vazgeç ile cümle
vazgeç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.لكننك لا تريدين التخلي عن اي شيء
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Ale nesmíme teď zastavit; musíme se posunout kupředu, uskutečnit fúzi.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Ale nie możemy teraz przerwać, musimy przeć naprzód spowodować, że fuzja będzie rzeczywistością.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Dar nu putem abandona acum; trebuie să mergem înainte, să obținem fuziunea.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.하지만 그렇다고해서 우리는 지금 이것을 포기해선 안됩니다. 핵융합 에너지를 손에 넣기 위해 우리는 더욱 전진해 나아가야 합니다.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Maar we kunnen nu niet stoppen; we moeten verder, om fusie te laten gebeuren.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Ma non possiamo abbandonare ora; dobbiamo insistere, fare funzionare la fusione.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Mas não o podemos abandonar agora, temos de avançar. fazer com que a fusão aconteça.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Most azonban nem hanyagolhatjuk el, erőltetnünk kell, el kell érnünk a fúziót.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Mutta emme voi hylätä sitä nyt; meidän täytyy jatkaa, saada aikaan fuusiota.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Namun kita tidak dapat meninggalkannya, kita harus memajukannya agar fusi dapat terjadi.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Nhưng giờ chúng tôi không thể bỏ nó, chúng tôi cần xúc tiến khiến phản ứng hợp hạch diễn ra.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Pero no podemos abandonarlo ahora; tenemos que empujar hacia adelante, lograr que la fusión suceda.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Wir können aber jetzt nicht nachlassen, wir müssen die Sache vorantreiben und Fusion möglich machen.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Но забросить работу мы не можем, нужно продвигаться вперед, нужно создать синтез.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Но ние не можем да се откажем от него сега, трябва да продължаваме напред, за да се случи синтезът.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.אבל איננו יכולים לזנוח אותה כעת; עלינו להמשיך ולדחוף קדימה, לגרום להיתוך גרעיני לקרות.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.لكن لا يمكننا التخلي عنه الآن. ينبغي أنه ندفعه قدماً، وأن نحقق حدوث الإنصهار.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.実現しなければなりません もっとお金があったら良いのに、もっと資源があったら良いのにと思いますが
Ama sonunda fikri galip geldi. Bugün artık vazgeçilmez ve muhteşem olarak kabul görüyor.하지만 결국 그의 생각은 맞았습니다. 오늘날, 그의 생각은 중요하고 위대한 것으로 알려졌습니다.
Ama sonunda fikri galip geldi. Bugün artık vazgeçilmez ve muhteşem olarak kabul görüyor.Pero, con el tiempo, sus ideas se impusieron y hoy en día se consideran fundamentales y magníficas.
Ama sonunda fikri galip geldi. Bugün artık vazgeçilmez ve muhteşem olarak kabul görüyor.אבל בסופו של דבר הרעיונות שלו זכו להצלחה. וכיום, הם נחשבים לרעיונות יסודיים ומופלאים.
Ama sonunda fikri galip geldi. Bugün artık vazgeçilmez ve muhteşem olarak kabul görüyor.全ての数学研究者がこのアイデアを受け入れ 全ての数学科の学生が学び
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Aber der Versuchung zu widerstehen ist schwer.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Ale odolat pokušení je těžké.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Ale opieranie się pokusie jest trudne.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Dar să rezişti tentaţiei e greu.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.De a kísértésnek ellenállni nehéz.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.하지만 유혹을 참는 것은 어렵습니다.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Maar de verleiding weerstaan, dat is moeilijk.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Mais résister à la tentation est difficile.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Ma resistere alla tentazione è difficile.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Mas resistir à tentação é difícil.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Men at modstå fristelser er svært.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Namun menahan godaan sangat sulit.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Nhưng từ chối cám dỗ là khó khăn.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Pero resistirse a la tentación es difícil.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Το να αντιστέκεσαι όμως στον εκάστοτε πειρασμό είναι πολύ δύσκολο.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Але опиратися спокусі - важко.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Но да устоите на изкушението е трудно.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.Но противостоять соблазну тяжело.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.אבל לעמוד בפני פיתויים זה קשה.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.و لكن مقاومة إغراء الأطعمة هو أمر صعب.
Ama vazgeçmeye karşı koymaksa zordur.誘惑からの自制なのです。 これが難しい理由はもう一つあります。
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Dar la momentul respectiv a trebuit să ne recunoaştem înfrânţi.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık. İmkansız sayılıyordu.Ale wówczas musieliśmy go porzucić, gdyż uznaliśmy go za niemożliwy.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.그렇지만, 결국은 포기하고 말았지요.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Maar we moesten de handdoek in de ring gooien.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Mais à l'époque nous avions du jeter l'éponge.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Pero tuvimos que tirar la toalla en ese entonces.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Αλλά εκείνη την περίοδο έπρεπε να το εγκαταλείψουμε.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Але тоді нам довелось здатися.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Но в онзи момент трябваше да се откажем.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Но в то время нам пришло сдаться.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.קיימנו פגישות רבות ולקחנו את זה ברצינות.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.ولكن في ذلك الوقت كان علينا أن نستسلم لليأس .
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.不可能だとみなされたのです
Anatomiden tamamiyle vazgeçtik demek istemiyorum.5歳の子どもが性交渉や
Anatomiden tamamiyle vazgeçtik demek istemiyorum.Eu não quero dizer que vamos desistir completamente da anatomia.
Anatomiden tamamiyle vazgeçtik demek istemiyorum.Ich möchte nicht sagen, dass wir von der Anatomie ganz Abstand nehmen sollten.
İlgili Sayfalar