Ana içeriğe geç
Sözlük

varma ile cümle

varma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız:첫번째, 만약 몰랐다면, 정말 알아야 될 것은
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız:On huomattava muutamia asioita.
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız: Tahmini sonuçlar sadece üç basamağa kadar kesindirler.Pokud jste si ještě nevšilmil, tak si poznamenejte, že odhady výsledků jsou platné jen na tři platné číslice.
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız: Tahmini sonuçlar sadece üç basamağa kadar kesindirler.Satu, jika Anda perhatikan perkiraan hasil hanya akurat pada sekitar tiga digit.
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız:Здесь надо знать несколько вещей.
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız:דבר ראשון, אם לא שמת לב, שים לב
İlk olarak, Eğer farkına varmadıysanız, varmalısınız:انتقلنا من خلال نشر قائمة لدينا
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Ludzie zaczynają to pojmować.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Mensen komen daar nu achter.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.As pessoas começam a aperceber-se disto.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Die Leute finden das langsam heraus.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Ihmiset ovat alkaneet käsittää tämän.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.사람들은 이것을 풀어나가기 시작했습니다.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.La gente comincia a capirlo.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.La gente está empezando a entender esto.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Les gens commencent à le comprendre.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Oamenii au început să-şi dea seama de asta.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Ο κόσμος έχει αρχίσει να το καταλαβαίνει.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Люди начинают это понимать.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.Хората започват да разбират това.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.אנשים מתחילים להבין את זה.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.بدأ الناس باستنتاج ذلك.
Insanlar bunun farkına varmaya başladı.ムーブメントも盛り上がっている
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.사람들이 조속히 협정에 합의하는 것을 재촉하게 되면, 많은 비탄과 세월을 보낸 모든 이들을 구할 것입니다.
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.Lidi by dříve dospěli k dohodě, a tak by to ušetřilo lidem hodně žalu a času.
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.Przyśpieszyłoby proces dochodzenia do porozumienia, zaoszczędzając wszystkim mnóstwo czasu i zmartwień.
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.Би увеличило скоростта, с която хората стигат до споразумение, и така би спестило на всеки много мъки и време.
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.Люди быстрее приходили бы к соглашению, и спаслись бы от множества бед и потерь времени.
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.אנשים היו מגיעים להסכם במהירות רבה יותר, והרבה זמן וצער היה נחסך לכולם.
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.تسهْل وتسرْع كيفية وصول الناس إلي إتفاقات , وهكذا ممكن أن توفر للكل الكثير من الوقت عديم الفائدة .
İnsanların bir anlaşmaya varmasını hızlandırırdı, böylece herkese bir sürü zaman ve gamdan tasarruf ettirirdi.人々の憂いや時間の浪費を軽減できます 2つ目が 人々を必要以上に操ることなく
İnsanların dikkatini çekmek ve farkına varmasını sağlamak için사람들의 이목을 끌고 사람들이 이 문제에
İnsanların dikkatini çekmek ve farkına varmasını sağlamak içinעל מנת למשוך תשומת לב, ולגרום לאנשים להבין
İnsanların dikkatini çekmek ve farkına varmasını sağlamak içinلننبّه النّاس إليه، ونجعلهم يلاحظون،
İnsanların dikkatini çekmek ve farkına varmasını sağlamak için彼らは 未だ妄想の中にいるのだと
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.A Ježiš nebol ešte prišiel do mestečka, ale bol ešte na mieste, kde bola vyšla proti nemu Marta.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Căci Isus nu intrase încă în sat, ci era tot în locul unde Îl întîmpinase Marta.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Car Jésus n`était pas encore entré dans le village, mais il était dans le lieu où Marthe l`avait rencontré.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Gesù non era entrato nel villaggio, ma si trovava ancora là dove Marta gli era andata incontro
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.(Ještě pak byl Ježíš nepřišel do městečka, ale byl na tom místě, kdež vyšla byla proti němu Marta.)
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Jezus namreč še ni bil prišel v trg, temuč je bil še na mestu, kjer ga je bila Marta srečala.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Jézus pedig nem ment vala még be a faluba, hanem azon a helyen vala, a hová Mártha elébe ment vala.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Jezus was nog niet in het dorp aangekomen. Hij was op de plaats gebleven waar Martha Hem had ontmoet.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.예수는 아직 마을로 들어오지 아니하시고 마르다의 맞던 곳에 그저 계시더라
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Men Jesus hade ännu icke kommit in i byn, utan var kvar på det ställe där Marta hade mött honom.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Men Jesus var endnu ikke kommen til Landsbyen, men var på det Sted, hvor Martha havde mødt ham.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.men Jesus var ennu ikke kommet inn i byen, han var på det sted hvor Marta hadde møtt ham.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Mutta Jeesus ei ollut vielä saapunut kylään, vaan oli yhä siinä paikassa, missä Martta oli hänet kohdannut.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Pois Jesus ainda não havia entrado na aldeia, mas estava no lugar onde Marta o encontrara.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.pues Jesús todavía no había llegado a la aldea, sino que estaba en el lugar donde Marta le había encontrado
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Vả , Ðức_Chúa_Jêsus chưa vào trong làng , nhưng còn đứng nơi Ma-thê đón Ngài .
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Vả, Ðức Chúa Jêsus chưa vào trong làng, nhưng còn đứng nơi Ma-thê đón Ngài.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Waktu itu, Yesus belum masuk ke desa. Ia masih di tempat Marta menjumpai-Nya
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Δεν ειχε δε ελθει ο Ιησους ετι εις την κωμην, αλλ' ητο εν τω τοπω, οπου υπηντησεν αυτον η Μαρθα.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Иисус еще не входил в селение, но был на том месте, где встретила Его Марфа.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Още малко, и светът няма вече да Ме вижда, а вие Ме виждате; понеже Аз живея и вие ще живеете.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Ще ж не прийшов у село Ісус, а був на місцї, де зустріла Його Марта.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.וישוע טרם יבא אל הכפר כי עודנו עמד במקום אשר פגשתו שם מרתא׃
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.ولم يكن يسوع قد جاء الى القرية بل كان في المكان الذي لاقته فيه مرثا.
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.那 時 、 耶 穌 還 沒 有 進 村 子 、 仍 在 馬 大 迎 接 他 的 地 方
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod