Ana içeriğe geç
Sözlük

vaz ile cümle

vaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Principio della credibilità superficiale.
Ancak 1482'de bu sözünden vazgeçti.I lavori vennero terminati solo nel 1482.
Fransız mutfağı ve İsveç mutfağına ait geleneksel yemeklerin vazgeçilmez parçasıdır.Introdusse in Nuova Spagna moda e cucina francesi.
Sadece bir adet Jagdpanther çalışır vaziyettedir.Solo un ovario della femmina è funzionante.
Bu 8 fiilden ilk 5'i yapılması; son 3'ü ise yapılmaması, yani terki istenen vazifelerdir.A John rimane soltanto un ultimo comandamento: il 5o, NON UCCIDERE.
Vichy hükümetini desteklemekten vazgeçti ve ulusal konseyden istifa etti.Buttiglione rifiutò di lasciare la carica e sospese il Consiglio Nazionale.
Satranç partisi onun için kutsal bir vazife."Unirsi per farli rispettare è un sacro dovere.”
Bu vazifesine 1890'lara kadar devam etti.Tale affiancamento durò fino al 1890.
20 Eylül 2013 tarihinde NASA artık uzay aracıyla bağlantı kurma çabalarından vazgeçti.Tuttavia, il 3 settembre 2013 la NASA diede comunicazione di aver perso i contatti con la sonda.
Fingolfin için tahtından vazgeçer.Vuole rubargli il trono.
Fakat sonra Kame sennin sayesinde vazgeçer.Will decide quindi di licenziarsi.
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.Ma essi non vennero colpiti, fu la corazzata ad essere colpita da una fregata con alcuni colpi.
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.Ma, alle finali, il padre di Kelly non si presenta, nonostante lo avesse promesso.
Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, tarihte hep vazgeçilmez olmuştur.Molto difficile da educare, poiché mantiene sempre la sua indipendenza.
Şimdi ise tamamen vazgeçilmiştir.Oggi è del tutto abbandonata.
Sonunda ikisi de bundan vazgeçer.Alla fine, le due si lasciano.
Bütün yeniden inşa işlemlerinden peşinen vazgeçilmelidir.Ogni cosa che riusciamo a distruggere dovrà essere sostituita.
Orta Çağ'da bölgenin terk edilmiş vaziyette olduğu düşünülmektedir.È possibile che nel Medioevo il paese fosse circondato dall'acqua.
Buna rağmen Monty, içinde bulunduğu vaziyeti çok da önemsememektedir.Nonostante dorma è molto attento a quello che viene detto attorno a lui.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Solo ciò che viene compiuto automaticamente è risibile.
1986 yılında İtalya yarışmaktan vazgeçti.Grecia e Italia si ritirarono dal concorso del 1986.
Ancak Gorbaçov 25 Aralık 1991'de Devlet Başkanlığı vazifesinden istifa etti.Il 25 dicembre 1991 Gorbačëv si dimise da presidente dell'Unione Sovietica.
Bunlar Henry'nin tarafını tutmaktan vazgeçerler.Lei continua a evitare ogni confronto con Henry.
Babası vazgeçirmeye çalışsa da, sonunda bir şartla buna izin verir.Anche se all'inizio rifiuta il suo aiuto, alla fine accetta di aprirsi con lei.
Birbirleriyle dalga geçmek, vazgeçilmez huylarındandır.La loro occupazione principale è quella di farsi scherzi a vicenda.
Fakat, Mazzini, birleşmiş bir kıta ve ayrı ulusların vazgeçilmez olduğu idealinden vazgeçmedi.I membri del Palmach non costituivano tuttavia un collettivo unito e omogeneo con un'ideologia unica.
Stark’lar, Üç Kızkardeşler için Vadi’nin Arryn’leri ile savaşmış, sonunda adaların yönetiminden vazgeçmiştir.I quattro paladini quindi, col permesso di Agramante, si preparano per risolvere le loro questioni in sospeso.
Station wagon modeli ise VAZ-2102 olarak bilinmektedir.La versione station wagon è denominata S 213.
60 yıl boyunca bu vazifeyi devam ettirdi ve 80 yaşında vefat etti.Visse il resto della sua vita qui, fino alla morte avvenuta all'età di 80 anni.
Fakat köstebek istihbaratları vermekten vazgeçer.Kris tuttavia si rifiuta di rispondere alle domande dei detective.
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.Entrambe le parti rinunciarono alle richieste dei pagamenti dei costi della guerra.
Bu durumda yaşam, çileciliğin vazgeçilmez bir yeri durumundadır.Nei suoli, questo è un processo irreversibile.
Thedor Mommsen Britanya’nın Roma’dan değil Roma’nın Britanya’dan vazgeçtiğini belirtmiştir.Theodor Mommsen ritenne che Roma lasciò la Britannia, tesi sostenuta dalla maggior parte degli studiosi.
Fakat,daha sonra bu fikrinden vazgeçer.Ragion per cui rinuncia all'idea.
Vazo yere düştü ve parçalandı.Ваза упала на пол и разбилась.
Bütün hayatta kalma umudundan vazgeçtim.Я оставил всякую надежду выжить.
O bir vazo düşürdü.Он уронил вазу.
O işten vazgeçtiğine inanamıyorum.Поверить не могу, что ты отказался от этой работы.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.Они согласились с тем, что у них нет выбора, кроме как отказаться от всего плана.
Şimdi vazgeçme.Не сдавайся сейчас.
Hayallerinden asla vazgeçme.Никогда не отказывайся от своей мечты.
Vaziyetine bakılırsa, bir dilenciye benziyor.Судя по его виду, он похож на нищего.
Tom seni sevmekten asla vazgeçmedi.Том никогда не переставал тебя любить.
Artık vazgeçiyor musunuz?” denilmektedir.Почему же Ты хочешь бросить меня сейчас?».
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Частью этого подхода была его работа директором по изучению в ICR.
"Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir."Пусть то благословение, что вы постоянно посылали другим, вернётся к вам в полной мере».
Ancak Ponomariov bu turnuvaya katılmaktan vazgeçmitir.Енакиевец отказался от участия в турнире.
Trista ile Teresia yine de vazgeçmeyip onu yerden kaldırmaya çalışmıştır.Однако Триста и Терезия не сдавались, и постоянно пытались её поднять.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Но он не топчется по их следам.
"Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım".«Я готова размозжить своё лицо.
Vazifem nedir?Что такое обязательство?
Üçüncü ve dördüncü yılı oynamaktan vazgeçerek 2009 NBA Seçmeleri'ne girdi.В 2007 году здесь прошли 3-я и 4-я игры финала НБА.
Bu vazife ile huzurunuza geldim.” dedi.Вы по своей воле приехали“.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Специально отбрасывать его было бы неестественно.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.Не приходя в сознание, скончался 28 сентября.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.Однако в BBC решили не запускать этот эпизод в эфир, а поручили снять три эпизода по 90 минут.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Ты никогда не сдавался, что бы ни было».
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.Как только она пришла в себя всем разрешили сесть.
Secde vaziyeti insanın Rabbine en yakın olduğu haldir.Народ: Возносим ко Господу.
2015 yılının başında Asla Vazgeçmem dizisinde oynamıştır.В летнем сезоне 2015 года он снова ни разу не вышел на старт.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod