Ana içeriğe geç
Sözlük

vasiyeti ile cümle

vasiyeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kudüs'e gömülme vasiyetine rağmen, İsrail tarafından bu talep reddedildi.Jego życzeniem było zostać pochowanym w Jerozolimie, ale na to nigdy nie zgodziły się władze Izraela.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Han tillträdde den 2 november.
Tunus Kenti’ne dönüşünde, vasiyetini, The Wretched of the Earth (‘Yeryüzünün Lanetlileri’)’ni yazdırdı.Han fick sina uppenbarelser om helvetet på jorden i Saxen i ravinlandskapet Klamschlucht.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.Vid faderns död kom det romerska riket att delas i tre delar som leddes av tre bröder.
Bunların arasında en ünlüsü Lenin'in vasiyetidir.Найвідомішими з них є: Пам'ятник Леніну.
Vasiyeti üzerine Rodos'ta toprağa verildi.Його культ було впроваджено на острові Родос.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.4 грудня Закаєв вийшов на волю.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Ve své poslední vůli zanechal své starší dceři Susanně značné množství majetku.
Dönüşte, Şam yakınlarındaki Tebük'te vefat etti; vasiyeti üzerine hac yolu üzerine gömüldü.Brzy po návratu do své poustevny zesnul a byl Bořivojem se ctí pohřben.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Tělo bylo rozděleno na dvě části.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.Poté vzal svou sekretářku, Traudl Junge, do vedlejší místnosti a sepsal s ní svou poslední vůli a závěť.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Slib složil 2. prosince 1902.
İspanyol ressam Joaquín Sorolla vasiyetinde tüm eserlerini ve mal varlığını İspanyol devletine bırakmıştır.Dalí odkázal veškeré své dílo a majetek španělskému státu.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Citatul original al lui Nobel a condus la multe controverse.
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.Pe 29 aprilie, o zi înainte de sinuciderea lui, Hitler a pregătit testamentul său politic final.
Claudius'un vasiyeti ölümünden kısa bir süre önce değiştirlmişti.Domnia lui Ludovic a fost scurtată de moartea lui subită.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.Premiul este unul din cele cinci menționate expres în testamentul inventatorului dinamitei, Alfred Nobel.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Végakaratában Liviára hagyta vagyonának egyharmadát, a fennmaradó kétharmadot pedig Tiberius örökölte.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Végakaratában Shakespeare Susannára hagyta vagyona nagyobb részét.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Chopin kérésére ezt a darabot játszották le a saját temetésén Mozart Requiemével együtt.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Július 1-jén megírta végrendeletét.
Bu dönemde vasiyetini yazdı ve tüm mallarını eşine bıraktı.Végrendeletében mindenét feleségének hagyta.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Giusti asetettiin virkaansa 2. joulukuuta.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Η μνήμη του εορτάζεται στις 2 Οκτωβρίου.
Vasiyeti üzerine Kenan ülkesinde toprağa verildi.Την οποία άφησαν στην θέληση της μνήμης.
Vasiyeti üzerine ölüsü yakılmıştır.Το πιστοποιητικό θανάτου του κάηκε εν μέρει.
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.Nu mangler han kun sin fars velsignelse.
16 Mayıs 2016'da, vasiyeti üzerine Ulus Mezarlığına defnedildi.16. maj 1950 blev kirkegården officielt indviet.
Kudüs'e gömülme vasiyetine rağmen, İsrail tarafından bu talep reddedildi.Han bad om at blive begravet i sin hjemby Jerusalem, hvilket de israelske myndigheder ikke ville tillade.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Medaljen ble levert sammen med en personlig gratulasjon fra Hitler.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.De tre gjenværende delte farens rike.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Dalam surat wasiatnya, ia mewariskan sepertiga hartanya kepada Livia, dan dua pertiga lainnya kepada Tiberius.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Sebuah tes kedua pada tanggal 10 Desember berhasil.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.Sau đó Hitler đưa thư ký Traudl Junge sang một phòng khác và ra lệnh di chúc và di chúc cuối cùng.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Câu trích dẫn trong di chúc của Nobel về giải thưởng này đã dẫn đến nhiều tranh cãi.
Vasiyetiyle Nobel Ödülleri'ni başlatmıştır.Ông dùng tài sản của mình để sáng lập ra Giải thưởng Nobel.
John Harvard vasiyetinde üniversiteye 400 adet kitap ve birkaç yüz pound bıraktığını açıklamıştır.John Harvard khi mất đã để lại cho trường 779 bảng Anh (một nửa gia sản của ông) và chừng 400 cuốn sách.
Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yanında toprağa verildi.Ông được an táng ở nghĩa trang thành phố bên cạnh vợ.
Gene Süha Tarık, Ömer Baba'nın gizli vasiyetini açıklamıştır.Ba chị em, dù vậy, lại thỏa thuận ngầm giữ kín bí mật của cha mẹ.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.従者の賀来惟元も戦死する。
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.10日には遺書を書いた。
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.ヒトラーの遺言状も彼女がタイプした。
Vasiyeti üzerine cenazesinde hiçbir dini merasim yapılmamıştır.遺言により、無宗教で葬儀が行われた。
Vasiyeti üzerine ölüsü yakılmıştır.死体は遺言に沿って焼却された。
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.終末が近づいたことを悟ったヒトラーは、個人的、政治的遺書の口述を行った。
Bu bilgilerin aktarımı vasiyeti üzerinedir.われわれの資料はその証拠に満ちている。
Vasiyeti, ülkesi bağımsızlığına kavuştuktan sonra cenazesinin Polonya'ya gönderilmesiydi.本人は遺書により、母国への再埋葬を希望していた。
Sözlü vasiyetin ispat kuvveti zordur.厳格な要求は強さの証。
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.在遗嘱中,莎士比亚将他大量地产的大部分留给了大女儿苏珊娜。
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.因為父親荀肸早死,荀勗惟有依靠舅父生活。
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.随后希特勒带秘书特劳德尔·荣格到另一间房间,口述自己的遗嘱,让秘书记录下来。
Vasiyeti üzerine cenazesinde hiçbir dini merasim yapılmamıştır.葬仪按其遗嘱不采用任何宗教仪式。
Ölümünden sonra vasiyeti üzerine yerine kardeşi Baga Kağan geçmiştir.當門托耳逝世後,她改嫁給門托耳的弟弟門農。
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.按照她父亲的愿望她受洗礼。
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.在他的遺囑中,他留他財產的三分之一給莉薇婭,而其它的三分之二給繼承人提庇留。
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.1月5日,預立遺囑。
Vasiyeti üzerine İstanbul surlarının dibine gömüldüğü rivayet edilir.按其遗嘱,葬于岳麓山。
Shakespeare, vasiyetinde Sadler'ın ilk adını "Hamlett" olarak yazmıştır.萨德勒的名在莎士比亚的遗言中被拼为了"Hamlett"。
Vasiyetinde bütün arşivini Stockholm Kürt Enstitüsü’ne bağışladı.”把齐王国司的金银布帛器物全部赏赐给尉迟恭。
Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.유언으로 자신의 무덤이 있는 곳이 공개되는 것을 원하지 않았다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod