vazgeçmez ile cümle
vazgeçmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Kadınların ölçü ve sırlarını bilen, onlara sevgiden vazgeçmez."He who knows the measure of women and their mystery will not renounce love for them.
Seven insan vazgeçmez; sadece köşede sessizce sabırla bekler.Ein liebender Mensch verzichtet nicht, sondern wartet mit Geduld in der Stille.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Wenn sie nicht fressen, verstecken sie sich unter Steinen.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Doch die Gewalt macht ihm keinen Spaß mehr.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Et si tu veux pas l'avaler, tu la recraches sur le chemin.
Sadece diyebilirim ki: ölürken bile yalan söylemekten vazgeçmezler.Di la verdad, o por lo menos no mientas.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Il giovane però non riesce a divertirsi.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Но он не топчется по их следам.
Fakat Vehip Paşa vazgeçmez.Однако, и на этом достижении Пикабиа не останавливается.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.فهو في بعض الأحيان ليس بالأمر الممتع.
Fakat Vehip Paşa vazgeçmez.وبالإضافة إلى ذلك، فإنه لا يثبط ناقلة GABA.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.À noite, não falta diversão.
Zayn vazgeçmez, haftalar sonra tekrar geri döner.Julia draait bij en na enkele weken heimwee keert ze terug.
İnsani değerlerden vazgeçmez.Mensen in hun waarde laten.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Jednak nie docierają na zabawę.
Fakat Vehip Paşa vazgeçmez.Автомобіль не повинен зупинятися.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Časem je to ale přestane bavit.
O ise asla takılmaktan vazgeçmez.Nikdy se nevzdáme, slyšíte?
Askinin reddedildiği için çok kizgindir ama yine de Rinaldo'ya karşı askından vazgecmez.Își celebrează triumful chiar dacă nu i-a supus pe deplin pe dardani.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.A könnyű szórakoztatásnál nem is akart többet elérni.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Samalla hän kuitenkin menettää tahattoman hauskuutensa.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Jos et usko, vedän sinua turpaan.
Sadece diyebilirim ki: ölürken bile yalan söylemekten vazgeçmezler.Μπορώ μόνο να πω ότι ακόμη και νεκροί θα ψεύδονται.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Stopper når den ikke er sjov længere.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Kalau kamu tidak menentangnya, kamu akan habis ditindasnya.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.もしそれをやめないなら、必ずあなたを石打ちにするであろう。
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.これが楽しくてやめられない。
İnsani değerlerden vazgeçmez.人間の尊厳とを奪うことはできない。
Somutçu şair kelimelerden vazgeçmez.蒲原は詩作を断念する事になる。
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.しかし彼女の足跡すらたどれなかった。
O ise asla takılmaktan vazgeçmez.但他始终都不屈服。
Fakat Vehip Paşa vazgeçmez.하지만 파커에 대한 비방은 멈춰지지 않았다.
O ise asla takılmaktan vazgeçmez.하지만 그는 결코 물러서지 않았다.
Mehmet vazgeçmez.Мег се отказва.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Unatoč tome, njegovo tijelo nije prestalo putovati.
Sadece diyebilirim ki: ölürken bile yalan söylemekten vazgeçmezler.Môžem povedať len toľko, že ani v hodine smrti sa nezastavia pred lžami.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.S strtim srcem ne more več zabavati množic.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Vieni manė, kad tokiu laiku negalima linksmintis.
Somutçu şair kelimelerden vazgeçmez.Poetė vengia tiesioginio jausmų išsakymo.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Tačiau toliau žygiuoti jai jau nebesisekė.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Ei lepita lõbusa elamusega vaid KÕIGE lõbusama elamusega.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Niipia kui sa esi üles ei võta, sis ma sulle näita.
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--:En leiden je zelfs tot de dood: Ondertussen verdragen, En laat ongeluk slaaf van geduld .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--:Und führen Sie sogar zum Tod: Inzwischen unterlassen, Und laß Unglück Sklave zu sein, Geduld .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolA dovede až k smrti: zatím nechte, ať se neštěstí otrokem trpělivost .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolA dovedie až k smrti: zatiaľ nechajte, nech sa nešťastie otrokom trpezlivosť .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolDan menuntun Anda bahkan sampai mati: menahan Sementara, Dan biarkan kesialan menjadi budak kesabaran .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolE levá-lo até a morte: forbear Enquanto isso, E deixe mischance ser escravo de paciência .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolÉs titeket is halálra: addig tűr, és legyen balszerencse kell rabszolgája türelemmel .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolEt vous mènera jusqu'à la mort: abstention attendant, Et laissez malheur sera l'esclave à la patience .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolE vi condurrà fino alla morte: astenersi frattempo, E che disgrazia essere schiavo di pazienza .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolI doprowadzić nawet do śmierci: zaniechać międzyczasie I niech pech być niewolnikiem cierpliwość .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolIn vas pripeljejo celo do smrti: medtem Uzdržavati, In naj mischance biti suženj potrpežljivosti .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolJa johtaa sinut jopa kuolemaan: välin esi-isä, ja anna epäonni olla orja kärsivällisyyttä .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yol그동안의 조상을, 그리고 불행은 인내로 노예가되어 봅시다 .-- : 그리고 심지어 죽음으로 이끌
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolOch leder dig ända till döds: tiden underlåta, Och låt missöde vara slav till tålamod .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolOg føre dig selv til døden: mellemtiden lade være, og lad Uheld være slave af tålmodighed .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolŞi vă duce chiar la moarte: abţine Între timp, şi să fie sclavul ghinion cu răbdarea .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolVà dẫn bạn thậm chí đến chết: tổ tiên khi chờ đợi, Và cho sự rủi ro được nô lệ để kiên nhẫn .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolY le llevará hasta la muerte: abstenerse Mientras tanto, Y que mala suerte ser esclavo de la paciencia .--