Şimdi ise tamamen vazgeçilmiştir.Kini pengembangannya telah ditinggalkan.
Fakat köstebek istihbaratları vermekten vazgeçer.Namun akhirnya kelompok Ikkō menanggapi peringatan untuk menyerah.
Ayrıca eşi Semiha Yıldırım ve oğlu Erkan Yıldırım da davalardan vazgeçtiğini açıklamıştır.Namun, ketekunan dan kekerasan hatinya membuat orangtuanya menyerah juga.
George’un hayatta vazgeçemediği bir diğer şey ise sevgili köpeği Timothy.Di sisi lain, Claire masih mencari untuk menemukan kembali cintanya yang telah lama hilang, Lorenzo Bartolini.
Gözetmenler Konseyinden kovulsa bile hiçbir zaman yapılması gereken şeyi yapmaktan vazgeçmemiştir.Seorang dokter hanya akan pensiun jika sudah tidak ada lagi yang bisa dilakukan.
Yenmeye çalıştığı korku onu sarmış ve planından vazgeçmenin eşiğine getirmiştir.Fitri yang berusaha menolong Lia akhirnya kecelakaan dan ditolong oleh Slamet.
Fakat sonra bundan vazgeçtiler.Setelah itu, mereka mundur.
Bir gün işe giderken kendi tütüncüsünden vazgeçip Hacıbaba'nın tütünlerini deneme kararı alır.Dan pada suatu hari akhirnya dia memutuskan untuk pergi dari rumah dan mengikuti ujian hunter.
Bella'nın Edward'ı ne kadar çok sevdiğini bile bile vazgeçmiyor.Edward sangat mencintai Bella, ia tidak ingin kehilangan Bella.
Agathion, vazoyu aç!Gorbachev, buka gerbang ini.
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Posisi ini dipertahankan sampai tahun 1880.
Hastalığı sebebiyle 1875’te bu vazifeden ayrıldı.1875, wafatnya Tumenggung Surapati karena sakit.
Bu istifayla birlikte İngiliz yanlısı tutumundan vazgeçerek milliyetçilerin safına geçti.Ini pada gilirannya menggansir tugas-tugas pengamanan Inggris secara keseluruhan.
Anjiyotensin II kan damarlarında kan basıncının artmasını sağlayan vazokonstriksiyonu oluşturur.Agiotensin II merupakan salah satu senyawa yang dapat menaikkan tekanan darah.
Ancak ebe, Yağan'da sağlık ocağında vazife görmektedir.Ia hanya melihat luasnya hamparan yang tak terbatas di hadapannya.
Bu çalışmaları Simgeciliğe yönelikti ve bu yönelimden hiçbir zaman vazgeçmedi.Cukup lama itu dia lakukan, tetapi langkahnya tak pernah menyerah.
Luedtke, Schindler'in kalbinin değişimini inanılmaz bulduğu için yaklaşık dört yıl sonra yazmaktan vazgeçti.Bốn năm sau Luedtke bỏ cuộc bởi ông cảm thấy sự thay đổi trong trái tim của Schindler quá khó tin.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Mặc dù những nỗ lực hòa giải của Daniel, cha ông mang sự thù oán cho đến khi qua đời.
(Tıp mottosu) Nihil obstat Sakıncası yok Nil desperandum Asla vazgeçme.Nil desperandum – Đừng bao giờ tuyệt vọng.
Fakat sonra bundan vazgeçtiler.Nhưng rồi nó được bỏ đi.
Bu onlara, gözlerini ekrandan ayırmak ve başka bir şey izlemek için bir bahane olurdu." diyerek vazgeçmiştir.Sẽ thật là có lỗi nếu bắt họ rời mắt khỏi màn hình để chú tâm vào một cái gì khác."
Natürmort: Oniki Ayçiçekli Vazo, Ağustos 1888.Tĩnh vật: Lọ với mười bốn bông hoa hướng dương, tháng 8 năm 1888.
Herkesi ikna etmekten vazgeçmeli Başbakan.Lê Sát làm Thủ tướng, quyết đoán mọi việc.
Türkler için at, mukaddes ve vazgeçilmez bir unsurdur.Horoz là một xã thuộc huyện Ulukışla, tỉnh Niğde, Thổ Nhĩ Kỳ.
Sonunda suçlamalara yanıt vermekten vazgeçti.Cuối cùng, các cáo buộc đã bị bỏ qua.
Hayatımdan vazgeçmeyeceğim.Tôi sẽ không từ bỏ.
Yumuş, iş, görev, vazife.Bổn phận, Danh dự, Đất nước.
Günümüzde ise bu isimden de vazgeçilerek Ulubahçe adı verilmiştir.Cuối cùng tên gọi thống nhất như ngày nay.
