Çok büyük bir vatanseverdir.Ein feiner Patriot.
Ama bunlar vatana ihanet olsun diye hizmet etmezler.Dafür sind sie aber auch nicht so versessen auf Verräter.
İtalyan bir bayan vatandaş ise kendisine ait bir araziyi kilise yapılmak üzere rahiplere bağışlamıştır.Eine italienische Staatsbürgerin spendete ihr eigenes Grundstück für den Kirchenbau.
ABD ve İtalya olmak üzere çifte vatandaşlıkları vardır.Er besitzt eine Doppelstaatsbürgerschaft der USA und Italiens.
Ayrıca patencilerden temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmaları istenir.Selbstverständlich denke ich dabei an jene Bürger, die ich als Politiker vertrete.
Rus vatandaşlığı için başvuru niyetinde olduğunu Mart 2014 tarihinde belirtmiştir.Im März 2014 hatte Poklonskaja angegeben, sie beabsichtige, die russische Staatsbürgerschaft zu beantragen.
Pek çoğuna vatandaşlık verilmemiştir.Häufig sind Personen ohne Unionsbürgerschaft gemeint.
Onlar bazı Japon vatandaşları gücendirdi.Nun bedrohen sie die Bevölkerung von Japan.
Ayrıca Roma Senato'su Hasekura'ya onursal Roma Vatandaşlığı vermiştir.Der römische Senat gab Hasekura den Ehrentitel eines römischen Bürgers.
Vatikan istediği zaman tek taraflı olarak iptal edebilir.Der Kanzler könne allenfalls zurücktreten.
1937 yılında Çekoslovakya vatandaşı oldu.Zatschek wurde 1930 tschechoslowakischer Staatsbürger.
1983 yılında İsviçre vatandaşlığına geçti.Er erhielt 1983 die Schweizer Staatsbürgerschaft.
212: Constitutio Antoniniana tüm özgür Romalılara vatandaşlık verir.212 erhalten durch die Constitutio Antoniniana alle freien Reichsbewohner das römische Bürgerrecht.
Ancak yaşlandıkça vatanını özlemektedir.Doch im Alter wird er von Heimweh geplagt.
Cesedi gören vatandaşlar arasında büyük panik yaşandı.Unter den Reisenden brach große Panik aus.
Ana Vatan Antlaşması Memorandumu'ndan korkmayın.Fürchte dich nicht vor dem Familienberater.
2004'ten sonra vatandaşlık haklarına sahip oldular.Seit 2004 hat Kirchen Stadtrechte.
Bu vatandaşların ise yetmişi Amerikalı ve İtalyan, 30'u ise Ermeniydi.Davon waren siebzig US-Amerikaner sowie Italiener und 30 Armenier.
Doğu Alman vatandaşlığını kabul etmiş olsa da 1977 yılında Doğu'dan Batı Berlin'e taşındı.Nach seiner Übersiedlung nach Deutschland lebte er ab 1977 in West-Berlin.
Ortak bir vatandaşlık olmayacak.Eine Burgergemeinde gibt es nicht.
Bu yüzden Norveç vatandaşlığı için başvuruda bulundu.Sie soll Asyl in Norwegen beantragt haben.
Günümüz içinde Singapur, Vatikan ve Monako bu türden devletlere birer örnektir.In Monza und Singapur werden wir in diesem Prozess die nächsten Schritte sehen.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Die Ergebnisse befriedigen Carlos nicht.
Baskında 8 Türk ve 1 Türk asıllı Amerikan vatandaşı öldü.Bei den Getöteten handelt es sich um acht Türken und einen türkischstämmigen US-Bürger.
Nakoula, Mısır'da doğdu, Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve bir Amerika vatandaşı oldu.Nakoula immigrierte in die Vereinigten Staaten und wurde US-Bürger.
Yönetim mağlubiyeti vatan hainliği olarak değerlendirdi.Die kubistische Parade wurde als Landesverrat angesehen.
1 Estonya ve Letonya'nın vatandaşı olmayan sakinleri dahil.Mit estnischen und lettischen nationalen Kreisen arbeitete man nicht zusammen.
Ne yazık ki, 105 kişilik Çinli göçmen kontenjanı dolmuştu ve vatandaşlık başvurusu kabul edilmedi.55 Einwohner waren konfessionslos und bei 78 Einwohnern ist die Konfession nicht ermittelt.
