Tom'a oraya erkenden varmasını söyledim.I told Tom to get there early.
İşe zamanında varmam lazım.I need to get to work on time.
Tom, oraya varır varmaz arayacağını söyledi.Tom promised he'd call as soon as he got there.
Evime varır varmaz ev ödevimi yapacağım.I'll do my homework as soon as I get home.
Bunun o zaman farkına varmadım.I didn't realize that at the time.
On dakikadan az zamanda oraya varmayı başarmıştı.He was able to get there in less than ten minutes.
Eve varmaya yetecek kadar benzinimiz olduğuna eminim.I'm pretty sure we have enough gas to get home.
Eve varır varmaz kanepeye yayılıp televizyonda futbol seyreder.As soon as he gets home he collapses on the settee and watches football on TV.
Boston'a varır varmaz lütfen beni ara!Please call me as soon as possible when you arrive in Boston.
Boston'a varmamız üç saatten fazla zamanımızı aldı.It took us over three hours to get to Boston.
Oraya zamanında varmayı başaramadım.I couldn't get there in time.
Çabucak uyumazsan sen farkına varmadan sabah olacak.If you don't sleep soon, it'll be morning before you know it.
Stadyuma varmak ne kadar alır?How long will it take to get to the stadium?
Otranto'ya varmadan önce, Salerno'daki işi buydu."This was his business in Salerno before he arrived in Otranto."
Laurie senaryonun tamamını okuyana dek, House'un ana karakter olduğunun farkına varmadı.Laurie did not realize that House was the protagonist until he read the full teleplay.
Georgios Mouzalon, kardeşleri ve maiyeti varır varmaz, tören başladı.As soon as George Mouzalon, his brothers and his retinue arrived, the service began.
Oyuncu Niko'nun Dimitri'den intikam almasıyla ya da onunla anlaşmaya varmasıyla bitmektedir.Niko must either strike a deal with Dimitri, or exact revenge on him.
Eser olasılıkla Rafael'in Floransa'ya varmasından kısa bir süre sonra 1505 yılında yapıldı.It was probably painted in 1505, shortly after Raphael had arrived in Florence.
Nebraska'ya varmalarından kısa bir süre sonra hükümet harekete geçti.Word of their arrival in Nebraska soon reached the government.
26 Nisan 1949 tarihinde RMS Magdalena Rio de Janeiro şehrine varmak üzereyken ikiye bölündü.On 26 April 1949, RMS Magdalena broke in two as she was being towed into Rio de Janeiro harbour.
Bu sonuca varmak için herhangi bir bağımsızlık varsayımına gerek duyulmamaktadır.Note that no assumption of independence is required.
1926'ta Tallinn'e varmadan önce Endonezya, İtalya ve Fransa üzerinden seyahat etti.She traveled through Indonesia, Italy and France before eventually arriving in Tallinn in 1926.
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?So why don’t we know her story?
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.We used to camp down there every other night.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".It will shock the whole world," and will "put the fear of God in us."
Farkına bile varmadı.I hadn't even realized.
Bir kabinin Tatev'e ulaşmasıyla, diğer kabin de Halidzor'a varmaktadır.When the first cabin reaches the Tatev station, the second one arrives at the Halidzor station.
Bunu geç de olsa anlamak bize hayatın tadına varmamızı sağlayacaktır.Meaning seems to be our hunger but we should still try to taste our food.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.It just takes a while to get there.
Üzerinde çalışılarak sosyaleştirildiğinde ise bu özellikleri rahatsız edici boyutlara varmaz.When you associate with people on a day-to-day basis, there's nothing exciting about it.
Bu örnekten yola çıkarak, sürü psikolojisi sonucuna varmak söz konusu olabilir.In fact, without acceptance, it could lead to a host of psychological issues.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.Advances are made by answering questions.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.The west-east road was the Morgul-road up from the Causeway and Osgiliath to Minas Morgul.
Joe Daniels onun çabalarını farkına varmaya başlayınca ona bazı pratik bilgiler öğretti.Daniels noticed his efforts and gave him practical instructions.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."General, I hope you know what is good for you."
Farkına varmak gerekiyor ki şanslı sayı diye bir şey yoktur.But realize, there is no such thing as a lucky number.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.You may or may not have noticed that I'm wearing a tiny electrode on my forehead.
Bir süper starla karşılaştırma yapmak yanlış sonuçlara varmanız neden olur.Comparing with a superstar is the wrong benchmark.
Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum.OK, but I want you to realize some facts.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.People are starting to figure this out.
Aynı sonuca varmanın 2 ayrı yolunu gösterdik..So two ways to get the exact same answer.
O zaman diyelimki oraya varması t dakika sürüyor. t herhangi bir birim olabilir.So let's say it takes him t minutes to get there, whatever t is given in.
Yani bu sefer kadına varması 10 dakika daha az sürdü.So it took him 10 minutes less to reach her this time.
Ama varmak istediğim bu değil.But that's not what I want to get at now.
Karara varmak ile kastettiğim şey tüm kararlarınızı denemeniz ve işe yarayıp yaramadığını görmeniz.Arriving at decisions meaning put all your decisions to test, see if they work.
Nereye varmak istediğimi görebilirsiniz. Bu rakamlar 9'un katına bölünür. -And you might see where all of this is going.
Varmak üzereyiz.We are already there.
Nerdeyse Bordeaux'ya varmak üzereler.They are almost in Bordeaux.
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?They will be used to realize our aspiration"?
Karar varmak da şu demek: Tüm kararlarını test et ve işliyorlar mı gör.Arriving at decisions meaning: put all your decisions to test, see if they work.
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.So you have to not make decisions, you have to arrive at them
Bütün şehre canlı bir organizma olarak bakabileceğimin farkına varmaya başladım.I started to realize that I could look at the whole city as a living organism.
Sanırım nereye varmak istediğimi biliyorsunuz.So it's f of a plus h, minus f of a, all over h. This is just the slope of this secant line.
Sola dön. Romeo 64, kahrolası sokağa varmadan önce haberim olmalı! Yavaşlamalısın.Got them!
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.But the good news is that becoming aware of the optimism bias does not shatter the illusion.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.It's like visual illusions, in which understanding them does not make them go away.
Bu resimle sonuca varmak istiyorum.Let me conclude with this picture.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.But some people have the ability and awareness of their own biases, their own overconfidence.
Ahmyo - Kendine TAMAMEN ve SAF bir şekilde güvenmek, kendinin farkına varmak. 2.During the channelings, you may hear some words that you are not familiar with.
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Why go to a bar, when I can fuck you right here?