Ana içeriğe geç
Sözlük

vazife ile cümle

vazife kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuklarına öğretmeyen, onlara karşı dînî ve insânî vazîfesini yapmamış olur.К своим ученикам была внимательна, не жалела для них времени и средств.
Sancağın muhafazası Silahlı Kuvvetlerin mukaddes vazifesidir.Кроме того, запланировано усиление охраны границы вооружённым спецназом.
İttihat ve Terakki'nin ilim şubesinde vazife yaptı.وَقَرَأَ سَعِيد بْن جُبَيْر " لِوَالِدِي " بِكَسْرِ الدَّال عَلَى الْوَاحِد .
"Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım"."يا مكحل عيوني بالسهر".
Vazifem nedir?ما هو السلوك.
Düz olan üst kavkı (kabuk) kapak vazifesi görmektedir.وفصل في إثبات رؤية الله سبحانه بالأبصار في الآخرة.
Mısır'da uzun bir süre kâdılık vazifesinde bulundu.ولها تاريخ طويل في مصر.
Bizim vazifemiz müspet hareket etmektir.ما العمل؟ المسائل الملحة لحركتنا.
Sancağın muhafazası Silahlı Kuvvetlerin mukaddes vazifesidir.وهو الآن محفوظ في خزانة الاتحاد تحت حراسة مشددة.
Bu defa ki vazife süresi 2 yıl sürer.تستغرق عملية الاختيار عامين.
Seçimin amacı anayasa taslağını hazırlamakla vazifeli 23 kişilik bir komisyonun üyelerini tespit etmekti.عقدت عملية السحب لتحديد قائمة ال56 عضوا الذين سيشملهم التغيير.
O, vazifesini yaptı.أنجزت مهمتها.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Como parte desta abordagem, atuou como Diretor de Estudos do ICR.
Dîvân-ı Hümâyûn çavuşları ve tezkireciler de Dîvân’da vazîfeliydiler.Havia ainda os salões (do Carmo e de São José) para homens e mulheres.
DNA'nın sentezinde vazife alır.Desta maneira interfere na função do DNA.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.Nessa expedição, morreu o seu pai a 10 de outubro de 19.
"Bu senin vazifen, sahneye taşıyacaksın." dediler.«Vai-Vai conta sua história em exposição».
Yumuş, iş, görev, vazife.Acerca de, a respeito de, quanto a, sobre.
Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar"."Den inwoonderen zijn hunne wetten en voorreghten vergunt."
Bu vazife ile huzurunuza geldim.” dedi.Daarom heb ik hier vrede mee."
"Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım".Ik wil dat de ogen van mijn volk opengaan."
Bu vazife en sonunda, saf ve uygulamalı kimyada uluslararası birlik tarafından alındı (IUPAC).Dit rapport stelde hij voor op de Union internationale de la chimie pure et appliquée.
Bunların idari ve askeri vazifeleri vardı.De orde had manschappen en middelen nodig.
Dronların tek vazifesi kraliçe arı ile çiftleşmektir.Het is de taak van darren te paren met de koningin.
Fakat düşmanlarının entrikaları sonucu sancak beyi vazifesine indirilmiştir.De duivel zat vóór zijn verbanning aan de linkerzijde van God.
60 yıl boyunca bu vazifeyi devam ettirdi ve 80 yaşında vefat etti.Hij werd toen tachtig jaar oud en zat zestig jaar in het vak.
Bu vazifesini yapıp Medine’ye döndükten sonra da Kur’an ve din bilgilerini öğretmeye devam etti.En dat hij tot hen kwam bij gesloten deuren en hen troostte en hen leerde.
Yalnızca bu koruma vazifesini yerine getirmeli, başka bir iş yapmamalıdır.Ze besloot om alleen nog maar eigen werk te gaan spelen, en geen covers meer te doen.
Tahsil yapmak senin vazifendir.Het is je plicht om te studeren.
Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığı vazifesini de üstlendi.Pozostała po nim wdowa prosi o westchnienie do Boga.”
