Ancak anlaşmazlık, Papa I. Leo'nun vasiyetine kadar çözülmedi.The dispute, however, was not settled until the pontificate of Pope Leo I.
Bahçenin son sahibi Asadullah Alam, vasiyetinde bahçeyi Astan Kuds Razavi'ye miras bıraktı.The Garden's last owner, Asadollah Alam, bequeathed it upon Astan Quds Razavi in his will.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.Diese Getöteten sollten dem Toten im Jenseits zu Diensten sein.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Sein Vertrag lief am 24. Dezember aus.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Seine Ernennungsurkunde trug Hitlers eigenhändige Unterschrift.
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.Am 29. April 1945 verfasste Hitler im Bunker sein politisches und persönliches Testament.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Hitler s'isole peu après avec cette dernière et lui dicte ses testaments politique et personnel,.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Elle est honorée le 2 décembre.
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.Par la suite, Henri a décidé de donner son héritage à Mélanie.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.Elle a été établie selon les vœux du testament d'Alfred Nobel.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.Puis, selon ses dernières volontés, elle est incinérée et ses cendres sont dispersées en mer.
Vasiyeti üzerine Kenan ülkesinde toprağa verildi.Elle lui en laissera la propriété dans testament.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.L'armée est divisée en deux corps.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.El 2 de diciembre escribió su testamento.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.Luego de esto lo dejan sólo para que (supuestamente) muera.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Ella eligió la no existencia por encima de él (aunque aparentemente es inmortal, como lo es su padre).
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Una vez finalizada la boda, Hitler redactó sus testamentos: político y personal.
Dreverhaven vasiyetinde bütün malvarlığını oğluna bırakmıştır.Por qué ¿Te dejó Pursewarden algo de dinero en su testamento?
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.Sucedió a su padre junto a su hermano Cristián.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Por petición del compositor, esta pieza fue ejecutada en su propio funeral junto con el réquiem de Mozart.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.En altura se divide en dos cuerpos.
Vasiyeti üzerine sınırdaki bir tepeye gömülür.De acuerdo a sus deseos, es enterrado en una colina frente al mar.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.La sua memoria ricorre il 2 agosto.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.La Fondazione si basa sulle ultime volontà di Alfred Nobel.
Vasiyeti üzerine Eyüp’te, Mihrişah Valide Sultan İmareti bahçesine defnedildi.Il fratello giura al posto suo dato che al Flamen Dialis il giuramento era vietato.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Вместе с ним, в руках американских спецслужб оказалась и копия завещания Гитлера.
Vasiyeti gereği mezar taşına şunların yazılmasını istedi: NANKÖR VATAN, SANA KEMİKLERİMİ VERMEYECEĞİM...В отчаянии, он с мольбой обращается к Предкам: «Прошу, не дайте моему милосердию погубить этот мир!».
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Разобравшись, они отвезли тело убитого к отцу с извинениями.
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.В своей последней воле большую часть своего состояния он завещал ричмондскому племяннику.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.По его завещанию треть своего состояния он оставил Ливии, а две трети — Тиберию.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Впервые дал показания 2 декабря.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.В завещании Шекспир оставил большую часть своего недвижимого имущества своей старшей дочери Сьюзен.
Caillebotte, vasiyetinde sahip olduğu resim koleksiyonunu Fransız devletine bıraktı.В своем завещании Кайботт подарил большую коллекцию живописи французскому правительству.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Он решил разделить корпус на две части.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.Затем фюрер пригласил секретаря Траудль Юнге в отдельную комнату, где продиктовал ей своё завещание.
Vasiyeti üzerine geceleyin Bâki Mezarlığı'na gömülmüştür.ڕۆژگاي بهههشت / طريق الجنة.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.كان قد حدد موعدا مستهدفا في 2 سبتمبر.
Ölümünden sonra kütüphanesinin önemli bir kısmı vasiyeti üzerine Ankarada bir üniversiteye hediye edilmiştir.بعد وفاته خلف مكتبة ضخمة هي الآن جزء من مكتبة جامعة الخرطوم، لتستفيد منها الأجيال من بعده.
Vasiyeti üzerine Bodrum'a gömüldü.ودفن ببودروم بناء على وصيته.
Shakespeare, vasiyetinde Sadler'ın ilk adını "Hamlett" olarak yazmıştır.وقد ذكرها شكسبير في مسرحيته "هاملت".
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Em seu testamento, ele deixou um terço de suas propriedades para Lívia e o restante para Tibério.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Bormann levou consigo uma cópia do testamento de Hitler.
Shakespeare, vasiyetinde Sadler'ın ilk adını "Hamlett" olarak yazmıştır.O próprio Shakespeare escreveu o primeiro nome de Sadler como "Hamlett" em seu testamento.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.A seguir, Hitler foi com a sua secretária, Traudl Junge, para outro quarto e ditou-lhe o seu testamento.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Por pedido de Chopin, esta peça foi tocada em seu próprio funeral, juntamente com o Requiem de Mozart.
Caillebotte, vasiyetinde sahip olduğu resim koleksiyonunu Fransız devletine bıraktı.Em seu testamento, Caillebotte doou uma grande coleção ao governo francês.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Em sua vontade, ele deixou a maior parte de sua propriedade à sua filha mais velha, Susanna.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.De acordo com sua vontade e testamento, ele foi cremado e suas cinzas foram espalhadas no local do naufrágio.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Tomou posse em 2 de fevereiro.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.Dit is het thema van Sterven om te Leven (Only Fear Dies).
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Op 2 december loste hij op.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Het originele citaat van deze Nobelprijs heeft geleid tot veel controverse.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Op zijn lichaam is de huid verdeeld in drie delen.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.De wijze waarop de commissie is georganiseerd is gebaseerd op het testament van Alfred Nobel.
Bitinya Kralı Üçüncü Nikomedes ölünce vasiyeti icabı bu yöre Roma İmparatorluğuna katıldı.Bij testament was bepaald, dat bij de dood van de laatste koning het gebied bij het Romeinse Rijk zou komen.
Bunların arasında en ünlüsü Lenin'in vasiyetidir.Een van de bekendste is Lenovo.
Vasiyeti üzerine geceleyin Bâki Mezarlığı'na gömülmüştür.Gardens of the Night w bazie IMDb (ang.)
Aristonikos, bu vasiyeti kabul etmedi ve kendini III. Eumenes adıyla Kral ilan etti.To niezadowolenie wykorzystał Aristonikos, który ogłosił się królem jako Eumenes III.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.1 grudnia zadebiutował w 2.
Vasiyeti üzerine Kenan ülkesinde toprağa verildi.W testamencie zostawił jej domenę Opola.