Ve başka bir parçadan bir tane daha örnek, ve sonrasında farkına varma.Ето пример на друга мелодия, след което е реализацията ѝ.
Ve başka bir parçadan bir tane daha örnek, ve sonrasında farkına varma.Ось ще один приклад з іншої композиції і його реалізація.
Ve başka bir parçadan bir tane daha örnek, ve sonrasında farkına varma.הנה דוגמא נוספת מקטע אחר, וההגשמה שלו.
Ve başka bir parçadan bir tane daha örnek, ve sonrasında farkına varma.وهنا مثالٌ آخر من مقطوعة آخرى، ثم هنا تحويلها إلى الواقع.
Ve başka bir parçadan bir tane daha örnek, ve sonrasında farkına varma.実現できた一例です この 2 つの仕事において 私は廃品回収者の役割です
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.A já jsem zpočátku nevěděl, kam s tím míří.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.All'inizio non capivo dove volesse andare a parare.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Au début, je ne voyais pas où il voulait en venir.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Először nem tudtam, hova akar kilyukadni.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Jag förstod inte först vad han ville med historien.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.대체 무슨 소리인지 처음엔 갈피를 잡지 못 했죠
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Na początku nie wiedziałem do czego zmierza.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Nu știam la ce se referea la început.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Und ich wusste erst nicht, worauf er hinauswollte.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Và lúc đó tôi không biết anh ấy định làm gì khi kể chuyện đó.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Y al comienzo no entendí hacia donde apuntaba.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Στην αρχή δεν ήξερα πού το πήγαινε.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Отначало не знаех, какво цели с това.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.Я сначала не мог понять, к чему он клонит.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.ובהתחלה לא ידעתי למה כוונתו.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.ولم أكن أعرف بالبداية إلى ماذا يلمح بها.
Ve başta bununla nereye varmaya çalıştığını anlamamıştım.話をする彼は少し緊張した面持ちでした
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.A zrazu, bez povšimnutia si toho, Váš pohľad na svet sa zmenil.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Dan tiba-tiba, tanpa disadari, Anda melihat dunia secara berbeda.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.De repente, sem se aperceberem, estão a ver o mundo de maneira diferente.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.E all'improvviso, senza rendervene conto, vedrete il mondo in modo diverso.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.És mielőtt észrevennéd, egészen máshogy nézel a világra.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Et tout à coup, sans s'en rendre compte, vous voyez le monde différemment.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.I wtedy nagle, bez uświadomienia sobie tego, zobaczycie świat w nowy sposób.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.그리고 갑자기 깨닫기도 전에 여러분은 세계를 다르게 보게 됩니다.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Najednou, aniž byste si to uvědomili, vidíte svět jinak.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Och plötsligt, utan att märka det, ser man världen annorlunda.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Plotseling, zonder dat je het door hebt, zie je de wereld anders.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Și dintr-o dată, fără să realizați, vedeți lumea diferit.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Und plötzlich, ohne dass Sie es merken, sehen Sie die Welt anders.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Và đột nhiên, vô thức bạn nhận ra, bạn nhìn thế giới bằng một con mắt khác.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Y de pronto, sin darse cuenta, el mundo se ve distinto.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.Και, ξαφνικά, χωρίς να το έχεις συνειδητοποιήσει βλέπεις τον κόσμο διαφορετικά.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.И внезапно, сами того не понимая, вы увидите мир по-другому.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.И изведнъж, без да разберете, ще виждате света по различен начин.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.ופתאום, מבלי לשים לב, אתם רואים את העולם אחרת.
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.وفجأة , بدون أن تدرك ذلك , يمكنكم أن تروا العالم بطريقة مختلفة .
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.世界が違って見えるようになります 全てが変わります
Ve biz belki de bunun daha farkına varmadık, ya da bilinçsizce yapıyoruz.Aber, wenn es eine anhaltende Erfahrung ist, wer wird es dann erfahren?
Ve bu bilgiyi tekrardan aynı yol üzerindeki trafik sıkışıklığına henüz varmamış abonelerine iletebilir.그리고 이 정보를 그 회사 가입자들에게 보낼 수 있겠죠. 그것도 같은 고속도로의 교통혼잡 구역 뒷편에 있는 가입자들에게만 말이죠.
Ve bu bilgiyi tekrardan aynı yol üzerindeki trafik sıkışıklığına henüz varmamış abonelerine iletebilir.それも同じ高速道路上で その渋滞の後続のユーザーに限定できます 医師の薬品処方状況を観察することもできます
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopenie vážnosti situácie vyvolá v ľuďoch strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Dan pengakuan itu akan menaburkan ketakutan -- mengakui betapa seriusnya situasi yang ada.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Die erkenning zal angst zaaien... omdat de ernst van de situatie wordt erkend.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.És ez a felismerés félelmet generál majd -- ami a helyzet komolyságának felismeréséhez vezet.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Et cette reconnaissance va semer la peur - en reconnaissant la gravité de la situation.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ja tämä tunnustaminen kylvää vihaa -- tämän tilanteen vakavuuden tunnustaminen.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.인식은 두려움을 낳을 것입니다. 상황의 심각성을 인식하게 되면 말이죠.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ma aprire gli occhi metterà paura a molte persone. Riconoscere la gravità della situazione.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Og den anderkendelse vil så frygt. En anderkendelse af situationens alvor.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopení závažnosti celé situace vyvolá v lidech strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Și recunoscând gravitatea situației, multe persoane vor fi cuprinse de teamă.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ta rozpoznawalność będzie siać strach -- rozpoznanie powagi sytuacji.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Und diese Anerkennung wird bei vielen Personen Angst hervorrufen. Die Erkenntnis über den Ernst der Lage.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Và sự thừa nhận đó sẽ gieo rắc nỗi sợ hãi -- khi chúng ta nhận ra mức độ nghiêm trọng của hoàn cảnh.