vazgeç ile cümle
vazgeç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doktor bana sigaradan vazgeçmemi söyledi.Lääkäri käski minua lopettamaan tupakanpolton.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.Αργότερα σταμάτησε να υποστηρίζει αυτή την άποψη.
Sonunda ikisi de bundan vazgeçer.Τέλος το παρέλαβε και από τους δύο.
(Derbeder - Vazgeç Felek Plağıyla) 1976 6. Altın Plak Ödülü Elenor Plak."Imagine.", 1976. - Sales: Βράβευση δίσκου = Gold Record.
Hak ve Adaletten vazgecmeyecegim.Δικαιοσύνη και αδικία.
Şimdi ise tamamen vazgeçilmiştir.Είναι πλέον εγκαταλελειμμένο.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Πίστευε σε υπερφυσικές δυνάμεις.
Chris zenginlikten vazgeçememektedir.Άγγελος Ακοτάντος ο Κρης.
Sadece diyebilirim ki: ölürken bile yalan söylemekten vazgeçmezler.Μπορώ μόνο να πω ότι ακόμη και νεκροί θα ψεύδονται.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Παρά τις επίμονες προσπάθειες του Ντάνιελ για συμφιλίωση με τον πατέρα του, εκείνος δεν μαλάκωσε ποτέ.
2. tur seçimlerinin 27 Haziranda yapılmasını istedikten sonra MDC bu isteğinden de vazgeçti.Τελικά, ανακοινώθηκε ότι ο δεύτερος γύρος θα διεξαγόταν στις 27 Ιουνίου, Το MDC καταδίκασε την καθυστέρηση.
Gazetecilikten vazgeçmedi.Επιδόθηκε στη δημοσιογραφία.
Agrippina bu hareketinin Claudius'un Otho'ya verdiği taht sözünden vazgeçireceğine inanmaktadır.Ετσι, πιστεύει η Αγριππίνα, ότι ο Κλαύδιος θα ανακαλέσει την υπόσχεση που έδωσε στον Όθωνα για το θρόνο.
Fakat sonra bundan vazgeçtiler.Στη συνέχεια εγκαταλείφθηκε.
Fakat daha sonra, 500 bin sterlin karşılığında bu haktan da vazgeçildi.Για το συγκεκριμένο επεισόδιο πλήρωσε, αργότερα, 5.000 λίρες.
Luedtke, Schindler'in kalbinin değişimini inanılmaz bulduğu için yaklaşık dört yıl sonra yazmaktan vazgeçti.Ο Λούντκε αποχώρησε τέσσερα χρόνια μετά, αφού βρήκε την ιστορία του Σίντλερ πολύ καλή για να είναι αληθινή.
Bunun üzerine başsız kalan ahali protesto etmekten vazgeçmek zorunda kaldı.Κατά συνέπεια, ο Πρωθυπουργός αναγκάστηκε να παραιτηθεί.
İktisat okumaktan vazgeçti ve oyuncu olmaya karar verdi.Επιθυμούσε περισσότερα από τη ζωή και έτσι αποφάσισε να γίνει ηθοποιός.
O, farklı bir kedi yavrusu aramaktan vazgeçti.Κατέληξε να ψάχνει ενα γατάκι
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Stopper når den ikke er sjov længere.
2006 seçimlerinde bu sistemden vazgeçildi.Ved valget i 2006 gik de væk fra systemet.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Det blev opgivet af økonomiske grunde.
Ayrıca bu filmde oynamak için, Baz Luhrmann'ın Avustralya filminde rol almaktan vazgeçti.Hun blev igen instrueret af Baz Luhrmann i filmen Australia.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ingen af forsøgspersonerne afbrød forsøget før 300 volt.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.Ikke at forveksle med Shenandoah-kampagnen.
Agrippina bu hareketinin Claudius'un Otho'ya verdiği taht sözünden vazgeçireceğine inanmaktadır.Agrippina mener, at dette vil få Claudio til at tilbagekalde sit løfte om at give Ottone tronen.
Ama zamanla bu kayıt türünden vazgeçilmiştir.Det er sandsynligvis på denne tid kodekset er blevet afskrevet.
Ancak daha sonra bu tasarıdan vazgeçilmiştir.Senere er projektet opgivet.
Bu topraklardan vazgeçmek, devleti küçültmek ile değil, devletin parçalanması ile eşanlamlıydı.Ganske vist belejrede de ikke byen, men ødelagte landet.
Ona Darcy’nin kızı Anne ile nişanlı olduğunu söyler ve Elizabeth’in Darcy’den vazgeçmesi ister.Hun håber at blive gift med Mr. Darcy og er derfor meget jaloux på Elizabeth.
Şimdi ise tamamen vazgeçilmiştir.Det er nu afskaffet.
Kurslara gitmekten vazgeçip, Marksist eserleri okumaya başladım.Han klarede at bestå studentereksamen og begyndte at læse på Krakóws kunstakademi.
Fakat sonra bundan vazgeçtiler.Derefter blev de udeladt.
Atina kente saldırdı ve Nakşa bu karardan vazgeçmek zorunda kaldı.Men Fontana var engageret andetsteds og måtte takke nej til tilbuddet.
Ne var ki Einstein, sonradan kozmolojik sabit önerisinin bir hata olduğunu söyleyerek bu öneriden vazgeçti.Zenvo forklarede efterfølgende, at det denne gang skyldtes en fejl i brændstofsledningen.
Günümüzde ise bu isimden de vazgeçilerek Ulubahçe adı verilmiştir.Navnet har ifølge overleveringen hængt ved lige siden.
Vazgeç Gönlüm, 2007-2009 yılları arasında Star TV'de 2 sezon yayınlayan bir televizyon dizisidir.Scenen er din var et talentshow, der blev sendt på TV 2 i fire sæsoner fra 2004 til 2007.
O bize çıktı ve dedi ki: "Ben bu hayattan vazgeçmeye karar verdim.Han kom ut til oss og sa: «Jeg har besluttet å forlate dette livet.
Tucholsky yurtdışında olduğu için, ona karşı bir dava açılmasından vazgeçildi.Tucholsky unnslapp tiltale, siden han bodde utenlands.
2006 seçimlerinde bu sistemden vazgeçildi.Ved valget i 2006 gikk de vekk fra systemet.
Daha sonra bu uygulamadan vazgeçilerek yerine belirli bir ücret alımı uygulanmıştır.LO fortsatte dog å utbetale ham lønn.
6 ay sonra bundan vazgeçti.Seks måneder senere gikk hun ifra ham likevel.
Bunun sonucunda AB vazgeçmiştir.Uansett grunn så sluttet han.
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975 – Spania trekker seg ut av Vest-Sahara.
Çoğu kovboy filmlerinin vazgeçilmezidir.De fleste av Coen-filmene er ganske voldelige.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ingen av forsøkspersonene avbrøt forsøket før 300 volt.
Bir süre sonra hastalık nöbetleri azalmaya başladı ve Augustus sürekli Konsüllükten vazgeçti.Så snart sykdommen ga seg ga Augustus opp sitt faste konsulembete.
Klip çekilen şarkıları "Sebebim", "Asla Affedilmez" ve "Sakın Vazgeçme"dir.Lever etter mottoet «Aldri gi opp, aldri lyve, aldri be om unnskyldning».
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Det ble imidlertid droppet av økonomiske grunner.
Bir ara “Tel” soyadını kullanmışsa da, kısa bir süre sonra bundan vazgeçmiştir.En syvende note, "si" ble lagt til kort tid etter.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Det var bare ikke fornuftig å slutte.»
Atina kente saldırdı ve Nakşa bu karardan vazgeçmek zorunda kaldı.Borgerne i Athen protesterte mot dette og tvang ham ut av byen.
Kısa bir süre sonra kimyadan vazgeçti.Susan forlot butikken straks.
II. Dünya Savaşı'nın bitimiyle birlikte Sovyet T-35 gibi çok taretli tank tasarımlarından vazgeçilmiştir.Før andre verdenskrig ble det også eksperimentert med vogner med flere tårn, for eksempel den sovjetiske T-35.
Zamanla hindi ABD'de Şükran Günü kutlamalarının vazgeçilmez yiyeceği haline geldi.Siden den tiden har Brasil feiret Thanksgiving.
Bu yüzden de diğer güreşçiler bu kararlarından vazgeçtiler.Resten av ribbungene ga da opp kampen.
Sonunda suçlamalara yanıt vermekten vazgeçti.Anmeldelsene ble til slutt droppet.
Bunun üzerine Li Şimin, bu saldırıdan vazgeçti.Yang innstilte ikke dermed sine angrep.
Günümüzde ise bu isimden de vazgeçilerek Ulubahçe adı verilmiştir.For eksempel heter det i dag, mens istedenfor også er tillatt.
Gemiler askerî birliklere erzak sağlamak için vazgeçilmez unsurlardı.Skip var vitale for forsyninger for styrkene.
İlgili Sayfalar