vasi ile cümle

vasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Cenazesinin yakılmasını vasiyet etmişti.Spoluorganizovala i jeho pohřeb.
Propaganda, reklam vasıtası yaptılar.Reklama: jak dělat reklamu.
Bu vasıfları taşıyan kişiye bilge denir.Žít takto je povinnost uložená moudrým.
İspanyol ressam Joaquín Sorolla vasiyetinde tüm eserlerini ve mal varlığını İspanyol devletine bırakmıştır.Dalí odkázal veškeré své dílo a majetek španělskému státu.
Vasile Maftei (d.Vasile Maftei (n.
Yeğeni II. Vasili'ye karşı Moskova tacını talep etti.A pretins tronul de la Moscova împotriva nepotului său Vasili II-lea al Moscovei.
Adını ülkenin ulusal kahramanı Vasil Levski'den almaktadır.Stadionul național poartă numele de Stadionul Național Vasil Levski.
Bu dönemde göze çarpan sanatçılar El Lissitzky, Kazimir Maleviç, Vasili Kandinski ve Marc Chagall'dır.Artiști notabili din această epocă se numără El Lissitzky, Kazimir Malevici, Vasili Kandinski, Marc Chagall.
Babası Vasili N. Çiçerin, Rus İmparatorluğu'nda çalışan bir diplomattı.Tatăl lui, Vasili N. Cicerin, a fost un diplomat în serviciul Imperiului Rus.
Vasile Alecsandri (d.Vasile Alecsandri (n.
Sasha, Vasilii ve Irina Denali klanının eski üyeleridir.Sasha, Vasili și Irina au fost membri ai acestui clan.
Eski lideri Vasile Blaga görevden sonra 3 Temmuz 2012'de Senato Başkanı seçildi.Președintele partidului a fost Vasile Blaga, ales în urma Convenției Naționale din 30 iunie 2012.
I. Vasili (30 Eylül 1371 – 27 Şubat 1425).Vasili Dmitrievici I al Moscovei (30 septembrie 1371 - 27 februarie 1425).
Sovyet uzay programında Korolyov'un halefi Vasili Mişin oldu.Succesorul lui Koroliov la cârma programului spațial rus a fost Vasili Mișin.
2005 yılında Costas Vasilakopoulos'nun yerine gitarist olarak Nightfall grubu üyesi Giorgos Bokos geldi.Giorgos Bokos a aderat în calitate de chitarist, în 2005, înlocuindu-Kostas Vassilakopoulos.
Batıda üniversiteler İslam medeniyetinin Endülüs Emevi Devleti vasıtasıyla Avrupa’ya girmesiyle başlar.Pregătirea academică europeană le va înlesni participarea la reformele complexe inițiate de liderul egiptean.
Ayrıca, aynı gün içerisinde Almanya da telgraf vasıtasıyla ile federasyona katıldığını ilan etmiştir.Tot în aceeași zi, Federația Germană de Fotbal și-a declarat intenția de a se afilia printr-o telegramă.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Citatul original al lui Nobel a condus la multe controverse.
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.Pe 29 aprilie, o zi înainte de sinuciderea lui, Hitler a pregătit testamentul său politic final.
Claudius'un vasiyeti ölümünden kısa bir süre önce değiştirlmişti.Domnia lui Ludovic a fost scurtată de moartea lui subită.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.Premiul este unul din cele cinci menționate expres în testamentul inventatorului dinamitei, Alfred Nobel.
Devlet vasıta olup üstünlüğü olan varlık, devlet değil halktır.În fapt, conducătorul este în primul rând vasal, nu statul însuși.
Halası ona on beş yaşına kadar vasilik etti.Acest nume îl folosea cam până la vârsta de 15 ani.
Vasıtası ve gizliliği az kinayeler.Tăiată, secretă puțin lichid apos.
Bu vasiyetnamede parti ve devlet yönetimi hakkında çok önemli uyarılarda bulundu.Am dat imediat instrucțiunile necesare poliției și partidului.
Mera arazileri zayıf vasıflı olup, tarla açmaları nedeniyle azalmaktadır.Sunt vânați pentru blană și arealul lor se micșorează datorită defrișării.
Dördüncü stüdyo albümü Vasilissa, 2017'de piyasaya sürüldü.Al patrulea ei album de studio, Vasilissa, a fost lansat în 2017.
Rus tarihçi Alexander Vasiliev, Lukianos'u "Arius'tan önce Arius" olarak tanımlamıştır.Mai târziu, preotul rus Ivan Lukianov l-a descris ca sat "în care trăia Ivan Falevici".
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Végakaratában Liviára hagyta vagyonának egyharmadát, a fennmaradó kétharmadot pedig Tiberius örökölte.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Végakaratában Shakespeare Susannára hagyta vagyona nagyobb részét.
2G şebeke altyapısını kullanır ve mini-SIM vasıtasıyla etkinleştirilir.2G hálózati infrastruktúrát használ, és a mini-SIM segítségével aktiválódik.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Chopin kérésére ezt a darabot játszották le a saját temetésén Mozart Requiemével együtt.
Özel Vasıf, Kıbrıslı Türk tenisçi.Rosszindulatú daganata van az orosz teniszezőnőnek.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Július 1-jén megírta végrendeletét.
Stasov, Rus mimar Vasily Petrovich Stasov (1769–1848)'un oğluydu.A híres orosz építész, Vaszilij Petrovics Sztaszov (1769–1848) fia.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Azt állította, hogy háza garázsa alá temette a holttestet.
Bu dönemde vasiyetini yazdı ve tüm mallarını eşine bıraktı.Végrendeletében mindenét feleségének hagyta.
Vasılı tarafından büyük saygı ile karşılandı.Itt nagy tisztelettel fogadták.
Ancak üçüncü katı özel düzenlenen ziyaretler vasıtasıyla görmek de mümkündür. ^ siteNagyon örülök, hogy láthatom Magát. - a mellékmondat-főmondat sorrend, pl.
Kuzey Amerika'da Geç Jura Dönemi, Orta Jura döneminin tam tersi vasıflara sahiptir.Azonban a késő jura kori Észak-Amerika éppen a középső jura ellentéte.
Vasiyet sözlü veya yazılı olabilir.A végrendelet lehet szóbeli vagy írásbeli.
2005'te Romantizma'yı çıkardı ve "Vasiyet" şarkısını kliplendirdi.2005-ben azonban visszanyerte szabadságát, úgymond „jó magaviseletet” tanúsított.
El-Mu'tasım'ın halefi Vasık döneminde şehir ticaret merkezi haline getirildi.A Tang-dinasztia idején Kuangtung mint nemzetközi kereskedelmi központ virágzott.
Üzüm türünün ve yetiştirildiği bölgenin ekolojik şartlarının bu vasıflar üzerinde önemli etkileri vardır.A növényi magvak keményhéjúsága és annak mértékét befolyásoló ökológiai tényezők.
En çok şarkıyı Enderunlu Vasıf yazmıştır.Egy bizonyos nemes ifjúról énekel a legtöbbet.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.A beporzást rovarok végzik.
İki ordu arasında karşılıklı haberciler vasıtasıyla görüşmeler yapılmaya başlandı.A két fél polgármestere között rendszeres egyeztetés kezdődött.
O zamanki usule göre, tahnit edilen cesedi, Fransa'nın Türkiye'deki elçiliği vasıtasıyla Paris'e gönderildi.Ekkor indult egy francia nyelvű lap Isztambulban és létesült Párizsban a török nagykövetség.
Bir öğretmen olan babası Vasil Tabidze, Galaktion’un doğumundan iki ay sonra öldü.Hänen isänsä, paikallinen opettaja Vasil Tabidze, kuoli kaksi kuukautta ennen Galaktionin syntymää.
Vasili Çuykov ve Sokolovsky, Weidling'in mücadeleyi bırakma emrini yazılı olarak bildirmesi istedi.Tšuikovin ja Vasili Sokolovskin ohjeiden mukaan Weidling teki antautumiskäskynsä kirjallisena.
1938 yılında yazar Vasily Abgarovich Katanyan ile evlendi ve kırk yıl birlikte yaşadılar.1938 Brik avioitui kirjailija Vasili Abgarovitš Katanjanin kanssa, ja heidän avioliittonsa kesti 40 vuotta.
Sasha, Vasilii ve Irina Denali klanının eski üyeleridir.Sasha, Vasilii ja Irina olivat Denali-ryhmän entisiä jäseniä.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Giusti asetettiin virkaansa 2. joulukuuta.
Bir kısmı Vasit kuşatmasına devam ettiler.Osa jäi kiertämään Maata.
Devre, K3 başlatma rölesi vasıtası ile başlatılır.Kytkentä käynnistetään käynnistysreleellä K3.
1936'da Mihalkov, Vasili Surikov'un torunu Natalia Petrovna Konchalovskaya (1903-1988) ile evlendi.Vuonna 1936 Mikhalkov nai Natalia Petrovna Konchalovskaya (1903-1988), Vasily Surikovin tyttärentytär.
Rembrandt'la, ressam ve sanat tüccarı olan kuzeni Hendrick van Uylenburgh vasıtasıyla tanıştı.Saskia tapasi Rembrandtin serkkunsa taidemaalarin ja -kauppiaan Hendrick van Uylenburghin välityksellä.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Testamentissaan hän luovutti talon Kamakuran kaupungilla.
Baal Sonsuzlukların yahut dünyanın sahibi diye vasıflandırılmıştır.Metsänpeittoa on pidetty metsänhaltijoiden tai maahisten maailmana.
Rameswaram Adası, Hindistan anakarasına Pamban Köprüsü vasıtasıyla bağlanır.Pambanin saaren, joka tunnetaan myös Rameswaramin saarena, yhdistää Manner-Intiaan Pambanin silta.

İlgili Sayfalar