"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Hola, tenemos un anuncio que... ¡¡¡GUAAAAAAAAAAAAAAA!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""안녕하십니까? 여러분께 안내말씀드립....우와아아아아아아아아아아!!!!!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Salve, volevamo annunciare che-- WAAAAAAAAAAAAAHHH!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Здравейте, бихме искали да направим съобщение -- УАААА!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Здравствуйте, у нас есть объявление для... Чтоооооооооооо!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""مرحبا ,لدينا اعلان -- لااااااااااااااااااااااااا !!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!"(笑)
Merhaba, Zayn! Vay, yeni saç modeli! Evet, nasıl olmuş sizce?Die Einführung von Tac-O's.
[miyav] Vay canına, bu gerçekten de işe yarıyor. Sonunda yüksek notaya ulaşmak esas.Jetzt, ist es persönlich.
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[Moses anyanyelvén beszél] férfi:
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[Moses mówi w ojczystym języku] mężczyzna:
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[ο Μόζες μιλάει στη γλώσσα του] άντρας:
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[Мозес говорит на родном языке] мужчина:
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!내가 복음을 전할지라도 자랑할 것이 없음은 내가 부득불 할 일임이라 만일 복음을 전하지 아니하면 내게 화가 있을 것임이로라
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!Non è infatti per me un vanto predicare il vangelo; è un dovere per me: guai a me se non predicassi il vangelo
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!Коли бо благовіствую, нема мені слави, примус бо на менї лежить, і горе мені, коли не благовіствую!
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!אם אבשר את הבשורה אין לי תהלה כי החובה מטלת עלי ואוי לי אם לא אבשר׃
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!لانه ان كنت ابشر فليس لي فخر اذ الضرورة موضوعة عليّ. فويل لي ان كنت لا ابشر.
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!我 傳 福 音 原 沒 有 可 誇 的 . 因 為 我 是 不 得 已 的 . 若 不 傳 福 音 、 我 便 有 禍 了
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!我 傳 福音 原 沒有可誇 的 . 因為 我 是 不得已 的 . 若 不 傳 福音 、 我 便 有 禍了
Müzik için harekete geçirin! Vay, parti zamanýDebout pour la musique
- Ne? Vay, şu yiyeceklere bak.Hvala za obrok, mami.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.¡Guau, tengo que hacer esto!
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Ich muss das machen.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.M. 나이트 샤말란의 영화처럼 저는 생각했었습니다, 와! 나는 이것을 해야만 하는구나.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım."Muszę to zrobić!" coś jak wizja M. Night.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Night Shayamalan, nghĩ rằng, Whoa! Mình phải làm như thế.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Trebuie să fac asta.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Whoa! Dat moet ik doen.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Wouah ! Je dois faire ça.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım."Wow! Devo fare questa cosa".
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Найт Шаямалан... когато си помислих: Уау! Трябва да направя това.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.Я должен это сделать.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.סוג של רגע של מ. נייט שאמלאן -- שחשבתי, וואו! אני חייב לעשות את זה.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.الميم: التي ذكرتني للحظة بالمخرج م. نايت شالمان عندما فكرت، يالهي لابد لي أن أعمل هذا.
Night Shayamalan anı -- vay diye düşündüm o an, bunu yamak zorundayım.「ぉお これは私がやらねば」と思い 情熱をもって取り組みました
O aşağıya indi ve ben çıktım yüzeye. Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)Incredibile, quello si che fu un secolo."
O aşağıya indi ve ben çıktım yüzeye. Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)폭파했고 가라앉았죠. 그건 가라앉았고 제가 떠올랐어요. 와, 멋진 시대 아닌가요.
O aşağıya indi ve ben çıktım yüzeye. Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)"וטראח, היא שקעה. היא הלכה ואני הגעתי. וואו, איזו מאה."
O aşağıya indi ve ben çıktım yüzeye. Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)و بام ذهبت للقاع, ذهبت للأسفل, وارتفعتُ انا للأعلى, واو ياله من قرن
O aşağıya indi ve ben çıktım yüzeye. Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)(笑)
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!A biada brzemiennym i piersiami karmiącym w one dni!
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Alangkah ngerinya hari-hari itu bagi wanita yang mengandung dan ibu yang masih menyusui bayi
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Alangkah ngerinya hari-hari itu bagi wanita yang mengandung, dan ibu yang masih menyusui bayi
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!¡Ay de las mujeres que estén encintas y de las que críen en aquellos días
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!¡Ay de las que estén encintas y de las que críen en aquellos días
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Běda pak těhotným a těm, kteréž kojí, v těch dnech.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Běda pak těhotným a těm, kteréž krmí v těch dnech.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Ðang lúc đó , khốn_khó thay cho đờn bà có_mang , và đờn bà cho con bú !
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Ðang lúc đó, khốn khó thay cho đờn bà có mang, và đờn bà cho con bú!
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Gorje pa nosečim in doječim v tistih dneh!
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Guai alle donne incinte e a quelle che allatteranno in quei giorni
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Het zal een afschuwelijke tijd worden voor vrouwen die in verwachting zijn of een baby hebben.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Jaj pedig a terhes és a szoptató asszonyoknak azokban a napokban.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Jaj pedig a terhes és szoptató asszonyoknak azokon a napokon.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!그 날에는 아이 밴 자들과 젖먹이는 자들에게 화가 있으리로다
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!kom dan niet terug om thuis nog wat kleren op te halen.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Lecz biada brzemiennym i piersiami karmiącym w one dni!
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Lež beda tehotným a tým, ktoré budú kojiť v tých dňoch.
O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline!Malheur aux femmes qui seront enceintes et à celles qui allaiteront en ces jours-là!