Bu sayede Umman vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 72. sırada yer almaktadır.Il reste ainsi au 22e rang mondial par trafic total de marchandises.
Kendisi Rusya vatandaşı.Il est de nationalité russe.
Carpe diem) Concordia civium murus urbium Vatandaşlar arasında uyum, işte bir şehrin surları budur.Concordia civium murus urbium « La concorde entre les citoyens, voilà la muraille des villes. » (Proverbe ? ).
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Dans les années 1960, elle reçoit la citoyenneté soviétique.
Ortak bir vatandaşlık olmayacak.Il n’y a pas de condition de nationalité.
Vatandaşların halk oylaması çağrısı yapabilmesi için ise 430.000 seçmenin imzası istenir.Le référendum d’initiative populaire est possible à partir de la demande de 30 000 électeurs.
Bu ilandan kısa bir süre sonra, İngiliz vatandaşı olmuştur.Il est bientôt naturalisé britannique.
Proje için birçok ülke vatandaşları tarafından para yardımı yapılmıştır.Beaucoup d'habitants de la ville donnèrent de l'argent pour le projet.
2011 yılında Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı oldu.Il est devenu un citoyen américain en 2011.
Bu çağrıya yaklaşık 300 bin vatandaş uymuş ve kilise inşası için bağışta bulunmuşdür.Près de 700 professionnels ont répondu présents et sont venus célébrer la création européenne.
Ortalama bir Amerika vatandaşı yıllık ortalama 3 mSv doza maruz kalmaktadır.Par exemple, l'exposition moyenne est de 3 mSv par an par personne aux États-Unis.
Kanada ve ABD vatandaşıdır.Il est également citoyen du Canada et des États-Unis.
Bu görevin yerine getirilmesini denetlemek ise vatandaşın hak ve görevleri arasındadır.Elle est précédée d'une Déclaration des Droits et Devoirs du citoyen.
Aynı zamanda Türk vatandaşıdır.Il est également international turc.
Bu nüfusun önemli bir kısmı, yaşadığı ülkenin vatandaşıdır.Ils doivent tous posséder la nationalité du pays qu’ils représentent.
Belenyaka mahallesi, farklı bölgelerden gelen vatandaşlardan oluşmaktadır.En fait, son conseil d'administration est composé de personnes originaires de différentes régions acadiennes.
Avrupa Parlamentosu AB vatandaşlarını temsil eden seçme organıdır.Le Parlement européen est le corps élu représentant les citoyens européens.
Seedorf'un Surinam vatandaşlığı da bulunuyor.C'est également le cas de la cuisine du Surinam.
Ertesi yılın Temmuz ayında başlayarak, Kanada pasaportları yalnızca Kanada vatandaşlarına verildi.En juillet 1948, les premiers passeports canadiens commencèrent à être délivrés aux citoyens canadiens.
Olayda beş sivil Türk vatandaşı hayatını kaybetti.Ce sont 5 civils enfants qui y perdront la vie.
Bu tüm vatandaşlar için geçerliydi.Cela suffisait pour l'ensemble des populations.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Tous les citoyens ont droit à 9 ans d'enseignement général obligatoire.
1987 - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.Hongrie : ouverture des frontières avec l'Autriche; l'exode des Allemands de l'Est devient massif.
Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.Les droits politiques s'exercent au lieu du domicile.
Vize gerektiren ülke vatandaşları ise tek bir giriş için vize ve 30 gün kalmalarına izin verilir.Le système s'appelle ASAN Visa et les visas sont délivrés pour une visite à entrer unique jusqu'à 30 jours.
Almanya doğumlu olan Schuster, 1870 yılında Manchester'a göç etti ve 1875 yılında Britanya vatandaşı oldu.Schuster est naturalisé citoyen britannique en 1875.
Küçük yaşlarında ailesi ile Amerika Birleşik Devletleri'ne göçüp Amerikan vatandaşlığına geçmiştir.Très jeune, il s'installe dans sa famille américaine et prend la nationalité du pays.
Fransız vatandaşı olur ve Fransız bir hanımla evlenir.Il se marie à une Française.
Romanya vatandaşıdır.Il est citoyen roumain.
Fransız halkına, vatandaşlarına ve saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sundu.Condoléances au peuple français, en particulier les familles qui ont perdu leurs chers.
1990'lı yıllarda Fransız vatandaşlığını almıştır.Il possède depuis les années 1990 la nationalité espagnole.
Katılımcılar Hırvat vatandaşı ve 16 yaş üstü olma zorunluluğu getirmiştir.Les participants doivent être croates, âgés de 16 ans ou plus.
Sonradan Fransız vatandaşlığına geçmiştir.Il est par la suite naturalisé français.
Kanuna uygun olarak, tüm ülke vatandaşlarının Tuvalu'ya ziyaretlerinde vize alması gerekmektedir.En fonction de la situation politique, ils peuvent obtenir un visa à la journée pour visiter Payathonsu.
18 yaşın üzerindeki her vatandaşın oy kullanma hakkı bulunmaktadır.Tout citoyen âgé d'au moins 18 ans a le droit de vote.
Bu belge, Kosova vatandaşlığının kanıtı olarak hizmet etmeye ek olarak uluslararası yolculuğu kolaylaştırır.Le document facilite le voyage international et sert de preuve de nationalité.
İtalya vatandaşı olan Alagna, Fransa vatandaşlığını 18 yaşında aldı.Osakue obtient la nationalité italienne à l'âge de 18 ans.
Aynı yıl Forman, Amerikan vatandaşlığına geçti.La même année, il est naturalisé citoyen américain.
Nazi Almanyası Avusturya'yı istila edince, Gödel 32 yaşında doğrudan Alman vatandaşı olmuş oldu.Lorsque Hitler ordonne l'annexion de l'Autriche, Gödel devient allemand (il a alors 32 ans).
Fransa ve İngiltere vatandaşlıkları vardır.Il dispose des nationalités française et britannique.
Çifte vatandaşlığına (İsveç ve Türk pasaport) sahibidir.Il possède la double nationalité, suédoise et irakienne.
Bu dönemde Sali, Britanya vatandaşlığı da aldı.Keilin prend la nationalité britannique à cette époque.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .On peut les considérer comme un peuple autochtone.
Kim, bir Amerikan vatandaşıdır.Il est citoyen américain.
Yunanistan'daki uzun kariyeri boyunca, Yunan vatandaşlığına geçti.Tout étranger disposait cependant, tout au long de son séjour en Grèce des mêmes droits civils que les Grecs.
1978'de Fransız vatandaşlığına geçti.Il obtient la nationalité française en 1978.
Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır.Je vis dans le monde, je suis un citoyen du monde.
Ayrıca mahallede Yuva soyisimli vatandaşların yaşadığı bilinmektedir.De l'autre côté, d'étranges habitants y vivent.
Ayrıca patencilerden temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmaları istenir.Il faut être de la nationalité du pays que l'on représente.
26 Ekim 1927'de, Struve ABD vatandaşlığına kabul edilmiştir.Le 27 septembre 1927, Profaci obtient la citoyenneté américaine.
Messi ödülü 3 kez üst üste kazanan Arjantin doğumlu ve ilk Arjantin vatandaşı futbolcu olmuştur.C'est le tout premier titre continental du club et le troisième pour le football argentin.
Türk vatandaşlığına geçerek Faruk Gürsoy adını almıştır.En Turquie il est connu sous le nom de Faruk Gürsoy.
Ancak şimdiye kadar ödülü kazananların tümü Britanya vatandaşıdır.Jusqu'à présent, tous les lauréats sont issus des États-Unis.
1996 yılından bu yana aynı zamanda Kanada vatandaşıdır.Il est depuis devenu citoyen canadien.
Guadeloupe Futbol Takımı'nda oynayabilmek için Fransız vatandaşı olmak yeterlidir.Guédé veut devenir citoyen slovaque, pour pouvoir jouer avec l'Équipe de Slovaquie de football.
ABD ve İtalya olmak üzere çifte vatandaşlıkları vardır.Il a la double nationalité, américaine et italienne.
2008 yılında Rusya vatandaşlığına geçmiştir.Elle obtient la nationalité russe en 2008.
Aynı zamanda Türk vatandaşlığı bulunmakta ve Ali Muhammed adını kullanmaktadır.Il se convertira d'ailleurs à l'islam et prendra le nom de Mohamed Yusuf Ali.
DPRK (Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti) vatandaşları ülkelerini özgürce terk etme hakkına sahip değildir.Les membres du kolkhoze ne conservaient pas le droit de sortir librement de celui-ci.
Onyewu aynı zamanda Belçika vatandaşıdır.Sophie Mannaert est également internationale belge.