vazgeç ile cümle
vazgeç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ana yemek öncesi aperatif olarak yenildiği gibi, çilingir sofralarının da vazgeçilmez öğesidir.Tako kot glavno orožje v boju proti črnemu zalubniku ostaja zgodnje opažanje škodljivca.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nobeden od dirkačev med dirko ni opravil postanka v boksih zaradi varčevanja s pnevmatikami v prvih krogih.
Bunun üzerine Sezar ordusu ile Helvetleri kovalamaktan geçici olarak vazgeçti.Cezar je zato hitro posredoval s svojo vojsko.
Fakat sonra bundan vazgeçtiler.To so sedaj opustili.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nė vienas dalyvis neatsisakė trenkti aukai 300 voltų įtampa.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Vieni manė, kad tokiu laiku negalima linksmintis.
Aynı yılın sonunda Vazgeçtim isimli albümünü piyasaya sürmüştür.Tų pačių metų pabaigoje grupė išsiruošė į albumą pristatantį turą.
O günden bu yana Mısır millî takımının vazgeçilmezleri arasında bulunmaktadır.Nuo tada Egipto sudėtyje jis išlieka iki dabar.
Fakat, Tanrıverdi yüz vermeyince vazgeçti.Tačiau šioje situacijoje Dievas jo neapleido.
Somutçu şair kelimelerden vazgeçmez.Poetė vengia tiesioginio jausmų išsakymo.
Bu mahallenin yıllardır vazgeçmediği adetlerindendir.Daug komunalinių butų buvo neremontuojami ilgus metus.
Bu özelliklere haiz veri merkezleri, günümüz iş dünyası için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.Kelias, atitinkantis šiuos principus, yra besąlyginė tarnystė žmogiškumui.
Yazar, 1970'lerde herhangi bir üretimde bulunmaz, yazmaktan vazgeçer.1970 m. rašytojui uždrausta leisti knygas.
Sonunda ikisi de bundan vazgeçer.Vėliau abu panaikinti.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Šie nesipriešino.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Tačiau toliau žygiuoti jai jau nebesisekė.
Onur yönünde bizi ilerleten bu bayrak için, Anavatanı selamlayın ve vazgeçmeden söyleyin!Lyg paukščiai mes vėlei čia sugrįžtam Pasveikinti tavęs, tavęs.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Ta sunniti poliitilistel põhjustel sealt lahkuma.
Fakat Blomberg vazgeçmediği için 27 Ocak 1938'de bütün görevleri ve mevkileri alındı.Blomberg keeldus abielu tühistamast ning taganes kõikidest ametitest 27. jaanuaril 1938.
Kitap "Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin."Lugege seda, kui kavatsete suitsetamist maha jätta!"
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Ei lepita lõbusa elamusega vaid KÕIGE lõbusama elamusega.
Sonunda adam vazgeçmiş şekilde büyük kübün üzerine oturur.Elu lõpul külvas tsaarivalitsus teda austusega üle.
İktisat okumaktan vazgeçti ve oyuncu olmaya karar verdi.Näitlemisest ei tulnud midagi välja ning ta otsustas hakata kirjanikuks.
Çekilişten kendi isteği ile vazgeçtiğini söyler.Vare lahkus ametist omal soovil.
Mutlak tin ya da mutlak zihin kavramı Hegel'de vazgeçilmez kavramlardır.Olemise ja mitteolemise eristavast määratlemisest tuleb Hegelil saamise mõiste.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Ta ei tahtnudki lõpetada.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Niipia kui sa esi üles ei võta, sis ma sulle näita.
Ancak zamanla bu eğilimden vazgeçti ve devrin Avrupa seçmeci anlayışına yöneldi.Sellest taastumine võttis oodatust rohkem aega ja sellepärast loobus ta Euroopa meistri tiitlist.
Fakat,daha sonra bu fikrinden vazgeçer.Hiljem on ta sellest otsusest taganenud.
SpaceX Omelek'ten Falcon 1'i kullanmayı bırakınca vazgeçmiştir.Kui Falcon 1 kasutusest eemaldati, siis loobus SpaceX ka Omeleki saare stardipaiga kasutamisest.
Şimdi ise tamamen vazgeçilmiştir.Nüüd on ta aga sellest täielikult taastunud.
Bir düğün yemeği olan keşkek halen düğünlerin vazgeçilmez yemeğidir.Lõputoit, ka pulmakurat oli pulmade lõpust märkuandev traditsiooniline toit.
Kolay vazgeçmem".Lihtsat võitu ei ole".
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.40개의 산딸기를 포기해야 하는 거군요 여기서 그래프상에서 보실 수 있죠
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.Ale vzdávám se 40 bobulí, což můžete vidět znázorněno zde.
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.Így 40 bogyót kell feladnom. és láthatjátok itt vizuálisan is.
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.Zatem, będę musiał poświęcić 40 jagód i możecie to zobaczyć tutaj.
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.Так, я збираюся відмовитись від сорока ягід, візуально ви можете побачити це ось тут.
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.וניתן לראות שאני הולך לוותר על 40 פירות יער ניתן לראות זאת בדיוק כאן
40 duttan vazgeçmiş olacağım ve bu durumu burada görebilirsiniz.حسنا, سوف اتخلى عن 40 من التوت يمكن رؤيته هنا
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Hij zei: "We hebben genoeg advocaten in de VS." Hij probeerde mij van gedachten te veranderen.
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.그 당시 미국에서는 법률가가 넘쳐났으니까요. 그는 정치학 박사였기 때문에
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti."Nie potrzebujemy już w USA prawników". Chciał mnie od tego odwieść,
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Nu avem nevoie de un alt avocat în SUA.
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.On a pas besoin d'autre avocats aux USA" Et il a essaye de me convaincre du contraire
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Sai, non ci serve proprio un altro avvocato negli USA.
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Wir brauchen in den USA nicht noch eine Anwältin. Und er versuchte, mich davon abzubringen.
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Ya saben, no necesitamos otro abogado en los Estados Unidos.
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Нали, не ни трябва още един адвокат в Съединените Щати.
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.Ты знаешь, нам в США не нужен очередной адвокат".
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.אנחנו לא צריכים עוד עורכת דין בארצות הברית. והוא ניסה להניא אותי מזה,
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.لا نريد محامين آخرين في الولايات المتحدة . وحاول ان يتكلم معي عن ذلك ،
"ABD'de artık yeni avukata ihtiyaç yok." fikrimi değiştirmeye çalıştı ama sonunda vazgeçti.理由を話しました 教授は政治学専攻で法学部は
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.아드레날린이 질주합니다. 쉽게 포기하기 어렵지요.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.שטף האדרנלין הזה. קשה לוותר עליו.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.انه هورمون الأدرينالين. انه شيئ من الصعب التخلي عنه.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.形而上学的には
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.(35:4) слова уст его – неправда и лукавство; не хочет он вразумиться, чтобы делать добро;
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.(36:4) Les paroles de sa bouche sont fausses et trompeuses; Il renonce à agir avec sagesse, à faire le bien.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.Alle ihre Worte sind schädlich und erlogen; sie lassen sich auch nicht weisen, daß sie Gutes täten;
İlgili Sayfalar