Ana içeriğe geç
Sözlük

vay ile cümle

vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenOui, malheur à celui qui, comme le grand pilote Paul il a, tout en prêchant aux autres est
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenYea, ואוי לו מי, כמו פיילוט פול גדול יש את זה, בעוד הוא מטיף לאחרים
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenДа, горе тому, кто, как великий Pilot Пол он, проповедуя другим является
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenТак, горе тому, хто, як великий Pilot Пол він, проповідуючи іншим є
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenنعم ، والويل للذي ، والكبير والرائد بول ، في حين الوعظ للآخرين هو
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederken彼自身漂流者!"
Evet. Vay be! Dedikleri gibi minik bir simyacısın!- Jesteś naprawdę taki mały, jak wszyscy mówią.
Evet. Vay!Oui.
Evet. Vay!Да. wow!
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Gorje mu, kdor grabi kriv dobiček za hišo svojo, da na visokem postavi gnezdo svoje, da se otme iz nesreče!
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất nghĩa cho nhà mình, để lót ổ mình trong nơi cao, để được cứu khỏi tay hung ác.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất_nghĩa cho nhà mình , để lót_ổ mình trong nơi cao , để được cứu khỏi tay hung_ác .
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!재앙을 피하기 위하여 높은데 깃들이려 하며 자기 집을 위하여 불의의 이를 취하는 자에게 화 있을찐저
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Ve ham, som søger ublu Vinding til sit Hus for at bygge sin Rede højt og redde sig fra Ulykkens Hånd.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Wee hun die rijk worden op slinkse wijze; die proberen te leven buiten bereik van gevaar.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!הוי בצע בצע רע לביתו לשום במרום קנו להנצל מכף רע׃
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!ويل للمكسب بيته كسبا شريرا ليجعل عشّه في العلو لينجو من كف الشر.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!為 本 家 積 蓄 不 義 之 財 、 在 高 處 搭 窩 、 指 望 免 災 的 有 禍 了
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!為本家 積蓄不義之財 、 在 高處 搭窩 、 指望 免災 的 有禍了
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.가옥에 가옥을 연하며 전토에 전토를 더하여 빈 틈이 없도록 하고 이 땅 가운데서 홀로 거하려 하는 그들은 화 있을진저
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.הוי מגיעי בית בבית שדה בשדה יקריבו עד אפס מקום והושבתם לבדכם בקרב הארץ׃
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.ويل للذين يصلون بيتا ببيت ويقرنون حقلا بحقل حتى لم يبق موضع. فصرتم تسكنون وحدكم في وسط الارض.
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍 哉 、 那 些 以 房 接 房 、 以 地 連 地 、 以 致 不 留 餘 地 的 、 只 顧 自 己 獨 居 境 內
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍哉 、 那些 以 房接房 、 以 地 連地 、 以致 不留餘 地 的 、 只 顧 自己 獨居 境內
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.A múlt hónapban voltam a Google-nél, és atyám, azok a juttatások!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.El mes pasado estuve en Google, y ¡Dios mío! ¡Esa cafetería!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Forrige måned, var jeg hos Google, og, manner det cafeteria, manner.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Il mese scorso mi trovavo alla Google, e ragazzi, quella caffetteria.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.여러분들 중 일부는 사업가들이거나 뭐 비슷한 종류의 일을 하실텐데 지난달에는 구글에 갔었는데 카페테리아가 정말.....
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Le mois dernier j'étais chez Google et, mon dieu, cette cafétéria.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Letzten Monat war ich bei Google, und wow, was für eine Cafeteria!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Luna trecută am fost la Google, şi băiete, acea cantină, vai.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Minulý měsíc jsem byl v Googlu, a teda, ta kavárna...
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Verleden maand was ik bij Google, en tjonge, dat cafetaria, man.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.W zeszłym miesiącu byłem w siedzibie Google i ich bufet - rany!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.В прошлом месяце я посетил офис Google, там просто невероятная столовая.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Миналият месец бях в Google и, божичко, това кафене, човече...
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.בחודש שעבר הייתי ב"גוגל", והקפיטריה שלהם, בחיי...
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.الشهر الماضي زرت مقر شركة جوجل، يا إلاهي ما أجل الكافتيريا الخاصة بهم
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.皆さんはここ、シリコンバレーではストックオプションなどをもらうでしょうが、
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Bunuhlah semua tentaranya! Tewaskan mereka! Celakalah bangsa Babel! Sudah tiba waktunya mereka dihukum!
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi."그 황소를 다 죽이라 도수장으로 내려가게 하라 그들에게 화 있도다 그들의 날, 그 벌받는 때가 이르렀음이로다"
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.ødelæg alle dets Okser, før dem ned til Slagtning! Ve dem, deres Dag er kommet, Hjemsøgelsens Tid.
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Pobite všetkých jej juncov, nech sídu dolu na zabitie! Beda im, lebo prišiel ich deň, čas ich navštívenia!
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Pomorite vse junce njene, naj gredo doli v klanje! Gorje jim! ker je prišel njih dan, čas njih obiskovanja!
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Tuez tous ses taureaux, qu`on les égorge! Malheur à eux! car leur jour est arrivé, Le temps de leur châtiment.
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Ucideţi -i toţi taurii şi junghiaţi -i! Vai de ei! Căci le -a venit ziua, vremea pedepsirii lor!
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Zelfs haar jonge vee niet! Dood alles! De tijd van oordeel is voor Babel gekomen.
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Изколете всичките му телци; Нека слязат на клане; Горко им! Защото дойде денят им, Времето за наказанието им.
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.Убивайте всех волов ее, пусть идут на заклание; горе им! ибо пришел день их, время посещения их.
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.חרבו כל פריה ירדו לטבח הוי עליהם כי בא יומם עת פקדתם׃
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.اهلكوا كل عجولها. لتنزل للذبح. ويل لهم لانه قد اتى يومهم زمان عقابهم.
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.要 殺 他 的 一 切 牛 犢 、 使 他 們 下 去 遭 遇 殺 戮 . 他 們 有 禍 了 、 因 為 追 討 他 們 的 日 子 已 經 來 到
Genç boğalarını öldürün, Kesime gitsinler! Vay başlarına! Çünkü onların günü, Cezalandırılma zamanı geldi.要 殺 他 的 一切 牛犢 、 使 他 們 下去 遭遇 殺戮 . 他 們有禍 了 、 因為 追討 他 們 的 日子 已 經來 到
Ghost: Vay be, iyi parça kanka!(Ghost:) No ładnie!
Ghost: Vay be, iyi parça kanka!(Ghost:) Oh ja, mooi ding broeder!
Ghost: Vay be, iyi parça kanka!(Ghost:) Oh ja, snyggt brorsan!
Ghost: Vay be, iyi parça kanka!(Ghost:) Oh yeah, hienoa veli!
Ghost: Vay be, iyi parça kanka!(Ghost:) Oh yeah, schönes Ding!
Ghost: Vay be, iyi parça kanka!(Ghost:) O jo, tak to je pěkný, brácho!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod