Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.他の興味深い点、面白いことは、
Bunun farkına varmanızı istedim.Ma ho voluto solo assicurarmi che te ne renda conto.
Bunun farkına varmanızı istedim.لكن اريد ان اتأكد من انكم فهمتم ذلك
Bunun farkına varmanızı istedim.ここでは、双曲線が
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Ekkor még nem tudtam, hogy ez lesz életem legnagyszerűbb utazása.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.En arvannut, että siitä tulisi elämäni uskomattomin matka.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Ik realiseerde me niet dat het de meest verbazingwekkende reis van mijn leven zou worden.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Jag insåg inte att det skulle bli den mest fantastiska resan i mitt liv.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Jeg var ikke klar over at det ville blive den mest fantastiske rejse i mit liv.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Je ne me rendais pas compte que ça allait devenir le plus fantastique voyage de ma vie.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.저는 이것이 제 인생에서 가장 놀라운 여정이 될 것이라는 것을 깨닫지 못했습니다.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.La inceput nu mi-am dat seama ca totul va deveni cea mai minunata calatorie a vietii mele.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Lo que no sabía era que se convertiría en el viaje más apasionante de mi vida.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Mir war noch nicht bewusst, dass dies die erstaunlichste Reise meines Lebens werden sollte.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Não sonhava que isso viria a ser a jornada mais incrivel da minha vida.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Nenapadlo mě, že by se z toho mohl stát můj nejúžasnější životní zážitek.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Neuvedomil som si, že sa to stane najúžasnejšou jazdou môjho života.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Nie zdawałem sobie sprawy, że stanie się to jedną z najbardziej zdumiewających wypraw mojego życia.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Non immaginavo che sarebbe diventato il viaggio più incredibile della mia vita.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Tôi đã không nhận ra rằng nó sẽ trở thành hành trình thú vị nhất của đời mình.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Δεν συνειδητοποίησα ότι αυτό θα γινόταν το πιο θαυμάσιο ταξίδι της ζωής μου.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Тогава не предполагах, че това ще се окаже най - удивителното пътешествие в живота ми.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.Я не знал, что это окажется самым потрясающим приключением моей жизни.
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.לא הבנתי שזה יהפוך למסע המדהים ביותר חיי
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.لم أكن أدرك أنها ستصبح الرحلة الأكثر إدهاشاً في حياتي
Bunun hayatımdaki en muhteşem yolculuk olacağının farkına varmamıştım.その時点では気づいていませんでした
Bunun, insanların farkına varmadıkları önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum.A myslím, že to je důležitý problém, který si lidé neuvědomují.
Bunun, insanların farkına varmadıkları önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum.人々は気付いていません。 多くの人々が向こうに現金を保有して、
Bunun spam olduğu sonucuna varmanızın olasılığı nedir?Con quale probabilità la giudicherai come spam?
Bunun spam olduğu sonucuna varmanızın olasılığı nedir?Jakie jest prawdopodobieństwo, że odeślemy ten list na przemiał?
Bunun spam olduğu sonucuna varmanızın olasılığı nedir?Wie hoch ist die Wahrscheinlichkeit, dass die Nachricht als Spam klassifiziert wird?
Bunun spam olduğu sonucuna varmanızın olasılığı nedir?Какова вероятность того, что вы оцените это сообщение как спам?
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Bolo to brutálne uvedomenie si hneď prvé ráno, že indickí študenti boli lepší ako ja.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Było to brutalne zderzenie z rzeczywistością, pierwszego poranka, że indyjscy studenci byli lepsi ode mnie.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Bylo to kruté zjištění, první ráno, že indičtí studenti byli lepší než já.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Ci a fost şocul conştientizării, în prima dimineaţă, că studenţii indieni erau mai buni decât mine.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Det var den brutala insikten, den första morgonen, att de indiska studenterna var bättre än mig.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Det var den brutale erkendelse den første morgen, at de indiske studerende var bedre end mig.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Es war die brutale Einsicht, am ersten Morgen, dass die indischen Studenten besser waren als ich!
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Fu il rendermi conto brutalmente, il primo mattino, che gli studenti indiani erano migliori di me.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Het was de schokkende ontdekking, de eerste morgen, dat de studenten in India beter waren dan ik.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Mà đó là một sự thật phũ phàng mà tôi nhận thấy vào buổi sáng đầu tiên rằng các sinh viên Ấn Độ giỏi hơn tôi.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.'Ηταν η ωμή συνειδητοποίηση, από το πρώτο πρωινό, ότι οι Ινδοί φοιτητές ήταν καλύτεροι από μένα.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.А безпощадното осъзнаване, първата сутрин, че индийските студенти са по-добри от мен.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.А раптове усвідомлення, у перший же ранок, що індійські студенти були кращі за мене.
Bu orada uyandığım ilk sabah Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.Жестокое осознание постигло меня первым же утром: индийские студенты были лучше меня.
Burada farkına varmanızı istediğim çok önemli bir nokta var.Então, isso é uma coisa muito importante para perceber.
Burada farkına varmanızı istediğim çok önemli bir nokta var.Es ist sehr wichtig dies zu verstehen
Burada farkına varmanızı istediğim çok önemli bir nokta var.Så detta är en mycket viktig sak att inse.
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -Ahora, tal vez recuerdas--bien, hay una cosa poca y sutil, que te daría la respuesta incorrecta.
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -Nun, Sie können oder können nicht erinnern--nun, es ist ein leichte, feine Sache, die geben würde
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -עכשיו אולי אתם זוכרים ואולי לא - יש פה דבר קטן, שיתן לנו
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -微妙なことで、 間違った答えを得ます。
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..Ale korupcja jest przestępstwem.
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..Chcem tým povedať, že ide o zločin.
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..Điều mà tôi muốn đề cập đó là tham nhũng là một tội.
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..Hočem povedati, da je zločin.
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..Il punto è che si tratta di crimine.
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..Já chci zdůraznit, že to zločin je.
Burada varmaya çalıştığım nokta bunun da bir suç olduğudur..제가 말하고자 하고싶은 것은 이건 범죄라는 것이에요.