vazgeç ile cümle
vazgeç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yol, başlangıçta 20. yüzyılın başında bir demiryolu hattı olarak önerildiyse de vazgeçilmiştir.本路線は20世紀初めに鉄道路線として提案されたものの破棄されていた。
Herkesi ikna etmekten vazgeçmeli Başbakan.首相の号令で全員起立。
Fakat stüdyo 2002 yılında Batman: Year One 'dan vazgeçip Batman vs. Superman projesine döndü.しかしながら2002年6月、スタジオは『Year One』の企画を止め、『Batman vs. Superman』を進めることにした。
Gaia bunu göze alamaz oğlundan ve saltanatından vazgeçerek dağları yaratıp oralardan çıkmamıştır.墳丘の一部は地山を削り出して造成され、葺石は施されていない。
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975年 - スペインが西サハラから撤退。
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.両陣営は戦争自体の賠償請求を放棄することを宣言した。
Fakat Warner Bros. Batman Beyond projesinden vazgeçerek Batman: Year One 'a yöneldi.しかしながら結局ワーナーは『Batman Beyond』を破棄し、『Batman: Year One』を進めることとなった。
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.これが楽しくてやめられない。
Dinî nikah kıydırmak da vazgeçilmez adetlerdendir.彼女は(悔悛した)娼婦の守護聖人でもある。
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.迷信などを信じる。
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.彼は後に、この見解を撤回した。
Babası ona Latince öğretmek istiyordu ancak matematiğe olan ilgisini ve yatkınlığını görünce bundan vazgeçti.父親はまずラテン語を教えたが、数学の素質を見抜くと止めた。
Matematik yapmaktan vazgeçen insanları "ölmüş", ölen insanları ise "gitmiş" olarak anardı.数学をやめた人は「死んだ」(died)、死んだ人は「去った」(left)。
Döşeme işini bıraksa da tam olarak vazgeçememiştir.職を辞するも、当然認められなかった。
Tanrı, onlardan tamamen vazgeçmeyeceğinin sözünü verir.神井出於下無不給。
Biz ne Yavuz'dan ne de İsmail'den vazgeçeriz."イスラム教の様なジハード(努力)も説いていない。
Daha sonra bu uygulamadan vazgeçilerek yerine belirli bir ücret alımı uygulanmıştır.一定の条件をクリアすると以下の報酬が受けられる。
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.中退の理由はわからない。
Bu isyan sonucunda İskender, Hindistan'a girmekten vazgeçmiştir.この戦闘の結果、ドイツ艦は出撃を取りやめドイツへ引き返した。
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.BBCはパイロット版の出来に好感を示し、90分の作品を3本撮るように指示した。
İnsani değerlerden vazgeçmez.人間の尊厳とを奪うことはできない。
Somutçu şair kelimelerden vazgeçmez.蒲原は詩作を断念する事になる。
Sonunda ikisi de bundan vazgeçer.どちらものちに終了している。
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.しかし彼女の足跡すらたどれなかった。
Kısa sürede takımın vazgeçilmez oyuncularından biri oldu.チームに欠かせない選手の1人となった。
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.家族、親族からの代位弁済。
Tek bir davaya bakıp kaybedince oldukça çabuk vazgeçer.見誤ると一瞬にして失うことになる。
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.不要なこと 安田健太朗の邪魔をすること。
Ama sonra bu tutumdan vazgeçer ve onunla evlenir.そして、貴子はこれを受け入れ、結婚することになる。
Daha sonra Datapoint çipi kullanmaktan vazgeçti ve Intel bunu Nisan 1972’de 8008 olarak piyasaya sürdü.一方、インテルはこのシングルチップ設計を Intel 8008 として1972年4月にリリース。
Bugüne kadar çözemediği tek olay budur ve ne olursa olsun karısının katilini aramaktan vazgeçmeyecektir. ^もし夫がこの選択をして妻が死亡した場合でも、妻を見殺しにしたという後悔に一生悩まされることがないかもしれない。
Kadri ve Cem birbirinden vazgeçemeyen iki yakın dosttur.)の配偶者又は二親等内の親族でないこと。
Gazetecilikten vazgeçmedi.読売新聞を退社。
Büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır fakat Bella'dan vazgeçememektedir.辛辣な性格をしており、ベラを良く思っていない。
Fakat sonra bundan vazgeçtiler.しかし、その後脱退した。
Sonunda suçlamalara yanıt vermekten vazgeçti.^ 最終的に推薦は辞退した。
Kışın bir monttan vazgeçemem.私は冬にコートなしではやっていけない。
Tek bildiğim, onun plândan vazgeçmiş olduğu.私の知っていることといえば彼はその計画をあきらめたということだけだ。
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.沒有參與者在到達300伏特之前堅持停止。
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.虽然丹尼尔试图妥协,他父亲至死不愿和解。
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.但是,在1783年的和平决议中,英国必须放弃对沿海的控制。
Luedtke, Schindler'in kalbinin değişimini inanılmaz bulduğu için yaklaşık dört yıl sonra yazmaktan vazgeçti.Luedtke四年后最终放弃了,他发现辛德勒内心的改变太令人不可思议了。
"Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir."如果你們悔罪,那末,你們得收回你們的資本。
Atlas Vazgeçti'nin ana teması "insan aklının toplumdaki rolü" dür.《阿特拉斯耸耸肩》的主題為「人的心理在社會中扮演的角色」。
Robert, diplomasi yöntemiyle, Alton Antlaşması'nda İngiliz tacı ilgili talebinden vazgeçti.罗贝尔被迫在奥尔顿条约中通过外交方式放弃了对英格兰王位的要求。
Fakat, 1913’te Einstein bu yaklaşımdan “ Hole Argument” e uymadığı gerekçesiyle vazgeçti.然而,在1913年,愛因斯坦利用“空穴论证”证明这种方法不自洽,因而放弃了它。
Ancak Spielberg'in konuyla ilgisi olmadığını öğrenince vazgeçti.我不知道斯皮尔伯格到底想干什么。
Herkesi ikna etmekten vazgeçmeli Başbakan.因眾臣反對而停止。
1947'de mühendislik eğitiminden vazgeçti ve 1951'de mezun olduğu Accademia di Belle Arti di Palermo 'na gitti.1947年,他放弃了工程学的学习,并去了1951年毕业的巴勒莫美术学院(意大利語:Accademia di Belle Arti di Palermo)。
Herkes bir Hollywood sonu istiyordu ama biz silahlarımızdan vazgeçmedik."人人都想要好萊塢式的結局,但我們要堅持自己的立場。
2006 seçimlerinde bu sistemden vazgeçildi.2006年,他在選舉中落選。
Şehri hemen kuşatmaya aldılar, ancak bir süre sonra bundan vazgeçildi.墓所在長野市松代町的明德寺,由於未曾尋獲遺體,所以為空墳。
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975年:西班牙宣布放弃西撒哈拉。
O ise asla takılmaktan vazgeçmez.但他始终都不屈服。
22 Eylül 1935'te Kızıl Ordu hizmet kategorilerinden vazgeçti ve rütbe sistemine dönüldü.1935年9月22日红军废除现役类并引入个人军阶。
Ama minik kahramanımız için mücadele vazgeçilmezdir.對熱衷競技的弟弟束手無策。
Babası vazgeçirmeye çalışsa da, sonunda bir şartla buna izin verir.直到他最终放弃,她才同意与他约会。
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.但是后来他放弃了这个立场。
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.提倡迷信邪說者。
Ayrıca imzaladığı kontrat her sene kontrattan vazgeçme hakkını barındırıyordu.这里值得指出的是,他的合同从来都是一年一签的。
İlgili Sayfalar