1996 yılından bu yana aynı zamanda Kanada vatandaşıdır.Seit 1961 war er kanadischer Staatsbürger.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Der Vater zeugt auf Ewigkeit den Sohn.
Reşit vatandaşlar da o zamanlar erkekler olarak tanımlanmıştır.Die Bewohner der Außenbürgerschaft wurden auch als Außenbürger bezeichnet.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Die argentinische Regierung erklärte seine argentinische Staatsangehörigkeit für ungültig.
Iron Patriot (Demir Vatansever) olarak da bilinirAuch als Arnold Isvording bekannt.
Dünya rekoru 9045 puanla Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı Ashton Eaton'a aittir.Es gab einen Weltrekord, den der US-Amerikaner Ashton Eaton mit 9045 Punkten im Zehnkampf aufstellte.
Somali ve ABD vatandaşlığına sahiptir.Sie besitzt die sudanesische und US-amerikanische Staatsangehörigkeit.
Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır.Als Ware ist sie Bürger dieser Welt.
2005 yılında İtalyan vatandaşlığına geçti.2015 erhielt er die italienische Staatsbürgerschaft.
Vatan onu zor günde çağırır.Katja gibt ihm Halt in dieser schweren Stunde.
Hollanda doğumlu, İsviçre vatandaşıdır.Er war durch Geburt auch Schweizer Staatsbürger.
Bu sayede Kenya vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 67. sırada yer almaktadır. ^Damit lag Osttimor an 37. Stelle der Kaffee produzierenden Länder.
1962-1965'te İkinci Vatikan Konsili'ne üye olarak katıldı.Er war von 1962 bis 1965 Teilnehmer des Zweiten Vatikanischen Konzils.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Frauen, Kinder, Fremde oder Sklaven waren nicht zugelassen.
2011 yılında Türk vatandaşı olmuştur.Seit 2011 ist er russischer Staatsbürger.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Der Besuch der allgemeinbildenden Schulen dauert mindestens neun Jahre.
Parlamentosu Knesset'teki 120 üyenin halen 12'si Arap asıllı İsrail vatandaşıdır.Gegenwärtig sind 13 der 120 Abgeordneten der Knesset Araber.
En nihayet 1968'de Avusturya vatandaşlığına alındı.1968 wurde ihm die österreichische Staatsbürgerschaft verliehen.
“Ölüm, asıl vatanına ulaşmak için ruhun kurtuluşundan başka bir şey değildir.(...)So könne ihnen und ihren verlorenen Seelen nur der Tod des letzten lebenden Verwandten Frieden geben.
1994 yılında Kanada vatandaşlığına geçmiştir.Die kanadische Staatsangehörigkeit erwarb sie 2004.
Bazı sığınmacılar başarıyla Türk vatandaşlığı için başvuruda bulundular.Deshalb beantragte Bebbe die türkische Staatsangehörigkeit.
Amerikan vatandaşlığına geçti ve bir bilgi teknolojisi yönetici olarak çalıştı.Er nahm die US-Staatsbürgerschaft an und war als Wissenschaftler sehr erfolgreich.
ABD ve Avustralya vatandaşlığına sahiptir.Er besitzt sowohl die US-amerikanische als auch die australische Staatsbürgerschaft.
Ayrıca Almanya'da yaşayan vatandaşlar da vardır.Dazu kamen noch einige in Deutschland bürgerlich lebende Ausländer.
Turistler ve hatta Sarov’da yaşamayan Rus vatandaşları bile şehre izinsiz giriş yapamazlar.Kurden und Schiiten sollten jedoch nicht in die Stadt selbst eindringen.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Jugendliche unter 18 Jahren benötigen eine Einverständniserklärung ihrer Eltern.
Belçika vatandaşlığına da sahiptir.Er besitzt außerdem die belgische Staatsbürgerschaft.
Şubat 1997'de Alman vatandaşlığı kazandı.Im Februar 1999 erhielt er die deutsche Staatsbürgerschaft.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Alle haben die gleichen politischen Rechte und Pflichten.
Vatikan kronolojisine göre ise 140 yılında öldü.Die Bernoldi Chronicon berichtet, er sei bei seinem Tod über hundert Jahre alt gewesen.
Türk vatandaşlığı kanunu, 11 Şubat 1964'te kabul edilmiş ve birkaç kere değişikliğe uğramıştır.Das Mutterschutzgesetz trat am 6. Februar 1952 in Kraft und wurde seitdem mehrmals geändert.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.Sie entwickelte sich zu einer zivilen Siedlung.