Yalnızca bu koruma vazifesini yerine getirmeli, başka bir iş yapmamalıdır.Nie czyni się żadnych innych starań mających za zadanie jego ochronę, gdyż nie ma takiej potrzeby.
Bu vazife ile huzurunuza geldim.” dedi.Nasze myśli są z wami.”
Birinci vazifen ...Na pierwszym miejscu...
Vazife süreleri bir yıldır.Zależy on od pory roku.
Ancak Gorbaçov 25 Aralık 1991'de Devlet Başkanlığı vazifesinden istifa etti.Gorbaczow zrezygnował z prezydentury 25 grudnia.
II. Dünya Savaşında ABD Ordusunda 3 sene vazife yaptı.W trakcie II wojny światowej przez trzy lata służył w United States Army.
Dronların tek vazifesi kraliçe arı ile çiftleşmektir.Ich jedyną funkcją jest dostarczenie królowej nasienia.
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Na stanowisku tym pozostawał do roku 1890.
Bu vazife ile huzurunuza geldim.” dedi.Du har spårat ur!".
Bunun üzerine ölünceye kadar aynı vazifede kalmak şartıyla Üsküp Kadılığına tayin edildi.Han hade för avsikt att göra det samma i Serafimerordensgillet, då han avled.
Bunların vazifeleri gırtlak iç yüzünün daima nemli kalmasını sağlamaktır.Du skall jämt vara glad över ditt tungomål.
3 ay 10 gün bu makamda kaldıktan sonra vazîfeden alındı.Efter att det stått tomt i 30 år såldes det.
Bu kurul fabrikasının politik ve ekonomik hayatın yerine getirme vazifesi alıyor.Föreningen arbetar för regionens ekonomiska och politiska framtid."
Bu vazifedeyken padişahın itimat ve teveccühünü kazandı.I denna ställning vann han kungens synnerliga förtroende och vänskap.
Düz olan üst kavkı (kabuk) kapak vazifesi görmektedir.För svamparten, se Kopparspik (svamp).
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.В рамках цього підходу він діяв в якості Директора з вивчань в ICR.
İkinci kat ek tribün vazifesini de görüyor ofisler, 200 yerlik lokanta ve konferans salonu sığıyor.Другий ярус будівлі служить додатковою трибуною, а також вміщує офіси, ресторан на 200 місць і конференц-зал.
Vazife kavramı, neo-spiritüalizm’in temel kavramlarından biridir.Ці ідеї і є основними характеристиками неоконсерватизму.
Bugünkü belediye zabıta memurlarının vazifesini o dönemde muhtesipler görmekteydi.Міські закони строго регулювали тривалість робочого дня в ті часи.
Sancağın muhafazası Silahlı Kuvvetlerin mukaddes vazifesidir.«Основи навігаційного забезпечення збройних сил.
Yumuş, iş, görev, vazife.Vývoj, Problémy, úkoly.
Ancak Gorbaçov 25 Aralık 1991'de Devlet Başkanlığı vazifesinden istifa etti.Na funkci prezidenta Gorbačov rezignoval dne 25. prosince 1991.
II. Dünya Savaşında ABD Ordusunda 3 sene vazife yaptı.Během druhé světové války strávil tři roky v americké armádě.
Dîvân-ı Hümâyûn çavuşları ve tezkireciler de Dîvân’da vazîfeliydiler.Samice a samci zesilují pouto mezi sebou vzájemným pročechráváním peří.
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Funkci zastával až do roku 1890.
Bu kurul fabrikasının politik ve ekonomik hayatın yerine getirme vazifesi alıyor.Jádrem této práce byla myšlenka, že politická a finanční správa celé monarchie musejí tvořit jediný celek.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Parte din această abordare a fost și rolul său ca Director de Studii la ICR.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.În acea confruntare însă și-a găsit moartea, probabil în data de 29 aprilie.
Satranç partisi onun için kutsal bir vazife."A fi uniți pentru a le face respectate este o datorie sacră”.
Ayrıca üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokmakta ve kulak kabartmakta üzerine yoktur.És ismét beleüti az orrát abba, ami nem tartozik rá.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod