Ana içeriğe geç
Sözlük

vazife ile cümle

vazife kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.And give thou good tidings unto the good-doers.
Kadınların hakları, örfe uygun bir şekilde vazifelerine denktir.Unto women is due likes that which is due from women reputably.
Resule düşen (vazife), ancak duyurmadır.The Messenger’s sole duty is to convey.
Ben vazifemi yapıyorum.Work in your place; and I too am at work.
Tahiri'ye göre, KSV partiyle vatandaşlar arasında bir köprü vazifesi görecek.According to Tahiri, the QSF will serve as a bridge between the party of and citizens.
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.He continued in this position until the 1890s.
Servet-i Fünûn ve Milli Edebiyat arasında köprü vazifesi görmüştür.It served as a bridge between Servet-i Fünûn and National Literature.
ACE2'nin başlıca görevi, ACE için bir karşı denge vazifesi görmektir.The primary function of ACE2 is to act as a counter balance to ACE.
Benim tek vazifem bas çalmak değil.My job is not just to play bass.
Gürcü ziyafetinde tamada çok önemlidir ve bu geleneksel vazife çok saygı duyulan bir roldür.In a Georgian feast, the role of the tamada (toastmaster) is an important and honoured position.
Vazifesini bırakmasını bilirse şerefli bir iş yapmış olur" dedi.Unterläßt er jedoch die Tat, dann wäre er ein Verräter vor seinem eigenen Gewissen.
Yumuş, iş, görev, vazife.Arbeit, Dienst, Pflicht!
Yaz azylarında cami Kur'an kursu olarak vazife görmektedir.Im Sommer bilden sich an den befallenen Stellen Konidien (Sommersporen).
1943 – 1945 yıllarında Erzurum 9. kolorduda askeri adli hâkim olarak askerlik vazifesini yaptı.1943/44 musste Hansch als Soldat im Strafbataillon 999 Kriegsdienst leisten.
Genel olarak kadınlar ev hanımı vazifesini yaparlar.Dinge, um die sich die Hausfrau kümmern soll.
Bu vazife ile huzurunuza geldim.” dedi.Doch ziehe ich den Traum vor, denn darin bist du ganz mein“.
Bunların idari ve askeri vazifeleri vardı.Diese hatten militärische und gerichtliche Funktionen.
Vazife kavramı, neo-spiritüalizm’in temel kavramlarından biridir.Freges Theorem ist eine der Grundlagen des Neo-Logizismus.
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Diese Position behielt er bis 1890.
Dîvân-ı Hümâyûn çavuşları ve tezkireciler de Dîvân’da vazîfeliydiler.Den Witwen, Waisen oder Armen (sind) / Almosen von ihr für die (Vergebung ihrer) Sünde (gespendet worden).
Düz olan üst kavkı (kabuk) kapak vazifesi görmektedir.Dabei blicken sie in die Himmelsrichtung, in welcher sich der Schrein befindet.
Askerlik hizmetinin vatani bir vazife olduğu ilan edilerek zorunlu askerlik başlatıldı.Die im Grundgesetz vorgesehene militärische Dienstpflicht wurde ausgesetzt.
Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığı vazifesini de üstlendi.Dabei gelobten die Ständevertreter ihm die Treue.
Bu planlar onaylanmış ve Markham, 29 yaşında tüm işlemden vazife başına tayin edilmiştir.Sa proposition est approuvée et Markham, alors âgé de 29 ans, est chargé de l'ensemble de l'opération.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Dans le cadre de son approche, il incarne le rôle de Directeur des études à l’ICR.
Role vazifesi görür.La reconnaissance de visage.
Düz olan üst kavkı (kabuk) kapak vazifesi görmektedir.Pour le gril costal, voir Côte (os).
Bu sayede kralın kayıtsız sultası kalkmış, kral ve derebeylerin karşılıklı vazifeleri belirlenmişti.Seul l'ordre de la noblesse était à peu près partagé entre ligueurs et candidats du roi.
