vazgeçme ile cümle

vazgeçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her şeyi en iyi kendisinin bildiği iddiasına sahip iki kişinin bu tavırdan vazgeçmelerinden söz ediyoruz.傲慢を脱ぎ捨てた 二人の人間なのです 武器を放棄して
- Hiç vazgeçmez misin sen?Você não desiste?
- Hiç vazgeçmez misin sen?- Не се отказваш? -
İki senedir bizi temsil ediyor... ...bu kadar gücü yoksa... ...o zaman mevkisinden vazgeçmeli.Ha az eltelt két év alatt nem tudott hozzászokni az időeltolódáshoz akkor ne legyen diplomata.
İki senedir bizi temsil ediyor... ...bu kadar gücü yoksa... ...o zaman mevkisinden vazgeçmeli.لقد مر عامان اذا لم يستطع التأقلم مع فارق الوقت فلا يجب عليه ان يكون دبلوماسي
# inancını üzerinde vazgeçme,# No renuncies a tu fe,
# inancını üzerinde vazgeçme,لا تتخلى عن ايمانك
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.În mod sigur nu vrem să renunţăm la dreptul ca atunci când cineva greşeşte să cerem reparaţie în justiţie.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.누군가 잘못을 저질렀을 때, 우리는 당연히 그 교정수단을 법정에서 찾으려는 권리를 포기하고 싶어하지 않죠.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.Non vogliamo rinunciare al nostro diritto di farci risarcire i torti subiti in tribunale.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.S určitosťou sa nechceme vzdať práv snažiť sa o súdnu nápravu, keď ľudia robia niečo nesprávne.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.We willen zeker geen rechten opgeven om, wanneer mensen iets fout doen, verhaal te halen bij de rechtbank.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.Zcela určitě se nechceme vzdát práv na domáhání se soudní nápravy za újmu.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.Разумеется, мы не хотим отказываться от права искать удовлетворения в суде, если кто-то поступает неправильно.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.אנו בוודאי לא רוצים לוותר על הזכות, לקבל סעד מבתי המשפט היכן שאנשים פעלו שלא כשורה.
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.حتماً لن نتنازل عن حقوقنا عندما يقوم الناس بشيء خاطىء .. فالمحاكم هي السبيل للقصاص منهم
Insanlar bize yanlis birsey yaptiginda mahkemeye basvurma hakkimizdan vazgecmeyi kesinlikle istemiyoruz.法廷でそれを是正する権利を放棄したくはありません 公害を防止するような規制など
İşte pes etmekle, kendinizden vazgeçme arasındaki fark budur.Che è la grande differenza tra il lasciar cadere giù e il cedere
İşte pes etmekle, kendinizden vazgeçme arasındaki fark budur.Es un dar que no decepiona. Renunciar ayuda a cuidar lo que dejamos ir Este es el primer nivel.
İşte pes etmekle, kendinizden vazgeçme arasındaki fark budur.Це є найбільшою різницею між тим, поступитися чи залишити зовсім.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Berhenti Dia sendiri seolah-olah dia baru saja ingat sesuatu pada waktunya.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Cô ấy dừng lại mình như thể cô đã chỉ nhớ một cái gì đó trong thời gian.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Ea sa oprit ca şi cum ar avea doar adus aminte de ceva în timp.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Ela parou a si mesma como se ela tivesse acabado lembrei de algo no tempo.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Elhallgatott magát, mintha épp most eszébe jutott valami az időben.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Ella se detuvo, como si acabara de Recordé algo en el tiempo.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Elle se s'arrêta, comme si elle venait rappeler quelque chose dans le temps.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Hän lopetti itsensä, jos hän oli juuri muistaa jotain ajoissa.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Hon hejdade sig som om hon just hade kom ihåg något i tid.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Hun holdt op med sig selv, som om hun lige havde huskede noget i tiden.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Ona sama ustavila, kot da je pravkar spomnil nekaj časa.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Sie hielt sich, als ob sie gerade erinnerte mich an etwas in der Zeit.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Si fermò, come se avesse appena ricordato qualcosa nel tempo.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Zarazila sa, ako by sa práve si na niečo spomenul včas.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Zarazila se, jako by se právě si na něco vzpomněl včas.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Zatrzymała się jakby tylko przypomniał sobie w czasie.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Zij hield zich, alsof ze net herinnerde zich iets in de tijd.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Η ίδια σταμάτησε σαν να είχε μόλις θυμήθηκε κάτι στο χρόνο.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Вона зупинилася сама, як ніби вона щойно згадав щось в часі.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Она остановилась сама, как будто она только что вспомнил что-то во времени.
"Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı."Тя се спря, сякаш бе просто спомни нещо във времето.
Kızın olma konumundan da... ...vazgeçmek istemiyorum.Mert legkevésbé a lányod szerepét akarom eldobni.
Kızın olma konumundan da... ...vazgeçmek istemiyorum.Parce que, pour moi c'est un moyen de ne pas abandonner mon rôle en tant que ta fille.
Kızın olma konumundan da... ...vazgeçmek istemiyorum.Δεν θέλω να εγκαταλείψω την θέση μου σαν κόρη σου επίσης.
Kızın olma konumundan da... ...vazgeçmek istemiyorum.لا اريد ان اترك مكانتي كابنتك ايضا
Kötü hissettiğim için değil. Aşkımdan vazgeçmeye çalışıyorum..Nu are a face asta, doar ca incerc sa renunt la dragostea mea.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Comme elle n'a pas de chance, dit lui d'abandonner.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Daca nu are nicio sansa, spune-i sa renunte.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Da sie keine andere Chance hat,sag ihr,dass sie aufgeben soll.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.I och med hon inte har en chans, säg åt henne å ge upp
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Kalau dia tidak memiliki kesempatan, katakan padanya untuk menyerah.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Nếu cậu ấy không có cơ hội nào, thì hãy nói cậu ấy từ bỏ đi.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Sinds zij geen kans heeft, vertel het haar om op te geven.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Skoro nie ma szans to jej powiedz, żeby o Tobie zapomniała!
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Visto che non ha nessuna possibilità, dille di arrendersi.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Εφόσον δεν έχει ευκαιρία, πες της να παρατηθεί.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.Так как у нее нет шансов, скажи ей, чтобы сдалась.
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle..بما أنه ليس لديها فرصة، فأخبرها أن تستسلم
Mademki hiç şansı yok, o zaman ona vazgeçmesini söyle.男らしく言いなさいよ
Madem üzgünsün... bundan vazgeçmeyecek misin?Ak ti je to ľúto... ...nechceš s tým prestať?

İlgili Sayfalar