Chris Anderson: Vay be.크리스 앤더슨: 와우.
Chris Anderson: Vay be.Крис Андерсон: ух-ты.
Chris Anderson: Vay be.כריס אנדרסון: וואו.
Chris Anderson: Vay be.كريس أندرسون: واو.
Chris Anderson: Vay be.(拍手)
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"Braut" im Chinesischen bedeutet wörtlich übersetzt "neue Mutter".
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"Brud" på kinesiska betyder bokstavligen "ny moder." Oj då.
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına! (Gülüşmeler)A könyvek egy mágikus kapcsolódási pontot jelentettek emberekhez akár régen éltek, akár most.
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına! (Gülüşmeler)"Cô dâu" trong tiếng Trung nghĩa là "người mẹ mới" (Cười)
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına! (Gülüşmeler)Secara harafiah pula, Bahasa Cina "mempelai wanita" berarti "ibu baru." Nah loh... (Tawa)
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"신부"는 글자 그대로 "새로운 엄마"를 뜻한다는 것도요. 에구.
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"Nevesta" doslova znamená "nová matka." Bŕŕ.
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"Sposa" in cinese significa letteralmente "nuova madre".
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"Съпруга" в китайската литература означава "нова майка."
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"כלה" בסינית פשוטו כמשמעו "אמא חדשה." אה-אה.
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!"العروس" باللغة الصينية تعني حرفيا "الأم الجديدة." أهووه
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!中文「新娘」字面上解 「新嘅媽媽」。哦!
Çince de "gelin" aslında "taze anne" anlamına geliyor. Vay canına!(笑)
- Çıkarın beni! - Vay canına, hidrojen cebi. Harry!Trek me op.
- Çıkarın beni! - Vay canına, hidrojen cebi. Harry!Wyciągnijcie mnie!
- Çıkarın beni! - Vay canına, hidrojen cebi.Keluarkan aku ! kantung Hidrogen !
Çocuklar! Vay bizim yatak odalarına. Vay bu harika.예들아!
Çocuk: Vay canına, bu harika.아이: 우와! 이거 정말 신기해요!
Çocuk: Vay canına, bu harika.ילד: כמה מגניב!
Çocuk: Vay canına, bu harika.طفل: أوه ، هذا رائعٌ جداً.
Çocuk: Vay canına, bu harika.(教師:戻ってきたかな?)
Çocuk: Vay! Şu yılana bak !아이: 우와 저 뱀 좀 봐!
Çocuk: Vay! Şu yılana bak !ילד: וואו! תראו את הנחש הזה!
Çocuk: Vay! Şu yılana bak !طفل: واه! انظروا إلى ذلك الثعبان!
Çocuk: Vay! Şu yılana bak !女性3: さあグラス 録画して!
Çocuk: Vay!Voix d'enfant :
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Denn es bedeutete, dass zumindest eine Person mich verstanden hatte. Gott sei Dank.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.왜냐하면 그건 맙소사 한 사람이 이해를 했다는 것이었거든요.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Parce que ce poème me disait, dieu merci, qu'une personne avait compris.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Pentru că mi-a transmis, slavă Domnului, că cineva a înţeles.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Perché mi confermava, per Dio, che almeno una persona aveva capito.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Porque me dijo, por Dios, Una persona entendió.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Porque me disse, por Deus, que uma pessoa entendeu.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Vì nó cho tôi biết, nhờ Chúa, một người đã hiểu ý tôi.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Want het vertelde me, godzijdank, dat één persoon het begreep.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Γιατί μου έδειξε, ευχής έργον, ότι ένας άνθρωπος κατάλαβε.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Защото узнах, Господи, един човек ме е разбрал.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.Потому что это показало мне, что, Слава Богу, кто-то понял меня.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.כי הבנתי: בשם אלוהים, יש מי שהבין זאת.
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.كانت تلك القصيدة تقول لي، أستحلفك بالإله أن يفهمها ولو شخص واحد
Çünkü bana, vay canına, bir kişinin anladığını söylüyordu.グレンの詩を紹介します 例の危機に瀕する人間とはこの人です
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Denn ich denke sofort, wow, wir könnten uns wirklich vorstellen konsumgerechte Produkte wachsen zu lassen.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Hiszen akkor arra gondolok: wow, elképzelhető, hogy használatra kész termékeket termesszünk.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Karena dengan ini saya mulai berpikir, wow, kita bisa membayangkan menumbuhkan barang-barang konsumsi.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.그리고 나서 생각을 시작했기 때문에, 와우, 성장하는 소모성 제품을 실제로 그려볼 수 있었습니다.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.lahko bi si dejansko predstavljali gojenje potrošnih izdelkov.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Pak si totiž řeknu, páni, můžeme si představit i pěstování spotřebního zboží.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Pentru că încep să mă gândesc, wow, ne putem realmente imagina cultivarea de produse consumabile.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Perché comincio davvero a pensare, wow, possiamo davvero pensare di coltivare prodotti di consumo.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Porque começo a pensar, podemos de facto imaginar o cultivo de produtos de consumo.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Porque entonces empiezo a pensar que podríamos imaginar el cultivo de productos de consumo.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Pretože potom začnem premýšľať, jéj, že by sme si mohli predstaviť v podstate pestovanie spotrebných tovarov.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Zaczynam wtedy myśleć - wow, możemy właściwie wyobrazić sobie hodowlę użytecznych produktów.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Защото тогава започвам да си мисля, еха, може да си представим да отглеждаме продукти, които ще се консумират.
Çünkü, düşünmeye başlıyorum da, vay canına, tüketilebilir ürünler yetiştirmeyi gerçekten de hayal edebiliriz.Я думаю: "как здорово!" Мы можем представить процесс выращивания товаров.