Gilmour, daha sonra parçayı kendi albümünde kullanmaktan vazgeçti ve demosunu The Wall'ın kayıtlarına getirdi.Rốt cuộc Gilmour lại đem bản demo tới buổi thu của The Wall.
Köle ayakta veya diz çökmüş vaziyette olabilir.Người cho có thể quỳ gối.
TCMB bu uygulamadan sonraları vazgeçmiştir.NBC sau cùng loại bỏ ý tưởng này.
Erişim tarihi: 14 Mayıs 2011. ^ a b c Vazquez, Anna (9 Mart 2010).Truy cập ngày 14 tháng 5 năm 2011. ^ a ă â Vazquez, Anna (9 tháng 3 năm 2010).
Ceset tanınmaz bir vaziyettedir.Thứ phi không rõ danh tính.
Bu kaplar ölünün baş ve ayakucuna bırakılmış vaziyettedir.Các tướng Minh chỉ huy thành này là Lưu Tử Phụ và Lý Nhiệm chết trận.
Ama sonra karşı çıkmaktan vazgeçer.Nhưng cô lại nhất định không bỏ cuộc.
Yeni faaliyete geçen kanalizasyon sistemi de çalışır vaziyettedir.Hệ thống cấp thoát nước ở đây cũng hoạt động một cách hiệu quả.
Tiyatro performansında, sahnede büyük bir vazo vardı.Bên cạnh sân đấu còn có một sân khấu lớn có mái che.
Evi İsviçre'de olmasına rağmen, Fransız vatandaşı olmaktan asla vazgeçmedi.Cô chưa bao giờ đến Haiti mặc dù cô là một công dân Haiti.
Ayrıca imzaladığı kontrat her sene kontrattan vazgeçme hakkını barındırıyordu.Dù vậy, điều khoản trong hợp đồng lại hoãn ngày thu hồi sang nhiều năm tới.
Tanrı, onlardan tamamen vazgeçmeyeceğinin sözünü verir.Thề nguyền mãi không rời....
Bugünkü vazgeçemediğimiz temel Windows özellikleri Windows 9x ile beraber ortaya çıkmıştır.Kết quả là nó không còn chạy trên Windows 9x/ME nữa.
Aynı görev ile cehennemde vazifeli melek ise Mâlik'tir.自身の火焔地獄で天使たちを丸焼きにせんと息巻く。
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.もしそれをやめないなら、必ずあなたを石打ちにするであろう。
Bu planlar onaylanmış ve Markham, 29 yaşında tüm işlemden vazife başına tayin edilmiştir.この計画が承認され、当時29歳だったマーカムは計画遂行の責任者となった。
Örümcek ağ üzerinde ters vaziyette durur.クモは網の内側に待機する。
( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )頒布(定期購入)には最後まで参加(お休みしてもよい)しなくてもよい。
Japonya kuzey Sahalin'deki kömür ve petrol imtiyazlarından vazgeçecektir.日本は、北樺太における石油と石炭の採掘権を放棄すること。
Yol, başlangıçta 20. yüzyılın başında bir demiryolu hattı olarak önerildiyse de vazgeçilmiştir.本路線は20世紀初めに鉄道路線として提案されたものの破棄されていた。
Herkesi ikna etmekten vazgeçmeli Başbakan.首相の号令で全員起立。
Fakat stüdyo 2002 yılında Batman: Year One 'dan vazgeçip Batman vs. Superman projesine döndü.しかしながら2002年6月、スタジオは『Year One』の企画を止め、『Batman vs. Superman』を進めることにした。
Gaia bunu göze alamaz oğlundan ve saltanatından vazgeçerek dağları yaratıp oralardan çıkmamıştır.墳丘の一部は地山を削り出して造成され、葺石は施されていない。
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975年 - スペインが西サハラから撤退。
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.両陣営は戦争自体の賠償請求を放棄することを宣言した。
Fakat Warner Bros. Batman Beyond projesinden vazgeçerek Batman: Year One 'a yöneldi.しかしながら結局ワーナーは『Batman Beyond』を破棄し、『Batman: Year One』を進めることとなった。
Bunun üzerine Nevşehir ve Ürgüp'te aynı çalışmaları yapmak üzere babam vazifelendirildi.さらに、族父の孫堅の征伐に従って功績を上げ、郎中に任命された。
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.これが楽しくてやめられない。
Secde vaziyeti insanın Rabbine en yakın olduğu haldir.しかしながら人主の患はまた人を信ぜざるにもある。
Dinî nikah kıydırmak da vazgeçilmez adetlerdendir.彼女は(悔悛した)娼婦の守護聖人でもある。
Hamele-i Arş: Allah'ın Arş'ı taşımakla vazifelendirdiği sekiz müvekkel melek.また天神地祇八百万神を配祀神としている。
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.迷信などを信じる。