Ana içeriğe geç
Sözlük

varma ile cümle

varma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Neden bakmaya başlamak için hastaneye varmalarını bekleyelim ki?Why should we wait until they arrived in the hospital before we started to look?
Esasen 140,000 mil yol katettik ve insanlar farkına bile varmadı.In fact, while we drove 140,000 miles, people didn't even notice.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Now, what I wanted to get to is that you're all very bright, very tactile.
Bunun farkına varmanızı istedim. Bu fark belirli bir sayı olacak. . . . .But I just wanted to make sure you realize that.
Bu gitgide ilginçleşiyor, neye varmak istediğimi anlamış olabilirsiniz. -This is already getting interesting and you might already see where I'm going with this.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.And that recognition will sow fear -- recognizing the seriousness of the situation.
Bu dokuza varmanın farklı bir yolu ise,4 çarpı 2'yle 1'i toplamak.Or another way to come up with this 9, you take 4 times 2, which is 8, plus 1.
Sanırım nereye varmak istediğimi anlamışsınızdır.I think you see where I'm going with this now.
Farkına varmanın sonuçları belki de onlara ağır geliyor... ...masken düşmek üzere.Maybe the fee's too pricey For them to realize Your disguise is slipping
Bu çoğu kişinin farkına varmadığı bir şey.And so this is something that maybe a lot of people don't realize.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.I think the first point to make is that we need to recognize natural capital.
Ve kimse doğru karara kendi başında varmaz.And no one has the right decision by themselves.
Aynı zamanda bu dünyanın da ne yediğimizle ilintili olduğunun farkına varmalıyız.We need to realize that the world is also what we eat.
Sıradan bir yere varmak için gökadalar arasında 1.000 kat daha uzağa gitmelisiniz.To get to a typical place, you've got to go 1,000 times as far as that, into intergalactic space.
Birincisi, bu kuruma yatırım yapmış olanlar, riskin farkına varmamışlardı.One, the people who invested in this company, they didn't realize the risk.
Bunun, insanların farkına varmadıkları önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum.And I think that's an important issue that people don't realize.
Farkına varmanızı istediğim iki şey var.So there's really two things I want you to realize.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.My great-grandparents died, all of them, by the time they were 60.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.And I didn't know where he was going with it at first.
Sahip olduğumuz hakların ciddi derecede... ...eksik olduğunun farkına varmalıyız.We need to recognize just how serious a deficit of rights we have.
Peki, nasıl bir sonuca varmak istiyorum?Okay, so how would I like to finish?
- Aslında, bu sonuca varmak için bir teoreme ihtiyacımız yoktu.And you know you didn't need a theorem to tell you that.
Bu sonuca varmak için yaptığım tek şey bunu eksi 2 ile çarpmak oldu. -Now I'm going to keep my top equation constant again.
Bu belkide herşeyin farkına varmak için geldiğim noktadır..That may be an ordeal that I should get over.
Farkına varmaya başladım ki dünyanın belki benim için değişik planları var.I came to realize that maybe the world has different plans for me.
Onun farkına varmaya başladılar ki, burada zamansız asil Paris ve gerçek Romeo ölü yatıyordu.Of her awaking,--here untimely lay The noble Paris and true Romeo dead.
Peki, yüz görünümünü ve hareketi hakkında yargılara varmak konusunda iyi miyiz?But are we good at making the judgments on facial appearance and movement?
Bir kez farkına varmaya başladığında,Once you begin to recognise,
Daha top gittiği yere varmadan topun varacağı yeri tahmin edip oraya bakıyor.Even before the ball gets to a place, the child is already looking there.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.And suddenly, without realizing it, you're seeing the world differently.
Varmak istediğim sonuç şu.So here is my conclusion.
Şimdi yapmak istediğim şu---nereye varmak istediğimi biraz anladınız herhalde di mi?Now, what I want to do and we kind of know where we're heading, right?
Sanırım nereye varmaya çalıştığımı anlıyorsunuz.I think you'll see where this is going.
Sonuca varmak istiyorum.I want to conclude.
Ne, Nelson, bununla nereye varmak istediğini anlamıyorum.Gee, Nelson, I don't know what you are getting at.
Sonunda üreticiler bir uzlaşmaya varmak zorunda kaldı o uzlaşma da ikisi bir arada paketti.So, eventually, the manufacturers actually arrived at a compromise, which was the combo pack.
Tam olarak zamanında varmak istediğini söylemişti ve gerçekten de tam zamanında buradaydı.He wanted to be exactly on time and he was.
Varmak istediğin son noktaya geldik, eğitim.Which brings me to the final element, which is education.
Farkına varmadan öğrenme gerçekleşiyor.You learn things unconsciously.
Etrafta gezinip durmak istemezler. Sadece gitmek ve hedefe varmak isterler. Nedir bu?They don't want to look around, they just want to go, to get to that point.
Bu noktaya varmamızın sebebi büyük tarım ticaretidir.The way we got here is because of big agribusiness.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.And we just have to realize, no, this is just the area.
Eğer bunun çarpanlarına ayrılabildiği söylenmesi, bunun farkına varmak o kadar da kolay değildi. .Now that wouldn't be completely obvious if they didn't already tell us that we could factor this.
Çıkarım yapmak ve sonuca varmak zorunda bırakılırız, çünkü gerçek hayatta yaptığımız şey bu.We're compelled to deduce and to deduct, because that's what we do in real life.
Palme Amerika'ya varmadan Reagan sormuş - ki Olof Palme Sosyal Demokrat bir başbakandı -Before he arrived Ronald Reagan said -- and he was the Swedish Social Democratic Prime Minister --
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..The point I'm making is that it is a crime.
Bu durum birçok ailede oldukça normal karşılanır. O kadar ki, çoğumuz farkına bile varmayız.It happens so naturally in most families that we don't even notice it.
Varmaya çalıştığım iyi haber şu, sonuç olarak bu bazılarımızı birer kahramana dönüştürüyor.And the good news that I'm going to hopefully come to at the end is that it makes some of us heroes.
Farkına varmamız gereken şey, x doğrultusunda 6 ilerlediğimizde, y'de 3 birim yukarı çıktık.So notice, when we moved in the x-direction by 6, we moved in the y-direction by positive 3.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -I'm going some place with this, just so you get hopefully, a little intuition.
Büyük ihtimalle, Sal, bununla nereye varmaya çalışıyorsun diyorsunuzdur.You're probably saying, Sal, where are you going with this.
Ve başka bir parçadan bir tane daha örnek, ve sonrasında farkına varma.Here's another example from another piece, and then its realization.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.It was the brutal realization, the first morning, that the Indian students were better than me.
Tanıştığınız birinin sizin dünyaya ait düşünce yapınızı tamamen değiştirdiğinin farkına varmanız.It's that realization of someone you meet that really made you change your ideas about the world.
Bu nedenle, olumlu bir sonuca varmak biraz zor.So it's a little bit difficult from there to spin in some kind of positive conclusion.
Çocuk ölüm oranları için konan Milenyum Gelişme Hedefleri oranlarına varmak gayet mümkün.Millennium Development Goal rates for child mortality is fully possible.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.I didn't realize that it would become the most amazing journey of my life.
Oraya varmak için çok sayıda fiyasko yaşandı.It took a lot of failures to get there.
Peki varmak üzere misiniz ?And do you get along?
Farkýna varmalý. O kadar zeki biri deðil.He should realise, he's not that kind of man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
varma ile cümle - Sayfa 7 - varma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App