Avrupa topluluğu içinde seyahatlerde, İsviçre vatandaşları kimlik kartlarını da kullanabilirler.Auf der Site wurden Bürger der EU zur Ausnützung der schweizerischen Sozialleistungen aufgerufen.
Böylece vize alma işlemi Azerbaycan vatandaşları için daha kolay ve ucuz hale gelmiştir.So wurde es für die Bewohner des Festlandes leichter und schneller, nach Fehmarn überzusetzen.
1990'lı yıllarda Fransız vatandaşlığını almıştır.In diesen Jahren nahm er die französische Staatsbürgerschaft an.
Böylece Nobel alan ilk Sovyet vatandaşı oldu.Er wurde damit zum ersten Ehrenbürger von Euskirchen.
Seedorf'un Surinam vatandaşlığı da bulunuyor.Folgende SurfCAM-Produkte gibt es.
Üyelerinin tamamı İsviçre vatandaşlarından oluşur.Sie sind allesamt Schweizer Konvertiten.
Ayrıca Etiyopya vatandaşı 750.000 bin Somalili de Etiyopya'dan kaçarak Somali'ye sığındılar.37.000 Somalier sind nach Uganda geflüchtet.
Philadelphia'da büyüdü ve 15 Mayıs 1914'te Amerikan vatandaşı oldu.Kahn wuchs in Philadelphia auf, 1915 bekam er die US-amerikanische Staatsbürgerschaft.
Ve her vatandaş böyle vazgeçilmez bir rol oynar.Et ainsi chaque citoyen joue un rôle indispensable.
Ben bir Fransız vatandaşıyım.Je suis un citoyen français.
Her Bulgar vatandaşı aynı zamanda da Avrupa Birliği vatandaşıdır.Tout citoyen bulgare est aussi un citoyen de l'Union européenne.
Evliliği takiben prenses İran vatandaşlığı aldı.Après le mariage, la princesse a obtenu la nationalité iranienne.
Bir yabancı ülke vatandaşının pasaport süresinin bitimine 3 aydan az bir süre varsa, vize verilmeyecektir.S'il y a moins de 3 mois pour l'expiration du passeport d'un citoyen étranger, un visa ne sera pas accordé.
Ginsburg ailesi 9 Haziran 1932'de Fransa vatandaşı oldular.La famille Ginsburg obtient la nationalité française le 9 juin 1932.
Turistler ve hatta Sarov’da yaşamayan Rus vatandaşları bile şehre izinsiz giriş yapamazlar.Les étrangers, et même les Russes qui ne vivent pas à Sarov, ne sont pas autorisés à y entrer sans permission.
1 Estonya ve Letonya'nın vatandaşı olmayan sakinleri dahil.Articles détaillés : Non-citoyens d'Estonie et Non-citoyens de Lettonie.
Ülkümen ise cevap olarak; “Türk kanunlarına göre ise bütün vatandaşlar eşittir.Ülkümen lui a répondu que « selon la loi turque tous les citoyens sont égaux.
Pasaport vatandaşa ait olmasına rağmen tüm pasaportlar Kanada Hükümetine aittir.Bien que détenus par les citoyens, tous les passeports restent la propriété du gouvernement du Canada.
Başarılı bir öğrenciydi ve okulun Birinci Vatandaş (Primer Ciudadano) unvanını aldı.Bon élève, il se vit décerner par l’école le titre de Premier Citoyen (Primer Ciudadano).
Bunlardan ikisi Ernest Burger ve Herbert Hans Haupt ABD vatandaşıydı.Deux d'entre eux, Ernest Burger et Herbert Haupt, étaient des citoyens américains.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le Passeport argentin est utilisé par les citoyens argentins pour voyager à l'étranger.
Kendisi vatandaşı Kanadalı oyuncu Peter Stebbings ile evlidir.Elle est mariée à l'acteur canadien, Peter Stebbings.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.La Mère supérieure désigne le maire, et délègue fréquemment la frappe des monnaies à des citoyens de la ville.
Çifte vatandaşlığa sahiptir.Il possède la double nationalité.
Irak pasaportu uluslararası seyahat için Irak vatandaşlarına verilir.Le passeport irakien est délivré aux citoyens de l'Irak pour les voyages internationaux.
Normal pasaport: normal vatandaşlara verilir.Passeport ordinaire: délivré aux citoyens normaux.
Rusya, Kuril Adaları'nda kıyıya yakın bölgelerde yaşayan 11 bin vatandaşını tahliye etti.La Russie évacue 11 000 résidents des zones côtières des Îles Kouriles peu après le séisme.
Aynı zamanda ABD vatandaşıdır.Il est aussi un citoyen des États-Unis.
