varsayım ile cümle

varsayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.I te podstawowe założenia w "geometrycznym języku", nazywane są "aksjomatami" lub "postulatami".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Ja nämä perusolettamukset Geometriassa ovat "Aksioomat" tai "Postulaatit"
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.기하학 연설에서의 그 기본적인 가정들은 자명한 이치 혹은 공준 (postulates, 기하학적인 내용을 갖는 공리) 이라고 불리는 것들입니다
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Ty se v "geometrické řeči" nazývají "axiomy" nebo "postuláty".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Und diese grundlegenden Annahmen in "geometrische sprechen" heißen "Axiome" oder "Postulate".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Và những giả định cơ bản trong "hình học nói" được gọi là "tiên đề" hoặc "định đề".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Y esos supuestos básicos en "el discurso geométrico" se denominan "axiomas" o "postulados".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.И тези базисни допускания на "геометричен език" се наричат "аксиоми" или "постулати".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Такі базові припуження "мовою геометрії" називають "аксіомами" або "постулатами".
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.Эти основные предположения на языке геометрии называются аксиомами или постулатами
Geometride bu temel varsayımlara "aksiyom" ve "faraziye" diyoruz.و تلك الافتراضات الأساسية من منطلق هندسي تسمى مسلمات أو أفتراضات
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.A boa notícia é que assim sendo este cenário não funciona; não está certo.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Berita baiknya adalah skenario ini tidak bekerja, ini tidak benar.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.De gode nyheder er, at derfor virker dette scenario ikke; det er ikke rigtigt.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Den goda nyheten är att detta scenario därför inte fungerar - det stämmer inte.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Die gute Nachricht ist, dass dieses Szenario deshalb nicht funktioniert; es ist nicht richtig.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Dobrá správa je tá, že tento scenár preto nefunguje, nie je správny.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Dobra stvar je, da ta scenarij ne deluje, ni pravi.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Dobra wiadomość jest taka, że ten scenariusz nie działa; nie jest prawidłowy.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Dobrá zpráva je, že díky tomu tento scénář nefunguje, není správný.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.그런데 다행히도 이 시나리오는 틀렸지요.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.La bonne nouvelle est que ce scénario ne fonctionne donc pas, il est incorrect.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.La buena noticia es que, como consecuencia, ese escenario no se da; no es correcto.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.La buona notizia è che quindi questa prospettiva non funziona; non è esatta.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Tin tốt là bởi kịch bản này không phản ánh sự thực, nó không đúng.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Vestea bună e că în concluzie acest scenariu nu funcționează; nu e corect.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Τα καλά νέα είναι ότι το σενάριο αυτό δεν λειτουργεί. Δεν είναι σωστό.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Добрата новина е, че следователно този сценарий не работи, той не е правилен.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.Хорошая новость состоит в том, что, следовательно, этот сценарий не работает, он неверен.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.החדשות הטובות הן שלכן תסריט זה אינו עובד; הוא לא נכון.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.الخبر السار هو أن هذا السيناريو لا يعمل ، إنه غير صحيح.
Güzel haber şu ki, bu nedenle bu varsayım doğru değil.この理論はおかしいわけです 正しくないのです この説によると私たちは最小の揺動でなくてはならないのです
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Hai să testăm această ipoteză îndreptându-ne către Europa de Est.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Hãy thử nghiệm giả thiết này bằng cách đến với phía Đông của Châu Âu
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.이 가설들을 동부 유럽에 가 검사해보겠습니다.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Lad os teste formodningen ved at tage over til Østeuropa.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Lassen Sie uns diese Annahme testen indem wir rüber nach Osteuropa reisen.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Laten we deze veronderstelling testen door over te gaan naar Oost-Europa.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Låt oss testa om det stämmer, genom att förflytta oss till Östeuropa.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Mari kita uji asumsi ini dengan menuju ke Eropa timur.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Mettiamo alla prova questo presupposto andando nell'Europa dell'est.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Otestujme si tuto teorii daleko ve východní Evropě.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Poďme ale túto domnienku otestovať vo východnej Európe.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Pongamos a prueba esta suposición yendo a Europa Oriental.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Sprawdźmy to założenie na przykładzie Europy wschodniej.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Testons cette hypothèse en nous rendant en Europe de l'Est.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Teszteljük le ezt a feltételezést, mondjuk kelet-Európában.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Vamos testar este pressuposto dirigindo-nos à Europa Oriental.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Ας εξετάσουμε αυτήν την υπόθεση πηγαίνοντας στην Ανατολική Ευρώπη.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Давайте перевіримо це припущення, подавшись до Східної Європи.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Давайте проверим правдивость нашего предположения в Восточной Европе.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Да проверим това предпложение в Източна Европа.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.בואו נבחן את ההנחה הזו במזרח אירופה.
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.وقد قمنا بفحص هذا الافتراض وتوجهنا الى اوروبا الشرقية
Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.この思い込みをテストしましょう インタビューを行いました
Halbuki, başlangıçtaki varsayımımıza göre, A lineer bağımsızdır. -كمكون خطي لعبارات A، لأن جميع هذه العبارات اتت
Haydi başlayalım. Yakın bir varsayım yapalım. X, 0"dan farklı bir sayı olsun.Udělejme širší předpoklad, že x je nějaké nenulové číslo.
Hem açık hem de parlak sarı alanlarda yaptığımız varsayımlar var.Những dòng màu vàng đậm và nhẹ đều là những giả định.
Hem açık hem de parlak sarı alanlarda yaptığımız varsayımlar var.To co jsem udělal žlutou, obě tyto jasně žluté a tohle je méně jasná žlutá, tohle jsou naše předpoklady.
Hem açık hem de parlak sarı alanlarda yaptığımız varsayımlar var.Ότι έχω επισημάνει με κίτρινο χρώμα, και το έντονο κίτρινο και αυτό το πιο αχνό, αυτές είναι οι υποθέσεις μας.
İlgili Sayfalar