Ana içeriğe geç
Sözlük

vasıf ile cümle

vasıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göçmenlerin çoğunluğu, hali vakti yerinde ve vasıflı zanaatkarlardı.The preponderance of the immigrants were well-to-do gentry and skilled craftsmen.
Bu nedenle limanda vasıfsız işçi olarak iş aramaya başladı.Darum suchte er sich eine Arbeit als „Ungelernter“ im Hafen.
Mehdî’ye birçok vasıflar yükleyerek, hakkında rivayetler uydurdular.Diese bemühten sich, so viele Scheine wie möglich in ihren Besitz zu bringen.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Die von ihm angebotenen Zeichen- und Malkurse waren beliebt und hatten starken Zulauf.
Şakird: Mülazım gibi vasıfsız değildir.Wilamowitz: Du hast nicht von meiner Pflicht zu reden.
Vasıfsız tarım alanlarıda mevcuttur.Die Regierung hat hier zwar landlose Bauern angesiedelt.
En karakteristik vasıflarından biri de hainlere karşı duyduğu nefretti.Eine noch nicht beschriebene Art fängt Rädertierchen.
Gazetecilik vasıflarına yatkın kişilerdir.Ils lui demandent où se trouvent les journalistes.
Vasıf Öngören (d.Cas limite : (D).
Üniter bir devletin sahip olduğu hemen hemen tüm vasıflara sahiptirler.Il s'appliquera bientôt à quiconque possédait une autorité publique.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Quienes lo conocieron alababan su sencillez y generosidad.
Quest3D’nin en önemli vasıflarından birisi programlama yöntemidir.Una de las características más importantantes de Quest3D es la metodología de programación.
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Al mismo tiempo buscó hombres elegibles de entre las provincias.
Öğretmenlerine göre liderlik vasıflarına sahip bir öğrenciydi.Para él un profesor debía imponer respeto.
Vasıfsız tarım alanlarıda mevcuttur.Existen recursos de turismo rural sin explotar.
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.En el libro de los profetas (Nevim), aparece la misma metáfora.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.(EN) La ballerina e i suoi adoratori, su Silent Era.
"Gıybet, kardeşini onun hoşlanmadığı bir sıfat ile vasıflandırmaktır." buyurdu.Братья взаимно объявили друг друга наследниками — в зависимости от того, кто кого пережил бы.
"İlter Sami ve Özel Vasıf'ın devamcılarını yaratıyoruz".Мы открываем лобное место для частных лиц и частных дел <...>.
Quest3D’nin en önemli vasıflarından birisi programlama yöntemidir.Одним из побочных продуктов 3D является важность обработки камеры.
Köyün %69,3'ü seçmen olup %30,7'si seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.أن 69,3% من أهالي القرية لهم حق التصويت أما 30,7% الباقين ليس لهم الحق.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.افترضت الآلهة الرومانية أيضا الصفات والأساطير لهذه الآلهة اليونانيه.
Şakird: Mülazım gibi vasıfsız değildir.الناسي؛ لا يكون مكلفا حال النسيان.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Os deuses romanos também assumiram os atributos e mitologias da tradição grega.
Özel Vasıf, Kıbrıslı Türk tenisçi.Garbiñe Muguruza, tenista espanhola.
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.Os outros são os lictores, viadores (mensageiros ou invocadores) e pregões (anunciadores ou arautos).
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Ao mesmo tempo procurou homens elegíveis dentre as províncias.
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.Zij kenden het Oude Testament met de boeken en de profeten daarin.
En çok şarkıyı Enderunlu Vasıf yazmıştır.De vetgedrukte tekst wordt het meest gezongen.
Kurucular bu vasıflarla beraber her bölgede bulunabilirler.Deze Flickies kunnen overal naartoe reizen middels speciale ringen.
Quest3D’nin en önemli vasıflarından birisi programlama yöntemidir.Jedną z najbardziej charakterystycznych cech Quest3D jest sposób programowania.
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.W obrębie tego tematu bada historię zesłań i zesłańców.
Öğretmenlerine göre liderlik vasıflarına sahip bir öğrenciydi.Zakładał, iż uczeń posiada swoją godność.