Yumuş, iş, görev, vazife.Besatzung, Arbeit, Folgen.
Bu defa ki vazife süresi 2 yıl sürer.Celle-ci durera 2 années période de deux ans.
Her şeyden önce vazife.El deber antes que todo.
Bu planlar onaylanmış ve Markham, 29 yaşında tüm işlemden vazife başına tayin edilmiştir.Estos planes fueron aprobados y Markham, de 29 años, fue puesto a cargo de toda la operación.
Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar".Ejercerá las funciones que le encomienda la Constitución y la presente Ley».
Yumuş, iş, görev, vazife.Trabajo, trabajo, trabajo...
Yaş haddini doldurduğu halde Meclis-i Vükelâ kararıyla vazifeye devamı sağlandı.En ella Azabache cuenta su vida desde que es un potrillo hasta su vejez.
Bu vazifeyi yapabilmesi için bu vitaminin 5,10- metiltetrahidrofolat halinde olması gerekir.Antivirus 5.0 es capaz de hacer eso.
"Bu senin vazifen, sahneye taşıyacaksın." dediler.«Pondrán su nombre al estadio en su honor».
İnşaat mühendisliği öğrenimi gördükten sonra, bir inşaat işletmesinde idareci olarak vazife aldı.Después de las inspecciones de los ingenieros estructurales, se consideró en riesgo de colapso.
Bunların idari ve askeri vazifeleri vardı.Entre estos derechos y deberes se encontraba el ejército.
İkinci Dünya Savaşı sırasında yapı daha çok ikaz ve gözetleme kulesi olarak vazife gördü.En la segunda guerra mundial, la enfermería adquirió mayor importancia y relieve.
15 yaşında eğitimini tamamlayarak vazifeye başladı.A los cincuenta años comenzó sus enseñanzas.
Bir başka deyişle aynı dili konuşamayan iki ağ arasında tercüman vazifesi görür.En otras palabras, facilita la comunicación entre personas que no hablan el mismo idioma.
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Continuó en su cargo hasta el año 1890.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Nel quadro di questo approccio, svolse la mansione di Direttore degli Studi dell'ICR.
Birinci vazifen ...(EN) Amore al primo...
Bizim vazifemiz müspet hareket etmektir.Aspettatevi la nostra totale mobilitazione.
Bu vazifeden Anadolu kazaskerligine atandı.È separato da quest'ultimo dall'Agassizjoch.
Bu 8 fiilden ilk 5'i yapılması; son 3'ü ise yapılmaması, yani terki istenen vazifelerdir.A John rimane soltanto un ultimo comandamento: il 5o, NON UCCIDERE.
Satranç partisi onun için kutsal bir vazife."Unirsi per farli rispettare è un sacro dovere.”
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Tale affiancamento durò fino al 1890.
Ancak Gorbaçov 25 Aralık 1991'de Devlet Başkanlığı vazifesinden istifa etti.Il 25 dicembre 1991 Gorbačëv si dimise da presidente dell'Unione Sovietica.
60 yıl boyunca bu vazifeyi devam ettirdi ve 80 yaşında vefat etti.Visse il resto della sua vita qui, fino alla morte avvenuta all'età di 80 anni.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Частью этого подхода была его работа директором по изучению в ICR.
"Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım".«Я готова размозжить своё лицо.
Bu vazife ile huzurunuza geldim.” dedi.Вы по своей воле приехали“.
Vazifem nedir?Что такое обязательство?
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.Не приходя в сознание, скончался 28 сентября.
Vazifesini bırakmasını bilirse şerefli bir iş yapmış olur" dedi.И если ты найдёшь нужным ещё что-либо исправить, то исправляй».
Bir süre sonra şeyhi tarafından hilafet ve irşad ile vazifelendirilmiştir.Позже и к нему пришли богатство и популярность.
Vazifesi kurbanlar sayesinde tanrıların yaşamasını temin etmekti.При этом полагалось в благодарность Богу принести жертву.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod