varsayım ile cümle
varsayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tahmini, varsayımsal, gözlemle test edilmiştir, ondan türememiştir.Почива на предположения, догадки, проверени чрез наблюдение, а не извлечени от него.
Tahmini, varsayımsal, gözlemle test edilmiştir, ondan türememiştir.Это гипотезы, догадки, проверенные наблюдением, а не происходящие из него.
Tahmini, varsayımsal, gözlemle test edilmiştir, ondan türememiştir.שנבחנים ע"י תצפיות, ולא נגזרים מהן.
Tahmini, varsayımsal, gözlemle test edilmiştir, ondan türememiştir.مختبرة بالتأمل، ليست مستمدة منها.
Tahmini, varsayımsal, gözlemle test edilmiştir, ondan türememiştir.観察から派生するものではありません。 そして検証できる憶測は、
Taniyama-Shimura Varsayımı adı verilen muhteşem varsayımı geliştirmişti.타니야마-시무라 추론이라는 놀라운 추론을 소개했지요.
Taniyama-Shimura Varsayımı adı verilen muhteşem varsayımı geliştirmişti.הגה השערה מדהימה שנקראת "השערת טניאמה-שימורה".
Taniyama-Shimura Varsayımı adı verilen muhteşem varsayımı geliştirmişti.خرج بفرضية مميزة أسماها فرضية تانياما-شيمورا
Taniyama-Shimura Varsayımı adı verilen muhteşem varsayımı geliştirmişti.すばらしい予想を立てました 数十年が経った後でこの予想は
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseCare este poziţia iniţială dacă oamenii nu fac nimic, dacă insistă în a amâna, dacă nu bifează căsuţele?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseGdy ludzie są bezczynni, ociągają się i nie wybierają, czym jest zastosowanie "wyboru domyślnego"?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerse만일 사람들이 아무것도 하지 않는다면, 만일 사람들이 계속 미루고, 박스에 체크하지 않는다면, 무엇이 초기 기본 설정이 될까요?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseQuale sarà la situazione se la gente non fa niente, se continua a procrastinare, se non barra le caselle?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerse¿Qué sucede por defecto si la gente no hace nada, si continúan sin hacer nada, si no marcan las opciones?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseSự mặc định là gì nếu con người không làm gì cả, nếu họ cứ trì hoãn, nếu họ không đánh dấu?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseWat is de standaardinstelling als mensen niks doen, als ze blijven uitstellen, als ze geen vakje aankruisen?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseמהי ברירת המחדל אם אנשים לא עושים דבר, אם הם ממשיכים להשתהות, אם הם לא מסמנים את התיבה?
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerseما هو الإعداد المبرمج تلقائيا إنه أن لا يفعل الناس أي شيء، إذا يواصلون التسويف ولا يضعون علامات في المربعات؟
Temel varsayım nedir? insanlar bir şey yapmazlarsa, ertelemeye devam ederlerse, kutucukları işaretlemezlerse人が何もしない時 決断を遅らせたり チェックを入れない時 それは非常に強力です 決断を遅らせたり チェックを入れない時 それは非常に強力です
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.A lei fundamental — isto é uma suposição.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Az elemi törvény, mondjuk -- legyen egy feltevésünk.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Das grundlegende Gesetzt, nun ja -- wir vermuten folgendes:
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.De elementaire wet, laten we zeggen - dit is een aanname.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.기본 법칙이라고 합시다. 여기 하나의 가정이 있습니다.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.La legge di base, possiamo dire - ecco un assunto.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.La ley básica, digamos... aquí hay una suposición.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.La loi de base, disons... Voici une supposition.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Legea de bază, să zicem -- iată o ipoteză.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Podstawowe prawo, powiedzmy -- to założenie.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Základní zákon, řekněme -- zde je předpoklad.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Základný zákon, povedzme - takýto predpoklad.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Основният закон, да кажем -- ето едно предположение.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Основной закон — про него есть предположение.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.Щодо найпростішого закону, тут зробимо одне припущення.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.החוק הבסיסי, בואו נניח הנחה
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.القانون الأساسي، لنقل -- ها هو إفتراض.
Temel yasa, diyelim ki -- işte bir varsayım.基本法則が全素粒子にまたがる統一理論の形態をなす
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.Coś takiego podkopuje jakby fundamenty całej sztuki filmowej i założenia tego medium.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.È come se minasse le basi della cinematografia e i principi del mezzo di comunicazione.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.Het knaagt min of meer aan de kern van de hele professie en alle aannames van dat medium.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.이러한 경향은 영상업계의 근간과 그 기본을 이루는 가정에서 조금씩 보이는 움직임입니다.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.On commence à peine à aborder le cœur de la profession entière et toutes les suppositions qu'on lui prête.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.Și într-un fel gâdilă esența întregii profesii și toate presupunerile acelui medium.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.Y de cierta forma roza el núcleo de la profesión, y todas las suposiciones de ese medio.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.И някак си се заяжда със сърцевината на цялата професия и всички предположения за тази медия.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.Эти слова будто вгрызаются в суть самой профессии и все предположения насчёт этого средства.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.וזה כאילו מכרסם בלב המקצוע כולו ובכל התובנות של המדיה.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.وهذا نوعاً ما يعد جوهر المهنه. وجميع الافتراضات لهذا المجال.
Tüm işin ve ortamın tüm varsayımlarının özünü kemiren de budur.覆してしまうかのような意見です 書籍も同じことです
Turuncuyla çerçevelenmiş sarıyla yazılmış ifadeyi varsayım olarak kullanmadık.La derivada, de ninguna manera asumimos ésto.
Turuncuyla çerçevelenmiş sarıyla yazılmış ifadeyi varsayım olarak kullanmadık.Nie zakładaliśmy, że znamy tutaj odpowiedź.
Turuncuyla çerçevelenmiş sarıyla yazılmış ifadeyi varsayım olarak kullanmadık.مشتقة، لم نفترض هذا بأي طريقة لنبدأ به
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Az a feltevés, hogy úgy viszonyulnak egymáshoz, mint az unokatestvérek.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Domněnka je, že jsou příbuzní asi jako bratranci.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Domnievame sa, že sú príbuzní asi ako bratranci.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.E a suposição é que eles são aparentados, como primos ou qualquer coisa.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.E il presupposto è che sono imparentati come cugini o giù di lì.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.Et on assume qu'ils sont apparentés comme des cousins ou un truc comme ça.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.그리고 이것들이 사촌 간이거나 아니면 그런 친척 간으로 연결되어있다고 가정해왔습니다.
Varsayım, bunların kuzen şeklinde ya da bir başka şekilde bir ilişkisi olduğunu düşünmek yönündedir.La suposición es que están emparentados como primos o algo así.