İki ülkedeki vatandaşlara kendi ülkesini seçme hakkı tanındı.Les citoyens des deux territoires se voient attribuer le droit de choisir leur territoire.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Le droit de la nationalité islandaise se fonde sur les principes du Jus sanguinis.
Kazak pasaportu Kazakistan vatandaşlarının yurtdışına seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le passeport kazakh est un document délivré aux citoyens du Kazakhstan pour voyager en dehors de leur pays.
Lozanlı büyük babası dolayısıyla İsviçre vatandaşlığı da vardır.Grâce à sa grand-mère, il possède également la nationalité suisse,.
Yasaya göre 45 yaşında veya aşmış bir Çin vatandaşı olmalıdır.De par la loi le président doit être un citoyen chinois âgé d’au moins 45 ans.
Uçakta Japon vatandaşı olmayan toplam yirmi bir yolcu mevcuttu.21 passagers non-japonais étaient à bord.
İspanyol pasaportu İspanya vatandaşlarına ülke dışı seyahat yapabilmeleri nedeniyle verilir.Le passeport espagnol est délivré aux citoyens espagnols pour voyager hors d'Espagne.
Bir Aztek vatandaşı da ceza olarak köle olabilirdi.Un aztèque pouvait devenir esclave comme peine pour certains crimes.
2003 yılında Finlandiya vatandaşlığına geçti, oyuncu günümüzde Rus pasaportunu da taşımaktadır.Il devient citoyen finlandais en 2003 mais garde toujours son passeport russe.
Hükumeti seçme ve devletin kanunlarına karar verme hakkı sadece vatandaşlara ait olacaktır.Le droit de fixer la direction et les lois de l'État est réservé aux seuls citoyens.
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.La Chine ne reconnaît pas la double citoyenneté.
Somali ve ABD vatandaşlığına sahiptir.Il possède la citoyenneté somalienne et la citoyenneté américaine.
Bu yüzden Norveç vatandaşlığı için başvuruda bulundu.Ils en revendiquent, dès lors, la possession pour la Norvège.
Aralık 2004 itibarıyla, Almanya'da yaklaşık 7 milyon yabancı, Alman vatandaşlığına geçmiştir.Décembre : Près de 6 millions d'Allemands sont au chômage.
Duveyri aynı zamanda Fransa vatandaşlığına sahiptir.Đelić possède également la nationalité française.
Federasyonda, sadece federal hizmetini tamamlamış vatandaşların oy hakkı vardır.La Fédération ne permet qu'à ceux qui terminent une période de Service fédéral de voter.
1924'te 284 Yahudi 62 Müslüman vatandaşlık talebinde bulundu.En 1924, ils sont 284 contre 62 musulmans à demander la naturalisation.
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.De nombreux Allemands se sentent coupables de la guerre.
Bir yıl sonra ise, 1877’de matbaanın kapıları halka açılmış olup, vatandaşların ziyaretine sunulmuştur.Un an plus tard, en 1877, il était possible de visiter l'imprimerie et la maison d'habitation attenante.
Yun Suk-Young (13 Şubat 1990) doğumlu, Güney Kore vatandaşı futbolcudur.Yun Suk-young, né le 13 février 1990, est un footballeur sud-coréen.
18 yaşındayken Fransız vatandaşı olabilmiştir.Il prend la nationalité française à 18 ans.
Jay daha sonra Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı oldu.Peu après, Perry devient un citoyen israélien.
Yabancı, bulunduğu ülke ile vatandaşlık bağı olmayan kişi.Un étranger est une personne qui n'a pas la nationalité du pays où il se trouve au moment concerné.
Şu anda ABD vatandaşıdır.Il est maintenant citoyen américain.
Bazı vatandaşlarımız diyor ki, "sen benim istemediğim bir şeyi yapamazsın.Il dit : mes frères, je vous en prie, ne me faites pas de mal.
Suriye asıllı Alman vatandaşıdır.Zammar est un citoyen allemand né en Syrie.
Çocukluğu Londra ve Chicago arasında geçmiş ve hem İngiliz hem de Amerikan vatandaşlığına sahiptir.Son enfance a été partagée entre Londres et Chicago, il a les deux nationalités, britannique et américaine,,.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Tous les citoyens ont les mêmes droits et les mêmes devoirs.
Kanunda vatandaşlığın kaybedilmesi hükmünü içeren cezalar neticesine Türk vatandaşlığı kaybedilebilir.Le rejet de l'islam peut être sanctionné par la perte de la citoyenneté.
Aynı zamanda Avustralya vatandaşıdır.Il est également international australien.
1969 yılında İspanya'ya yerleşen Betty, 1972 yılında İspanyol vatandaşlığına geçmiştir.Elle s'installe en Espagne en 1969, et obtient la nationalité espagnole en 1972.
Abramoviç Rus ve İngiliz çifte vatandaşlığına sahiptir.Novoselov détient la double nationalité Russe et Britannique.