vay ile cümle
vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Con mọt trong tôi nghĩ: "ôi chao, thật tuyệt vời!" Tôi có thể gõ vào bộ não của hàng ngàn người"
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."De nerd in mij dacht: "Wow, dit is geweldig. Ik kan gebruik maken van het verstand van duizenden mensen."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."나는 이것을 보고 "와우, 놀랍다 내가 수천명의 사람들의 생각으로 들어가 볼수 있다니" 라는 생각과 동시에,
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Kujońska część mnie pomyślała, "Wow, to jest niesamowite. Mogę dotrzeć do tysięcy ludzkich umysłów".
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."La mia parte nerd ha pensato "Wow, strabiliante. Posso entrare nella testa di migliaia di persone."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Mé vědátorské já si pomyslelo: "Wow, to je úžasné. Můžu se nabourat do myslí tisíců lidí."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Mi lado nerd pensó: "Wow, esto es increíble. Tendré disponibles las mentes de miles de personas."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Mon côté nerd a pensé "Wahou, c'est fou. Je peux puiser dans les esprits de milliers de gens."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."O meu lado nerd pensou "Wow, isto é extraordinário. Eu posso entrar na mente de milhares de pessoas."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Sisi kutu buku saya berpikir, "Wah, ini menakjubkan. Saya bisa berhubungan dengan pikiran banyak orang."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Tocilarul din mine s-a gândit "Uau, e uimitor! Pot să accesez mințile a mii de oameni."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Η μια μου πλευρά, αυτή του σπασίκλα, σκέφτηκε: "Καταπληκτικό. Μπορώ να αξιοποιήσω το μυαλό χιλιάδων ανθρώπων."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Едното ми изперкало Аз помисли: "Това е удивително. Мога да стигна до умовете на хиляди хора."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Занудная сторона меня подумала: "Ух ты, это поразительно. Я могу подключится к уму тысяч людей."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."Як комп'ютерний маніяк, я подумав, "Ого, неймовірно! Я можу під'єднатися до думок тисяч людей".
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."הצד החנוני שבי חשב "ווואו, זה מדהים. אני יכול להתחבר למוח של אלפי אנשים."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim."الجانب المهووس مني فكر، "واو، هذا رائع. بامكاني استغلال عقول آلاف الناس."
İnek öğrenci tarafımla şöyle düşündüm, "Vay, işte bu şaşırtıcı. binlerce insanın zihnine dokunabilirim.""こいつは凄い 人の頭に入りこめるとは!" もう片方のオタクの私は思いました
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.A ako sa rútime dolu, tak som si uvedomil, wow, umieranie nie je strašidelné.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.A když jsme padali, měl jsme pocit že, wow, umírání není děsivé.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Dan saat kami turun, saya merasakan, wow, mati itu tidak menakutkan.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.E enquanto íamos descendo, eu tive a sensação de que morrer não era assustador.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.E mentre andavamo giù ho avuto questa sensazione, wow, morire non fa paura.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.És ahogy közeledünk, az az érzésem támadt, hogy a halál nem félelmetes.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Et alors que nous descendions, j'ai eu un sentiment de, wow, mourir n'est pas effrayant.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.In ko smo se spuščali, me je spreletel občutek, vau, umiranje ni strašno.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.În timp ce ne prăbușeam, am avut sentimentul că moartea nu este înfricoșătoare.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.우리가 추락하고 있을 때, 이런 느낌이 들었어요. 와, 죽는 것은 두렵지 않아.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.När vi var på väg ner, kände jag, wow! Att dö är inte skrämmande.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Og mens vi var på vej ned havde jeg en følelse af at, wow, det er ikke skræmmende at dø.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Terwijl we omlaag kwamen, had ik het idee van: "wow, doodgaan is niet eng."
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Và khi chúng tôi đi xuống, tôi có cảm giác, wow, chết không thực sự đáng sợ.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Während wir abstürzen, hatte ich dieses Gefühl, Mensch, zu sterben ist nicht furchterregend.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.W miarę gdy schodziliśmy coraz niżej, miałem uczucie: wow, umieranie nie jest wcale takie straszne.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Y mientras bajábamos, tuve la sensación de, wow, morir no da miedo.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.Και καθώς πέφτουμε, Είχα ένα αίσθημα, ουάου, το να πεθαίνεις δεν είναι τρομακτικό.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.И докато падахме, имах чувството, че уау, да умреш не е страшно.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.И пока мы падали, Я вдруг осознал, что умереть не страшно.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.І поки ми продовжували зниження, я раптом відчув: ти диви, виявляється, помирати не страшно.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.ובעת נפילה, היה לי תחושה של, וואו, למות זה לא מפחיד.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.و أثناء السقوط كان لدي الشعور، يا ألله، الموت ليس مخيفاً.
İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi.感じたのは 「死ぬのは怖くない」ということです もとから心づもりがあったかのようです
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.As pessoas perguntam-me: "Qual é a sua arte?" "São os novos "media' ".
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Az emberek azt mondták, "Hű, a műveid, mik is azok?" Új média.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.사람들은 "와, 당신이 하는 예술은 어떤거죠?" 라고 물어봅니다. 그건 새로운 미디어죠.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.La gente dice, "Vaya, tu arte, ¿qué es?" Es nuevos medios de comunicación.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Les gens disent, "Waouh, vos œuvres, qu'est-ce que c'est ?" Ce sont les nouveaux médias.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Lumea întreabă "Wow, arta ta, ce este ?" Este noua artă-media.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Mensen zeggen: "Wow, wat is jouw kunst?" Het is 'nieuwe media'.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Mi dicono, "Wow, ma che cos'è la tua arte?" Fa parte dei nuovi media.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Mọi người nhìn vào nó nói, "Wow, nghệ thuật của anh, nó là gì vậy?" Nó là truyền thông mới.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Und die Leute: "Wow, was ist das für Kunst?" - "Neue Medienkunst."
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Wciąż pytano go, na czym polega jego sztuka.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Люди кажуть: "Вау, ваше мистецтво, яке воно?" Це нове медіа.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Люди спрашивают, в чём заключается его искусство. Новые медиа.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.Хората казвали "Така ли, какво е вашето изкуство?" То е нова медия.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.אנשים אומרים, "וואו האמנות שלך, מה היא?" זו מדיה חדשה.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.الناس تقول ، " وااااو ، الفن الخاص بك ، ما هو ؟ " هو وسيلة اعلام جديدة.
İnsanlar "Vay, senin sanatın mı, nedir o? dediklerinde onlara "Yeni ortam sanatı" diyor.でも彼が気付いたのは 古い新しいの問題ではなく
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››A Syn človeka síce ide, tak ako je uložené, ale beda tomu človekovi, ktorý ho zrádza.