vay ile cümle
vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ben yine "Vay canına!" dedimVolví a decir "¡Guau!"
Ben yine "Vay canına!" dedimZnów się zdumiałem.
Ben yine "Vay canına!" dedimΚαι ξαναείπα, "Ουάου!"
Ben yine "Vay canına!" dedimОтново казах: "Уау".
Ben yine "Vay canına!" dedimЯ вновь удивился. Потом она сказала:
Ben yine "Vay canına!" dedimЯ знову викрикнув: "Ого".
Ben yine "Vay canına!" dedimואמרתי "וואו," שוב.
Ben yine "Vay canına!" dedimفقلت : رائع مرة أخرى
Ben yine "Vay canına!" dedim彼女は続けます
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?Foloseşti ştiinţa să, ştiţi..., lucrezi retrospectiv şi să spui: "Păi, pe bune, la ce se gândeau?"
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?과학을 이용해서, 과거를 되짚어보며 말해보곤하죠 "흠, 진짜 그들은 대체 무슨 생각을 하고 있었을까?"
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi? Ne düşünmüşlerdi ki?" diye sorun.Posłużyć się nauką by, no wiecie, spojrzeć wstecz i powiedzieć "Hmm, ciekawe co oni sobie myśleli?"
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi? Ne düşünmüşlerdi ki?" diye sorun.Usar la ciencia para buscar hacia atrás y preguntarse : "¿En qué pensaban realmente?".
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi? Ne düşünmüşlerdi ki?" diye sorun.Използвайки науката за да търсим назад и да се запитаме:
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?Usare la scienza per, sapete, lavorare all'inverso e dire: "Beh, davvero, a cosa stavano pensando?"
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?Wetenschap gebruiken om terug te werken en zeggen:
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?Использовать науку, чтобы заглянуть в прошлое и спросить: "Ну, что же они тогда думали?"
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?להשתמש במדע כדי להצליח לגלות על מה הם באמת חשבו.
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?مستخدمين العِلم، كما تعلمون، حاول أن تعود بالزمن و قُل: "حسناً، جدياً، بماذا كانوا يُفكرون؟"
Bilimi kullanarak geriye doğru çalışın ve "Vay, cidden mi?逆算して「彼らは本当の所 何を考えていたのか」と分かるんだ 最近 イースター島にいたんだけど
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına. Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!Na minha idade... sabem... a minha ideia de levantar pesos, é levantar-me!
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına.En parlant de choses difficiles, vous savez, fêter 40 ans, wohoo à mon âge, ma conception de
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına.Подумаешь.
Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.밤새 비행을 하고 눈을 들어 위를 봤는데 저 모습을 봤죠. 그러곤 생각했습니다, 와, 정말 깔끔하다.
Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.אתם יודעים, טסתי כל הלילה, הסתכלתי למעלה, וחשבתי, וואו, כמה נקי.
Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.تعلمون,طيران طيلة الليل,تفحصت المكان وفكرت,مدهش, كم هو نظيف
Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.なんて無駄のないデザインなんだって こんなメジャーな空港で、 バルセロナ(Barcelona)の「B」だけなんて
Biliyorsun madem, neden böylesin? Vay canına, lafı nasıl çevireceğini iyi biliyorsun.اذا كنت تعلمين فلماذا؟ انت حقا تغضبينني
Bilmiyordum. Ona baktım -- dedim "Vay, bunlar daha mı güzel --"Δεν το ήξερα.Τις κοίταξα -- και είπα," Ουάου, είναι μήπως καλύτερες από τις -- "
Bir anlamı olduğunu, yörünge içinde "para, wow, Evet ilginç olan pozitif para. Vay canına, bunu bilmiyordum.Υπάρχει ένα σημείο στην πορεία σας, που είναι, "χρήματα, wow, ναι θετική χρήματα, που είναι ενδιαφέρουσα.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Als er één valt, helpt de ander hem overeind. Maar als er één valt en hij is alleen, zit hij in moeilijkheden.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.혹시 저희가 넘어지면 하나가 그 동무를 붙들어 일으키려니와 홀로 있어 넘어지고 붙들어 일으킬 자가 없는 자에게는 화가 있으리라
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Lebo ak padnú, jeden pozdvihne svojho druha. Ale beda jednému, ktorý padne; neni druhého, aby ho pozdvihol.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Porque si caen, el uno levantará a su compañero. Pero, ¡ay del que cae cuando no hay otro que lo levante
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Zakaj če padeta, vzdigne tovariš tovariša; ali gorje samemu, ko pade in nima druga, da bi ga vzdignil!
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.כי אם יפלו האחד יקים את חברו ואילו האחד שיפול ואין שני להקימו׃
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.لانه ان وقع احدهما يقيمه رفيقه. وويل لمن هو وحده ان وقع اذ ليس ثان ليقيمه.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.若 是 跌 倒 、 這 人 可 以 扶 起 他 的 同 伴 . 若 是 孤 身 跌 倒 、 沒 有 別 人 扶 起 他 來 、 這 人 就 有 禍 了
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.若是 跌倒 、 這人 可以 扶起 他 的 同伴 . 若是 孤身 跌倒 、 沒有別人 扶起 他 來 、 這人 就 有 禍了
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Az elsõ jaj elmúlék; ímé ezután még két jaj következik.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Biada jedno przeszło, a oto jeszcze idą dwa biada potem.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Bída jedna pominula, a aj, přijdou ještě dvě bídy potom.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Cea dintîi nenorocire a trecut. Iată că mai vin încă două nenorociri după ea.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Celaka yang pertama telah lalu. Sesudah itu ada dua celaka lagi yang harus datang
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.De eerste vreselijke gebeurtenis is voorbij; maar kijk, er komen er nog twee!
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Det första ve har gått till ända; se, efter detta komma ännu två andra ve.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Det første ve er over; se, ennu kommer det to ve-rop efter dette.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Det første Ve er til Ende; se, der kommer endnu to Veer derefter.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Ein Wehe ist dahin; siehe, es kommen noch zwei Wehe nach dem.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.El primer ay ha pasado. He aquí vienen aún dos ayes después de esto
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Ensimmäinen "voi!" on mennyt; katso, tulee vielä kaksi "voi!"-huutoa tämän jälkeen.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Gorje eno je prešlo; glej, še dvoje Gorje potem.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Il primo «guai» è passato. Rimangono ancora due «guai» dopo queste cose
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Jedno beda pominulo a hľa, za týmto prijde ešte dvoje beda.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.첫째 화는 지나갔으나 보라 아직도 이 후에 화 둘이 이르리로다
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Le premier malheur est passé. Voici il vient encore deux malheurs après cela.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Nạn thứ nhứt đã qua ; nay còn hai nạn nữa đến sau nó .
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Nạn thứ nhứt đã qua; nay còn hai nạn nữa đến sau nó.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Passado é já um ai; eis que depois disso vêm ainda dois ais.
Birinci ‹‹vay›› geçti, işte bundan sonra iki ‹‹vay›› daha geliyor.Η ουαι η μια απηλθεν ιδου, ερχονται ετι δυο ουαι μετα ταυτα.