Ana içeriğe geç
Sözlük

varma ile cümle

varma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz varır varmaz sizinle telefon vasıtasıyla kontak kuracağız.We'll contact you by phone as soon as we arrive.
Yol kalabalık bu yüzden muhtemelen söz verilen zamanda varmayacağız.The road is crowded so we probably won't get in promised time.
Başkan Cleveland uzlaşmaya varmak zorunda kaldı.President Cleveland had to compromise.
Eve varır varmaz ona telefon etti.She phoned him as soon as she got home.
Eve varır varmaz onu öpmeye başladı.She started kissing him as soon as he got home.
Sanırım bir anlaşmaya varmamızın zamanıdır.I think it's time for us to come to an agreement.
O ben varmadan önce o öldü.She had died before I arrived.
Fırtına vurmadan önce eve varmayacağımızı asla bir an düşünmedim.I never for a moment imagined we wouldn't get home before the storm hit.
Ben eve varmadan önce bütün kek yenilmiş.The cake was all eaten up before I got home.
Tom yirmi dakikadan daha az bir sürede oraya varmayı başardı.Tom was able to get there in less than twenty minutes.
Tom'un bir an için varması bekleniyor.Tom is expected to arrive momentarily.
Ben varmadan önce o zaten biletini almıştı.Tom had already bought his ticket by the time I arrived.
Tom saat kaçta varması gerektiğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain what time he should arrive.
Tom okula zamanında varmadı.Tom didn't get to school in time.
Tom her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.Tom always makes a point of arriving at least five minutes ahead of time.
Tom'un zamanında buraya varıp varmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will get here on time.
Tom Mary'nin evine varmadan önce, o, 2.30'a kadar kapalıydı.It was close to 2:30 by the time Tom reached Mary's house.
Sabahleyin işe geç varmam ihtimaline karşın çalar saatimi kuracağım.I will set up my alarm o’clock in case I arrive at work late in the morning.
O kadar yorgunum ki eve varır varmaz yatacağım.I'm so tired that I'm going to bed as soon as I get home.
Tom Mary ile bir uzlaşmaya varmanın imkansız olduğunu söyleyebiliyordu.Tom could tell that it would be impossible to reach a compromise with Mary.
Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.It takes about 15 minutes to get to my office.
Zamanında varmayı umut edelim.Let's hope to arrive on time.
Biz zamanında varmayı umuyoruz.We hope to arrive on time.
Oraya zamanında varmak için koştu.He ran so he would get there on time.
Biz eve varmadan önce sen kesinlikle bunu unutacaksın.You're surely going to forget it before we get to the house.
Sen varır varmaz o yiyecek bir şey yapacak.As soon as you arrive, she will make something to eat.
Lütfen varır varmaz bana bir mektup gönder.Please send me a letter as soon as you arrive.
Üstüme varma.Cut me some slack.
Zamanında varmak için koştum.I ran so I would be on time.
Eve varır varmaz, telefon çaldı.As soon as I got home, the telephone rang.
Havaalanı servisinin havaalanına varması ne kadar sürer?How long does it take for the airport shuttle to get to the airport?
Atina'da varmak iki saatimizi aldı.It took us two hours to get to Athens.
Eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.It started raining as soon as we got home.
Öğle civarı Tokyo istasyonuna varmamız olası.It's possible we'll arrive at the Tokyo station around noon.
Ben varmadan önce o ölmüştü.He died before I arrived.
Oraya varır varmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as we got there, it began to rain.
Büyük olasılıkla, onlar varmadan önce varırız.In all probability, we'll arrive before they do.
Ben henüz bir karara varmadım.I haven't formed an opinion yet.
Tom bize kamaraya varır varmaz yemek yiyeceğimizi söyledi.Tom told us that we would eat as soon as we got to the cabin.
Ben eve varmadan önce çocuklarım muhtemelen bütün şekerlemeyi yiyecek.My children will probably have eaten all the candy by the time I get home.
Ben eve varmadan önce çocuklarım bütün kurabiyeleri yemişti.My children had eaten all the cookies by the time I got home.
Tom oraya erken varmayı planladığını söyledi.Tom said that he was planning on getting there early.
Ne zaman varmamız gerektiğini öğrendim.I found out when we're supposed to arrive.
Seni bu kadar özleyeceğimin hiç farkına varmamıştım.I never realized how much I would miss you.
Ben istasyona varmadan önce tren zaten gitmişti.The train had already left by the time I got to the station.
Bu sonuca varmamak zor.It's hard not to come to this conclusion.
Tom farkına varmayacak.Tom won't find out.
Oraya varır varmaz seni bilgilendireceğim.I'll let you know as soon as I get there.
Tom henüz varmadı.Tom hasn't arrived yet.
Bu gece bir karara varma.Don't make any decisions tonight.
Bu gece bir karara varmayın.Don't make any decisions tonight.
Ben hiçbir farkın farkına varmam.I don't notice any difference.
Çok geç olduğunun farkına varmadım.I didn't realize it was so late.
Böylesine rahatsız bir bireyle tartışarak bir yere varmayacaksın.You won't get anywhere by arguing with such a disturbed individual.
Büyük ihtimalle Tom'un zamanında varmasını bekliyorsun.You're probably expecting Tom to arrive on time.
Eve varmalıyım.I should get home.
Sanırım Tom sana saat kaçta varmayı planladığını söyledi.I suppose Tom told you what time he plans to arrive.
Tom her sabah ofise varır varmaz pencereleri açar.Tom opens the windows every morning as soon as he gets to his office.
Eve selametle varmanı görmek harika. Avustralya nasıldı?It's great to see you got home safely. How was Australia?
Kesinlikle oraya zamanında varmaya çalışacağım.I'm definitely going to try to get there on time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
varma ile cümle - Sayfa 3 - varma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App