Ama şüphesiz Avrupai tesirlerin bulaştığı bu zümreyi asla tipik müslümanlar olarak vasıflandıramayız.Detta är kunskap som vanliga muslimer inte behöver bry sig om.
Vasıf Öngören (d.Förmånsbegränsning, (F).
Özel Vasıf, Kıbrıslı Türk tenisçi.Polsk högerhänt tennisspelare.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Римські боги також набули атрибутів та міфології цих грецьких богів.
Kurucular bu vasıflarla beraber her bölgede bulunabilirler.Пастки можуть існувати на будь-якій з цих шкал.
Vasıfsız tarım alanlarıda mevcuttur.Одразу створюється Комітет незаможних селян.
Bu vasıfları taşıyan kişiye bilge denir.Žít takto je povinnost uložená moudrým.
Mera arazileri zayıf vasıflı olup, tarla açmaları nedeniyle azalmaktadır.Sunt vânați pentru blană și arealul lor se micșorează datorită defrișării.
Özel Vasıf, Kıbrıslı Türk tenisçi.Rosszindulatú daganata van az orosz teniszezőnőnek.
Kuzey Amerika'da Geç Jura Dönemi, Orta Jura döneminin tam tersi vasıflara sahiptir.Azonban a késő jura kori Észak-Amerika éppen a középső jura ellentéte.
Üzüm türünün ve yetiştirildiği bölgenin ekolojik şartlarının bu vasıflar üzerinde önemli etkileri vardır.A növényi magvak keményhéjúsága és annak mértékét befolyásoló ökológiai tényezők.
En çok şarkıyı Enderunlu Vasıf yazmıştır.Egy bizonyos nemes ifjúról énekel a legtöbbet.
Baal Sonsuzlukların yahut dünyanın sahibi diye vasıflandırılmıştır.Metsänpeittoa on pidetty metsänhaltijoiden tai maahisten maailmana.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Οι ρωμαϊκοί θεοί υιοθέτησαν επίσης τις ιδιότητες και τα χαρακτηριστικά των αντίστοιχων ελληνικών.
"Gıybet, kardeşini onun hoşlanmadığı bir sıfat ile vasıflandırmaktır." buyurdu.Kun én af brødrene (hvem vides ikke) fløj selv, og kun én gang.
Muhammed de insanların ve cinlerin peygamberi şeklinde vasıflandırılır.Muhammed regnes af muslimer for en af Guds profeter og sendebud.
İlçenin %61,6'i seçmen olup %38,4'ü seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.I alt stemte 61,6 % imod og 38,4 % for.
Örneğin birçok kez vasıfsız işçilerinin aslında fabrika için önemli olduğunu iddia etmiştir.Han påstod åbenlyst, at visse ufaglærte arbejdere var afgørende for hans virksomhed.
Quest3D’nin en önemli vasıflarından birisi programlama yöntemidir.En av de viktigste karakteristikkene ved Quest3D er måten å programmere på.
Köyün %69,3'ü seçmen olup %30,7'si seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.Valget godkjennes ikke fordi kun 30,3% av befolkningen deltar i valget.
Antropomorfizm ya da insan biçimcilik, insanî vasıfların başka bir varlığa atfedilmesidir.Hvilke antropogene eller andre påvirkninger utenfra gjør en art sårbar for utdøing?
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.Ia menyelesaikan seluruh Perjanjian Lama, serta kitab-kitab Injil dan Kisah Para Rasul dalam Perjanjian Baru.
Örneğin birçok kez vasıfsız işçilerinin aslında fabrika için önemli olduğunu iddia etmiştir.Chẳng hạn, ông tuyên bố rằng một số người lao động không có tay nghề là cần thiết cho nhà máy.
Mahallenin %61'i seçmen olup %39'u seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.Phái nam chiếm 61% tổng số dân và phái nữ chiếm 39%.
Mahallenin %58'i seçmen olup %42'si seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.Phái nam chiếm 58% tổng số dân và phái nữ chiếm 42%.
Quest3D’nin en önemli vasıflarından birisi programlama yöntemidir.Quest3Dの最も重要な特徴の一つがそのプログラミングの方法である。
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.この町は新約聖書の使徒行伝に登場する。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod