vasi ile cümle

vasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz dil vasıtasıyla iletişim kurarız.We communicate by means of language.
Bazı kaçış vasıtaları bulmalıyız.We must devise some means of escape.
Doktor hastasını kurtarmak için mümkün olan her vasıtayı denedi.The doctor tried every possible means to save his patient.
Bir vasiyet yapmadan öldü.He died without having made a will.
Frank gizli bir şifre vasıtasıyla bir mesaj bıraktı.Frank left a message by means of a secret code.
Yaşlı adam vasiyetini yaptı.The old man made out his will.
Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.The fisherman saved himself by means of a floating board.
Şimdi vasiyetin gerisini okuyabilir miyim?May I read the rest of the will now?
Gazetedeki bir duyuru vasıtasıyla kaybolan köpeğimi buldum.I found my lost dog by means of a notice in the paper.
Düşünceler kelimeler vasıtasıyla ifade edilirler.Thoughts are expressed by means of words.
Biz düşüncelerimizi diller vasıtasıyla ifade ederiz.We express our thoughts by means of languages.
Amcam iki yıl Vaşington'da yaşadı.My uncle lived in Washington, D. C. for two years.
Babam vasiyetinde bana çok para bıraktı.My father left me a lot of money in his will.
Lütfen e-postamı babamın Tokyo'daki ofisi vasıtasıyla bana gönder.Please send my mail to me in care of my father's office in Tokyo.
Mektup vasıtasıyla gerçeği öğrendim.I learned the truth from the letter.
Vasiyetim hakkında avukatımla istişarem var.I had a consultation with a lawyer about my will.
Paramı bir hastaneye vasiyet edeceğim.I shall will my money to a hospital.
Dil vasıtasıyla düşüncelerimizi ifade ederiz.We express our thoughts by means of language.
Avukattan vasiyetimi yazmasını rica ettim.I asked the solicitor to make out my will.
Amcam geçen yıl bir vasiyet hazırladı.My uncle made a will last year.
O vasiyetinde tüm servetini karısına bıraktı.He left all his property to his wife in his will.
O, bir vasiyetname hazırladı.He has drawn up a will.
O, evlilik vasıtasıyla benimle akrabadır.He is related to me by marriage.
O geçen yıl vasiyetini hazırladı.He made a will last year.
O, onu benim yardımım vasıtasıyla yapıyor.He is doing it with my help.
Mümkün olan her kaçış vasıtasını aradı.He looked for every possible means of escape.
Taşı bir manivela vasıtasıyla kaldırdılar.They lifted the rock by means of a lever.
Bir tercüman vasıtasıyla konuştu.She spoke through an interpreter.
O, resimler vasıtasıyla fikrini açıkladı.She explained her idea by means of pictures.
Avukat benim vasiyetimi düzenledi.The lawyer drew up my will.
Yapay ışık elektrik vasıtasıyla üretilir.Artificial light is produced by means of electricity.
Babası vasiyetinde evi ona bıraktı.Her father left her the house in his will.
Hey Tom, dedikodu vasıtasıyla senin Susie ile çıktığını duydum. Tebrikler.Hey Tom, I heard through the grapevine that you and Susie are going out. Way to go!
Avukatın vasiyetimi hazırlamasını istedim.I asked the lawyer to make out my will.
Kazadan sonra ilk bir ay sadece bir çubuk vasıtasıyla sıvı şeyler içebildi.For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
O ölmeden bir hafta önce vasiyetini değiştirdi,bütün servetini köpeği Pookie'e bıraktı.A week before she died she changed her will and left her entire fortune to her dog Pookie.
Biz varır varmaz sizinle telefon vasıtasıyla kontak kuracağız.We'll contact you by phone as soon as we arrive.
Tom, telefon vasıtasıyla Mary ile iletişim kuramadı.Tom wasn't able to contact Mary by phone.
Tom evlilik vasıtasıyla Mary ile akrabadır.Tom is related to Mary by marriage.
Tom, Mary ile e-posta vasıtasıyla bağlantı kurabilir.Tom can get in touch with Mary by email.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
O, vasiyetini geçen yıl yaptı.He made his will last year.
Tamamen vasıflıyım.I'm fully qualified.
Daha vasıflı olduğumu düşünmüyor musun?Don't you think I'm more qualified?
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.I reported to him through an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
Bunu yapmak için vasıflı tek kişiyim.I'm the only one qualified to do this.
Ben Tom'un yasal vasisiyim.I'm Tom's legal guardian.
Vasiyetimi yazıyorum.I'm writing my will.
Tom vasiyetini imzalamadı.Tom didn't sign his will.
Tom'un yasal vasisi olduğunu düşünüyordum.I thought you were Tom's legal guardian.
Vasiyetimde seni hatırlayacağım.I'll remember you in my will.
Tom OpenTable vasıtasıyla restoranda bir rezervasyon yaptırdı.Tom booked a reservation at the restaurant through OpenTable.
Hemşire hastaya portakal suyunu bir cam tüp vasıtasıyla verdi.The nurse gave the patient his orange juice through a glass tube.
Tom'un vasiyeti yarın 2.30'da okunacak.Tom's will is going to be read tomorrow at 2:30.
Tom'un vasiyetinin bir kopyasını bulduk.We found a copy of Tom's will.
Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work.
Tom vasiyetindeki her şeyi Mary'ye bıraktı.Tom left everything to Mary in his will.
O, vasiyetinde karısına bir servet bıraktı.In his will, he left a fortune to his wife.
Vasilissa bütün köydeki en harika güzellikti.Vasilissa was the greatest beauty in the whole village.

İlgili Sayfalar