karar verdim.Instead of going to Europe, I decided to go to America.
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.

İlgili Sayfalar