Halk kütüphanelerini meşru bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz.We consider public libraries a legitimate citizen's right.
Tom vatandaşlık için başvurdu.Tom applied for citizenship.
Oy vermek vatandaşlık görevin.It's your civic duty to vote.
Vatandaşlık haklarımı ihlal ediyorsun.You're violating my civil rights.
Vatandaşlık durumunuz nedir?What is your citizenship status?
Eğer bir Amerikalıysan, ülken için bir vatandaşlık görevin var.If you are American, you have a citizen duty for your country.
Sadece vatandaşlık görevimi yapıyorum.I'm just doing my civic duty.
Vatandaşlık, oylama için bir ön koşuldur.Citizenship is a prerequisite for voting.
Vatandaşlık haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to safeguard our civil rights.
Madde 6, yeni sınırın her iki tarafındaki kişiler için vatandaşlık seçeneklerini yarattı.Article 6 created citizenship options for persons on either side of the new border.
Danzig Serbest şehri, doğum günü hediyesi olarak Hitler'e onursal vatandaşlık verdi.The Free City of Danzig made Hitler an honorary citizen of the city as a birthday gift.
2004'ten sonra vatandaşlık haklarına sahip oldular.From 2004 onwards, they received citizen's rights.
15 Ağustos 2015'te 36 yeni ülke ile uygun vatandaşlık listesi genişletildi.The list of eligible nationalities was extended with 36 new countries on 15 August 2015.
Buna göre yasa ayaklanmamış tüm Latin ve İtalyan halklarına tam vatandaşlık sunuyordu.The law offered full citizenship to all Latin and Italian communities who had not revolted.
212: Constitutio Antoniniana tüm özgür Romalılara vatandaşlık verir.212: Constitutio Antoniniana grants citizenship to all free Roman men.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Hitler received the citizenship papers from the hands of Albert Forster, the city's Nazi leader.
Azerbaycan Cumhuriyeti çifte vatandaşlık tanımadığından, Telman İsmailov Rus ve Türk vatandaşıdır.Since Azerbaijan does not allow dual citizenship, he holds Russian-Turkish citizenship.
1924'te 284 Yahudi 62 Müslüman vatandaşlık talebinde bulundu.In 1924, 284 Jews applied for naturalization, as well as 62 Muslims.
1809 - İsviçre'nin Aargau kantonu, Yahudileri vatandaşlık haklarından mahrum etti.1809 – The Swiss canton of Aargau allows citizenship to Jews.
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.He improved the bureaucracy and streamlined the citizenship and senatorial rolls.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.In Libya, Jews were deprived of citizenship, and in Iraq, their property was seized.
Ancak yasa bireylere değil halkların tamamına vatandaşlık sunuyordu.However, the law offered the option of citizenship to whole communities and not to individuals.
Çek vatandaşlık hukukuna göre Vatandaşlık belgesinin geçerli bir kanıtıdır.It is a valid Proof of Citizenship document according to the Czech nationality law.
Yüzellilikler listesinde yer aldı ve vatandaşlıktan çıkarıldı.The proscribed were named on public lists, stripped of citizenship, and outlawed.
Vatandaşlık, gerçek kişilere has kullanılır.We are populists for real.
Aynı zamanda vatandaşlık eğitimi de vererek, öğrencilerini kente hizmet etmeye yönelik eğitiyordu.He also stressed civic education, training students to serve the state.
"Russell Crowe bir türlü vatandaşlık alamadı"."Russell Crowe is so Miserables".
Dönüş Yasası böyle kişilere vatandaşlık vermeyi kabul etmiştir.A question then rose of how to accept these people back into the church.
Ortak bir vatandaşlık olmayacak.I have no other nationality.
O İngiltere ve Kanada'da çifte vatandaşlık sahibidir.He holds dual citizenship in the UK and in Canada.
["Vatandaşlık hakları"] ["Her insana, kendine davranacağın gibi davran"]["Civil rights"] ["Treat every person as you'd treat yourself"]
Bu, neslimin vatandaşlık hakları mücadelesine benim katkım.This is my contribution to the civil rights fight of my generation.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.If you cannot chose your nationality, then you will want to become an Indian man.
Ve vatandaşlık kavramını düzeltmeden, devlet kurumlarını düzeltemeyecegiz.And we're not going to fix government until we fix citizenship.
Çocuklarım vatandaşlık görevi anlamak olasılığı daha düşüktür.My children are less likely to understand civic duty.
Bu gördüğüm vatandaşlık görevi bir anlamda teşvik Ailemin nesil net yansıması.This fostered a sense of civic duty that I saw the clear reflection of in my parents' generation.
Bizim ekonomik sorunları düzeltmek için "vatandaşlık görevi" kavramı geri yüklemelisiniz.In order to fix our economic problems we must restore the concept of "civic duty".
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.It's about helping people to build lives of dignity, stability, economic autonomy, citizenship.
Cogu ulkelerde Yahudiler vatandasliktan cikartildi ve malvarliklarina el konuldu.Jews were stripped of their citizenship in many countries and their property was confiscated.
KENNETH CLARK: ve tam vatandaşlık hakları verilmesi.KENNETH CLARK: -- and full rights of citizenship for Negroes.
Sonra da dedi ki, "Vatandaşlık haklarının faturasını kim ödüyor?He says, "Who pays the bills for civil rights?"
GLORIA RICHARDSON, Güney Vatandaşlık Hakları LideriGLORlA RlCHARDSON, Southern Civil Rights Leader
Bunun vatandaşlık hakları sorunu değil, insan hakları sorunu olduğunu hatırlatmak.It's not a problem of civil rights, but a problem of the human rights.
İlk defa, vatandaşlık hakları hareketine destek olmak için güneye seyahat etmişti.It was the first time he had traveled south to work with the civil rights movement.
Ama küresel vatandaşlık yükleri bize birbirine bağlamak devam edin.So they're recruited when they're a junior in college.
Bir diğer çetrefilli konu da çifte vatandaşlık konusuydu.Another thorny issue concerns dual citizenship.
Görüşmede vatandaşlık, yabancılar, göç ve sığınma konuları ele alındı.Discussions focused on the issues of citizenship, aliens, immigration and asylum.
Bir diğer muhalefet konusu da Sırpların artık çifte vatandaşlık haklarının kalmaması.An additional concern of the opposition is that Serbs no longer have the right to dual citizenship.
Bükreş, yüz binlerce Moldovalıya vatandaşlık vermenin sonuçlarını küçümsüyorBucharest plays down the consequences of granting citizenship to hundreds of thousands of Moldovans.
Yüzlerce eski yabancı savaşçının Bosna vatandaşlıkları geri alındıHundreds of former foreign fighters stripped of Bosnian citizenship
Toplantıda göç, vatandaşlık ve sığınma konuları ele alındı.The meeting was focused on immigration, citizenship and asylum.
Arnavut Sosyalistleri Vatandaşlık Soruşturması İstiyorAlbania's Socialists Seek Citizenship Probe
Onlar da Bosna'da ikamet etmelerine karşın, bildirildiğine göre vatandaşlıkları geri alınmıştı.Although they have Bosnian residency, they have reportedly been stripped of citizenship.
Makedonya Vatandaşlık Şartlarıyla UğraşıyorMacedonia Grapples with Citizenship Requirements
Arnavutluk vatandaşlık yasasını değiştirmeyi düşünüyorAlbania considers amending citizenship law
Berişa, Şubat ayı başlarında ülkenin vatandaşlık yasasının revize edilmesini önerdi.Berisha requested a revision of the country's citizenship law in early February.
Örgüt, sabıkası olan başvuru sahiplerine vatandaşlık verilmemesi gerektiğini iddia ediyor.They claim that applicants with a criminal activity record should be refused citizenship.
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum liderleri tek egemenlik, vatandaşlık üzerinde anlaştılarTurkish Cypriot, Greek Cypriot leaders agree on single sovereignty, citizenship
Egemenlik sorunu ve vatandaşlıkla ilgili sorular adadaki en çetin meselelerdi.The sovereignty dispute and citizenship questions have been the thorniest issues on the island.
Kendi internet sitelerinden şuanda vatandaşlık başvuruları almaktalar. [4]He is self-procliamedly "The Founding Father of Asgardia".[4]